Kibir…
En tehlikeli hastalık.
Ama tek değil.
Egolu siyasetçi…
Her şeyi bildiğini zanneder.
Dinlemez.
Anlamaz.
Öğrenmez.
Sadece konuşur.
Bir de…
Nefsine yenilenler var.
Gücü eline geçirince…
Sınırlarını kaybedenler.
Uçkuruna düşkün siyasetçiler…
Makamı hizmet için değil…
Hevesleri için kullananlar.
İşte asıl çöküş burada başlar.
Devlet ciddiyeti…
Ahlakla ayakta durur.
Ahlak giderse…
Geriye sadece koltuk kalır.
O koltukta oturan…
Artık devlet adamı değil…
Nefsinin esiri olur.
Halk bunu görmez mi sanıyorsunuz?
Görür.
Hem de çok net görür.
Sessiz kalır sadece.
Ama unutmaz.
Seçimden önce “kardeşim” derler.
Seçimden sonra…
Göz teması bile kurmazlar.
Çünkü artık…
Onlar halktan değil.
Koltuktan güç alıyorlar.
Bu millet…
Size makam vermedi.
Size emanet verdi.
Ama siz…
Emaneti keyfe çevirdiniz.
Adam kayırma…
“Bizim adam” anlayışı…
İhale oyunları…
Bir de üstüne…
Ahlaki çöküş eklenince…
Ortaya ne çıkıyor biliyor musunuz?
Güvensizlik.
Bir toplum…
Yönetenine güvenmezse…
Orada düzen olmaz.
Birileri zenginleşirken…
Birileri eziliyorsa…
Orada adalet yoktur.
Birileri makamı keyif için kullanıyorsa…
Orada ahlak yoktur.
Adalet yoksa…
Devlet çöker.
Ahlak yoksa…
Toplum çürür.
Sürekli Müslümanlıktan bahsedenler…
Peki ya nefis terbiyesi?
Kur'an-ı Kerim açık söylüyor.
Maide Suresi 8. Ayet ne diyor?
“Adaletli olun…”
Sadece adalet mi?
Hayır.
İslam…
Ahlak demektir.
Ama siz…
İşinize gelen kısmını alıyorsunuz.
Kendi adamına başka…
Halka başka…
Kendi nefsine özgürlük…
Topluma nasihat…
Bu mudur inanç?
Bu mudur samimiyet?
İnsanları kandırabilirsiniz.
Ama…
Allah’ı?
Yaptığınız her adaletsizlik…
Her ahlaksızlık…
Yüzünüzden bir parça alıyor.
Bir zaman sonra…
Aynaya baktığınızda bile…
Kendinizi tanıyamazsınız.
Ama fark etmiyorsunuz.
Çünkü…
Gözleriniz açık.
Vicdanınız kapalı.
Bu millet…
Her şeyi not ediyor.
Kim dua aldı…
Kim beddua…
Sadece yaptıklarınız değil…
Yaşadığınız hayat da konuşuluyor.
Çünkü örnek olmanız gerekirken…
İbret oluyorsunuz.
Bazıları…
Arkasında hayırla anılıyor.
Bazıları…
İsmi bile anılmıyor.
Neden?
Çünkü adalet…
Ve ahlak…
Herkese lazım.
Bu ülkede herkes…
Eve ekmek götürme derdinde.
Kimse sizden lüks istemiyor.
Ama siz…
Lüksün peşine düşüyorsunuz.
Kimse sizden fazlasını istemiyor.
Ama siz…
Sınır tanımıyorsunuz.
Bir iş verilecekse…
Hakka göre verilsin diyor bu millet.
Bir makam varsa…
Onurla taşınsın diyor.
Ama siz…
En basit şeyi unutuyorsunuz:
Emanet.
Geçmişe bakın.
Nice siyasetçi geldi geçti.
Kim hatırlanıyor?
Adil olanlar.
Ahlaklı olanlar.
Kim unutuldu?
Kibirli olanlar.
Nefsine yenilenler.
Ders almadınız mı?
Bugün yaptığınız her şey…
Yarın karşınıza çıkacak.
Bu dünya küçük.
Ama hesap büyük.
Unutmayın…
Koltuk geçici.
Nefis geçici.
Ama…
Adalet kalıcı.
Ahlak kalıcı.
Ve bu millet…
Bir gün mutlaka…
Hesabı sandıkta sorar.









Yorum Yazın