DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BIST10.641
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail: [email protected]

Şov Siyaseti Hizmetin Önüne Geçmemeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli bir uyarıda bulundu.

"Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz."

Devam etti.

"Gündem olmak, görünür olmak, tartışılmak; insan onurunun bile önüne geçiyor."

Ve en önemli cümleyi kurdu.

"Bu kapana siyasetçiler de düşüyor."

Bence...

Bu söz uzun uzun okunmalı.

Bir kez değil.

Defalarca.

Bugün bazı makam sahipleri...

Hizmet üretmekten çok...

Hizmeti pazarlamanın peşinde.

Sabah paylaşım.

Öğlen paylaşım.

Akşam paylaşım.

Drone.

Kamera.

Kurgu.

Montaj.

Müzik.

Ama vatandaşın beklediği hizmet...

Bazen aynı hızla gelmiyor.

Sosyal medya...

Hizmetin vitrini olabilir.

Ama hizmetin kendisi değildir.

Vitrin güzel diye...

Mağaza dolu olmaz.

Bugün belediyelerde...

Kurumlarda...

Siyasette...

Bazen fotoğraf çekimi...

Toplantının önüne geçiyor.

Kamera açısı...

Sorunun çözümünden daha fazla konuşuluyor.

İşte tehlike burada başlıyor.

Vatandaş asfalt ister.

Video değil.

Temiz su ister.

Filtreli fotoğraf değil.

İş ister.

Slogan değil.

Adalet ister.

Algı değil.

İyi yöneticinin reklamını...

Vatandaş yapar.

İyi belediye başkanının reklamını...

Mahallesi yapar.

İyi bürokratın reklamını...

Yaptığı hizmet yapar.

Gerçekten başarılı olanların...

Kendilerini anlatmaya çok fazla ihtiyacı olmaz.

Onları...

Vatandaş anlatır.

Gazeteci yazar.

Esnaf konuşur.

Sokak söyler.

Bir de diğer tarafı var.

Basın.

Son yıllarda bazı kurumlar...

Gazetecileri davet etmek yerine...

Kendi kamerasıyla çekim yapmayı tercih ediyor.

Soruları azaltıyor.

Eleştirileri duymak istemiyor.

Hazırlanmış görüntülerle gündem oluşturmaya çalışıyor.

Oysa gazetecinin görevi...

Hazır görüntü yayınlamak değildir.

Gazetecinin görevi...

Soruyu sormaktır.

Araştırmaktır.

Takip etmektir.

Basın toplantısı yapılmıyor.

Sorular alınmıyor.

Eleştiriye kapılar kapanıyor.

Sonra da...

"Basın gelmiyor."

Deniliyor.

Önce şu soru sorulmalı.

Bütün basın davet edildi mi?

Yoksa sadece belli isimler mi çağrıldı?

Kamu görevi yapan herkes...

Basına eşit mesafede olmalıdır.

Çünkü kamu...

Herkesindir.

Hiçbir kurum...

Basını iyi-kötü diye ayıramaz.

Yakın-uzak diye sınıflandıramaz.

Gazetecilik...

İş almak için yapılmaz.

Gazetecilik...

Haber yapmak için yapılır.

Kalem...

İhale için değil...

Hakikat için oynatılır.

Eleştiri...

Düşmanlık değildir.

Tam tersine...

Yanlışın düzeltilmesi için fırsattır.

Eleştiriden korkanlar...

Alkışa bağımlı hâle gelir.

Alkış ise...

Gerçeği göstermez.

Kibir...

En ağır yüklerden biridir.

Makam geçicidir.

Koltuk geçicidir.

Yetki geçicidir.

Vatandaşın hafızası ise...

Sanıldığından çok daha güçlüdür.

İnsanlar...

Kendilerine nasıl davranıldığını unutmaz.

Vatandaşa tepeden bakarak...

İletişim kurulmaz.

Gazeteciyi yok sayarak...

Şeffaf olunmaz.

Sadece sosyal medya hesabıyla...

Güven oluşturulmaz.

Güven...

Davranışla oluşur.

Cumhurbaşkanı'nın yaptığı uyarı...

Sadece bir siyasi değerlendirme değildir.

Aynı zamanda...

Kamuda görev yapan herkes için önemli bir hatırlatmadır.

"Partiye zarar veren yanlışlardan uzak durun."

Bu cümle...

Üzerinde düşünülmesi gereken bir cümledir.

Şovun ömrü...

Birkaç saat.

Bir paylaşım.

Birkaç bin beğeni.

Belki birkaç yorum.

Hepsi bu.

Ama yapılan hizmet...

Yıllarca konuşulur.

Bir okul.

Bir yol.

Bir park.

Bir yatırım.

Bir istihdam.

İşte onlar kalır.

Siyaset...

Fotoğraf yarışı değildir.

Kamu yönetimi...

Beğeni yarışı değildir.

Devlet ciddiyeti...

Algıyla değil...

İcraatla ölçülür.

Gazeteciler de görevini yapmalıdır.

Doğruya doğru.

Yanlışa yanlış.

Kim olursa olsun.

Hiç kimse...

Eleştiriden muaf değildir.

Hiç kimse...

Sadece alkış bekleyemez.

*****

Kamera karşısında geçirilen saatler...

Vatandaşın sorunlarını çözmez.

Montaj masasında hazırlanan videolar...

Çukurları kapatmaz.

Filtreli fotoğraflar...

Ekonomiyi düzeltmez.

Gösteriş...

Bir gün unutulur.

İcraat...

Yıllarca konuşulur.

Ve sonunda...

Kararı sosyal medya vermez.

Millet verir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar