Mehmetçik Vakfı
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BIST10.641
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail: [email protected]

Gazetecilik Mi, Sosyal Medya Şovmenliği Mi?

Bu memlekette artık önüne gelen gazeteci oldu.

Elinde telefon olan…

Sosyal medya hesabı açan…

İki paylaşım yapan…

Kendini gazeteci ilan ediyor.

Sonra çıkıp şehir yönetmeye kalkıyor.

Gazetecilik bu kadar ucuz olmamalı.

Çünkü gazetecilik; halkla kurumlar arasında köprü olmaktır.

Yanlış varsa yazmaktır.

Doğru varsa desteklemektir.

Ama bugün bakıyorsun…

Bazı çevreler gazeteciliği bilgi vermek için değil…

İnsanları yönlendirmek için kullanıyor.

Özellikle son günlerde Osmaniye’de yaşananlara bakınca bunu daha net görüyorsun.

Bir belediye başkanı düşünün…

Göreve gelir gelmez herkesin yıllardır konuştuğu sorunlarla uğraşmaya başlıyor.

Eksikler var mı?

Elbette vardır.

Yanlış kararlar oluyor mu?

Oluyordur.

Zaten eleştiri bunun için yapılır.

Ben de zaman zaman Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet’i eleştiriyorum.

Çünkü mesele kişiler değil…

Osmaniye’nin daha iyi yönetilmesi.

Daha güzel hizmet alması.

Ama bugün yapılanların bir kısmı eleştiri değil.

Adeta organize bir yıpratma operasyonu gibi.

Bazı kişiler sürekli insanları dolduruyor.

Sosyal medya üzerinden algı çalışmaları yapılıyor.

Belediye önünde sözde eylemler organize edilmeye çalışılıyor.

Ama dikkat edin…

Bu işlerin çoğunun altında aynı hesaplar çıkıyor.

Çünkü mesele hizmet değil.

Mesele…

Kişisel çıkar.

İş alamayınca kızanlar…

İstedikleri olmayınca saldıranlar…

Yakınını işe yerleştiremeyince düşman kesilenler…

Şimdi çıkmış “memleket sevdalısı” rolü oynuyor.

Oysa gerçek niyetlerini bu şehir çok iyi biliyor.

Bugün İbrahim Çenet’in yaşadığı en büyük sorunlardan biri de bu.

Yapılan her işi baltalamaya çalışan bir anlayış.

Daha proje tamamlanmadan karalama yapan bir çevre.

Daha hizmet ortaya çıkmadan başarısız ilan eden insanlar.

Çünkü bazıları için önemli olan Osmaniye değil.

Kendi menfaat düzenleri.

Eskiden belediyelerin etrafında dönen rahat düzen bozulunca rahatsız oldular.

Herkes istediğini yaptıramayınca saldırmaya başladı.

İşte bugün yaşanan gerginliğin temel sebeplerinden biri de bu.

Bakın…

Bir belediye başkanını eleştirmek normaldir.

Ama daha hiçbir somut gelişme olmadan sürekli itibarsızlaştırmaya çalışmak başka bir şeydir.

Şehirde taş üstüne taş koyan herkese destek verilmesi gerekir.

Yanlış varsa da medeni şekilde eleştirilmesi gerekir.

Ama bazı çevreler bunu istemiyor.

Çünkü kaos olursa kendilerine alan açılacağını düşünüyorlar.

Sosyal medya üzerinden gündem oluşturup insanları yönlendirmeye çalışıyorlar.

Üstelik ortada gerçek gazetecilik de yok.

Bir haber sitesi yok.

Bir resmi kurum kaydı yok.

Vergi levhası yok.

Ama herkes “gazeteci” olmuş.

İki paylaşım yapan…

Bir canlı yayın açan…

Kendini basın mensubu sanıyor.

Sonra da şehirde siyasi operasyonlara zemin hazırlıyorlar.

İşte tehlikeli olan da bu.

Çünkü gazetecilik başka şeydir…

Algı operasyonu başka şey.

Gerçek gazeteci belgeyle konuşur.

Araştırır.

Soru sorar.

Tarafsız olmaya çalışır.

Ama bugün bazı sosyal medya hesapları tamamen tarafgirlik üzerinden hareket ediyor.

Kiminin amacı reklam.

Kiminin amacı rant.

Kiminin amacı siyasi hesaplaşma.

Osmaniye’nin huzurunu düşünen çok az insan kaldı.

İbrahim Çenet konusunda da yaşanan tam olarak bu.

Belediye başkanını eleştirenlerin bir kısmı gerçekten hizmet eksiklerini konuşuyor olabilir.

Buna kimsenin itirazı yok.

Ama bazı çevrelerin amacı hizmet değil.

Amaç tamamen yıpratmak.

Çünkü güçlü bir belediye yönetimi bazı hesapları bozuyor.

Şehirde artık herkes istediği gibi hareket edemeyince rahatsız olanlar çoğaldı.

Bunu görmek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok.

Sokaktaki vatandaş bile artık neyin eleştiri neyin organize saldırı olduğunu anlayabiliyor.

Bu şehir yıllardır kavga görmekten yoruldu.

İnsanlar artık hizmet görmek istiyor.

Yol istiyor.

Temizlik istiyor.

Düzen istiyor.

Projeler görmek istiyor.

Sürekli sosyal medya kavgası görmek istemiyor.

Gazetecilik de burada önemli hale geliyor.

Gerçek gazetecilik toplumu sakinleştirir.

Bilgilendirir.

Yön gösterir.

Ama bugün bazıları tam tersini yapıyor.

Kaosu büyütüyor.

İnsanları birbirine düşürüyor.

Sonra da buna “gazetecilik” diyor.

Hayır kardeşim.

Bu gazetecilik değil.

Bu başka bir şey.

Ve bu mesleğe en büyük zararı da işte bunlar veriyor.

Çünkü halk artık gerçek gazeteciyle sosyal medya şovmenini ayırmakta zorlanıyor.

En büyük tehlike de burada başlıyor.

Bir de bunun üzerine bazı çevreler sosyal medya gücüyle kendilerini “kanaat önderi” gibi göstermeye çalışıyor.

Asıl tehlike burada.

Çünkü denetimsiz güç…

Toplumu zehirler.

Bu yüzden yıllar önce sosyal medya hesaplarına kimlik doğrulaması gelmesi gerektiğini savunuyordum.

Bugün hâlâ aynı noktadayım.

Devletin artık sosyal medya konusunda daha net adımlar atması gerekiyor.

Özellikle habercilik alanında.

Çünkü sosyal medya şovmenliğiyle gazetecilik birbirine karıştı.

Bu ayrım yapılmazsa mesleğin itibarı tamamen zarar görecek.

Bir başka önemli konu da meslek örgütleri.

Gazeteciler cemiyetleri artık üyelik konularını daha hassas değerlendirmeli.

Herkesi gazeteci diye üye yapmak doğru değil.

Çünkü bu mesleğin bir onuru var.

Bir ağırlığı var.

Bir geçmişi var.

Ortada aktif gazetecilik yoksa…

Haber sitesi yoksa…

Mesleki üretim yoksa…

Sırf tanıdık diye üyelik verilmemeli.

Aksi halde gerçek emek verenlerle…

Sosyal medya üzerinden gündem kovalayanlar aynı kefeye konuluyor.

Bu da mesleğe zarar veriyor.

Bugün Osmaniye’de birçok gerçek gazeteci büyük mücadele veriyor.

Ekonomik zorluklarla uğraşıyor.

Baskıyla uğraşıyor.

Tehditlerle uğraşıyor.

Ama buna rağmen işini yapmaya devam ediyor.

Çünkü gazetecilik halk adına soru sormaktır.

Birilerinin hoşuna gitmese de gerçekleri konuşabilmektir.

Fakat sosyal medya düzeninde işler değişti.

Artık bağıran haklı sanılıyor.

Manipülasyon yapan etkili oluyor.

Bilgi değil…

Algı kazanıyor.

İşte tam da bu yüzden gerçek gazeteciliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.

Çünkü bu şehrin şovmenlere değil…

Dürüst habercilere ihtiyacı var.

Kışkırtanlara değil…

Birleştirenlere ihtiyacı var.

Menfaat peşinde koşanlara değil…

Memleket derdi taşıyanlara ihtiyacı var.

Gazetecilik makam değil…

Sorumluluktur.

Ve bu sorumluluğu taşıyamayan herkes…

Bu mesleğe zarar verir.

En büyük zarar da…

Mesleğin itibarına olur.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar