
Envâr-ül Hamit Camii’nin Kurtuluş Savaşı yıllarında uğradığı saldırılar ve ayakta kalarak “Gazi Cami” unvanını almasının tarihi hikâyesi.
Osmaniye’nin simge yapılarından biri olan ve halk arasında Büyük Cami, Ulu Cami, Koca Cami olarak bilinen Envâr-ül Hamit Camii, Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadığı saldırılar nedeniyle “Gazi Cami” olarak da anılıyor.
Tarihçi-yazar İsmet İpek, Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla kaleme aldığı yazısında, caminin Milli Mücadele döneminde hedef alındığını ve buna rağmen ayakta kaldığını vurguladı.
Halkın Emeğiyle İnşa Edilen Tarihi Yapı
İsmet İpek’in aktardığı bilgilere göre Envâr-ül Hamit Camii, 1320/1903 yılında halkın yardımlarıyla inşa edildi.
Merhum Kayserili Ali Ağa’nın eşi Havva Hanım tarafından bağışlanan arsa üzerine yapılan caminin giderleri ise yine halkın katkısıyla inşa edilen dükkânlardan sağlandı.
1323/1906 yılında, Hacı Hüseyin Efendi öncülüğünde vakıf kurularak caminin sürekliliği güvence altına alındı.
Fransız İşgalinde Minare Top Ateşiyle Yıkıldı
28 Mayıs 1919 tarihinde Osmaniye’de düzenlenen protesto mitingini dağıtmak isteyen Fransız askerleri, nordanfield adı verilen silahlarla camiyi hedef aldı.
Top ateşi sonucu caminin minaresi yıkıldı. O günleri Kuvâ-yı Milliyecilerden Hocazade Muhammet, minarenin büyük bir gürültüyle cadde üzerine devrildiğini ve camide bulunan mücahitlerin büyük bir tehlike atlattığını anlatıyor.
Yakılmak İstendi, Halk Engel Oldu
Ateşkesin hemen ardından, 30 Mayıs 1920’de, bu kez Ermeniler tarafından cami ve bitişiğindeki Fetvahane yakılmak istendi.
Tanıklara göre, Fetvahane’den yükselen alevler kısa sürede camiye sıçrama tehlikesi oluşturdu.
Hacela Ahmet, Muhammet Hoca, Bıyıklı Hacı ve bazı milli mücadele gönüllüleri, büyük bir özveriyle yangının camiye ulaşmasını engelledi.
Ancak Fetvahane tamamen yanmaktan kurtarılamadı.
.jpg)
“Gazi Cami” Unvanını Hak Etti
İsmet İpek, yazısında şu değerlendirmeye yer verdi:
“Milli Mücadele yıllarında yıkılmak ve yakılmak istenen Envâr-ül Hamit Camii, gösterdiği direniş ve ayakta kalışıyla ‘Gazi Cami’ unvanını fazlasıyla hak etmiştir.”
Osmaniye’nin Gazi Mabedi
Bugün 6 Şubat depremleri sonrası hasar gören ve restorasyon süreciyle yeniden ayağa kaldırılması beklenen tarihi cami, sadece bir ibadethane değil; aynı zamanda Osmaniye’nin direniş ruhunu ve hafızasını taşıyan gazi bir yapı olarak öne çıkıyor.
Envâr-ül Hamit Camii, geçmişte olduğu gibi bugün de Osmaniyeliler için hem inancın hem de bağımsızlık mücadelesinin sessiz tanığı olmayı sürdürüyor.







































Yorum Yazın