DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BIST10.641
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail: [email protected]

Sahte Gözyaşlarıyla Vicdan Kurtarmak

Deprem oldu.

Duygusal paylaşımlar yaptınız.

Profil fotoğrafları siyaha döndü.
Altına kalpler, dualar, ağlayan emojiler.

Sonra?

Hayat devam etti.

Vicdan askıya alındı.

Ramazan geldi.

Bir ay Müslüman oldunuz.

Paylaşımlar ayetli.
Sözler manalı.
Cümleler süslü.

Oruç story’si.
İftar pozu.
“Şükürler olsun” etiketi.

Ramazan bitti.

Müslümanlık da bitti.

Bayram oldu.

İyi insan rolü başladı.

“Birlik beraberlik” yazıları.
“Gönül alma” mesajları.
“Hoşgörü” lafları.

Bayram bitti.

Maskeler çıkarıldı.

Askerlerimiz öldü.

Şehit haberleri düştü.

Bir anda herkes vatansever.

Sahte timsah gözyaşları döküldü.

Bir gün.
İki gün.

Sonra yine eğlence.
Yine çıkar.
Yine menfaat.

Sahi…

Siz kimsiniz?

Gerçekten kimsiniz?

Neden iyilerin ve doğruların yanında değil de
hep güçlülerin yanındasınız?

Neden zalimin karşısında değil de
makam sahibinin arkasındasınız?

Neden haksızlık görünce susup,
güçlü konuşunca alkışlıyorsunuz?

Ne zaman kötülük karşısında dik durdunuz?

Ne zaman doğruları söyleyenlerin yanında oldunuz?

Ne zaman bedel ödemeyi göze aldınız?

Bir insanın namussuz olduğunu bile bile
neden yanında boy gösterirsiniz?

Neden fotoğraf verirsiniz?

Neden “iyi adam” diye pazarlarsınız?

Asıl kötü kim biliyor musunuz?

Namussuzların yanında duranlar.

Hırsızların arkasında saf tutanlar.

Ağzı iki kelime laf yapıyor diye
şeref yoksunlarını bir halt sananlar.

Kötülük böyle yayılıyor işte.

Sessizlikle.

Görmezden gelerek.

Normalleştirerek.

Bugün kötüler çoğalıyorsa,
iyi görünen kötüler sayesinde çoğalıyor.

Herkes iyi.

Herkes dürüst.

Herkes vicdanlı.

Sosyal medyada.

Ama gerçek hayatta?

Gerçek hayatta güçlü kimse onun yanında.

Gerçek hayatta para kimdeyse ona selam.

Gerçek hayatta makam kimdeyse ona alkış.

Doğru söyleyen yalnız.

Haksızlığa karşı çıkan yalnız.

Boyun eğmeyen yalnız.

Ben ne yaptım biliyor musunuz?

Çevremde üç beş kişi hariç
herkesi yanımdan uzaklaştırdım.

Evet, yalnız kaldım.

Ama kirlenmedim.

Çünkü kalabalık olmak marifet değil.

Doğru olmak marifet.

İnsanlık kötüye gidiyorsa
bunun sebebi kötüler değil sadece.

Kötülerin yanında duranlar.

Susup izleyenler.

“Bana dokunmayan yılan” diyenler.

İyi olan insanlara lafımız yok.

Kötüleri dışlayanlara sözümüz yok.

Bedel ödeyenlere saygımız var.

Ama iki yüzlüyseniz…

Hem namaz paylaşıp
hem hırsızla tokalaşıyorsanız…

Hem ahlak dersi verip
hem namussuzla fotoğraf çekiyorsanız…

O zaman sorarım:

Siz kimsiniz?

Bu ülke sahte iyilerden yoruldu.

Bu şehir susanlardan yoruldu.

Bu toplum rol yapanlardan yoruldu.

Bir gün gerçek bir deprem olacak.

O gün story kurtarmayacak.

Bir gün gerçek bir hesap sorulacak.

O gün paylaşım silmek yetmeyecek.

Vicdan, filtreyle olmaz.

Ahlak, takvimle olmaz.

İnsanlık, konjonktürle olmaz.

Ya iyinin yanında durursun.

Ya kötünün.

Ortası yok.

Son söz:

Kötülük, kötüler yüzünden değil…

Kötülere alkış tutanlar yüzünden kazanıyor.

Ve tarih…

İkiyüzlüleri hiç affetmiyor.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar