
Osmaniye’nin bir dönem en prestijli noktası olan İstasyon Caddesi, sanat tarihçisi İsmet İpek’in kaleminden geçmişi ve kaybolan hafızasıyla anlatıldı.
Adana eski Müze Müdürü, sanat tarihçisi İsmet İpek, Osmaniye’nin bir dönem sosyal ve kültürel hayatının kalbi olan İstasyon Caddesi’ni anlatan çarpıcı bir yazı kaleme aldı.
İpek, yazısında kentin demiryoluyla başlayan değişimini, bellekte yer eden mekânlarını ve kaybolan değerlerini tarihsel bir perspektifle ele aldı.
Demiryolu Osmaniye’nin Kaderini Değiştirdi
İpek’in aktardığına göre, Osmaniye 20. yüzyılın başlarında ulaşım açısından oldukça yoksun bir yerleşimdi.
1912’de Bağdat Demiryolu’nun Osmaniye’den geçmesi ve istasyonun açılmasıyla birlikte kent için yeni bir dönem başladı.
Demiryolu, yalnızca ulaşımı değil, sağlık ve şehirleşmeyi de doğrudan etkiledi.
Sazlık ve bataklık alanların kurutulması, okaliptüs ağaçlarının dikilmesi ve sıtmayla mücadele, bu sürecin önemli kazanımları oldu.

İstasyon Caddesi Yeni Kentleşmenin Sembolüydü
Zamanla İstasyon Caddesi, Osmaniye’nin en prestijli yerlerinden biri haline geldi.
Bahçeli evler, modern mimari örnekleri, gölgeli ağaçlar ve düzenli yapılaşma, caddenin kentteki ayrıcalıklı konumunu pekiştirdi.
Kaymakamların, belediye reislerinin ve kentin önde gelen ailelerinin bu bölgede yaşaması, caddenin sosyal statüsünü daha da yükseltti.

Gençliğin, Hatıraların ve Hasretin Mekânı
İstasyon Caddesi, yalnızca bir ulaşım aksı değil; gençlerin buluşma noktası, bayramların ve Hıdırellezlerin adresiydi.
Faytonlar, tren düdükleri, yolcu uğurlamaları ve kavuşmalar, Osmaniyelilerin hafızasında derin izler bıraktı.
İpek, istasyonda çalınan düdük ve kampana seslerinin, hasretin ve gurbetin sembolü olduğunu vurguluyor.
Modernleşmeyle Gelen Kayıplar
1960’lı yıllardan sonra otomobillerin artması, yeni yolların açılması ve şehir merkezinin yön değiştirmesiyle İstasyon Caddesi eski önemini yitirmeye başladı.
Ağaçlar kesildi, bahçeli evlerin yerini apartmanlar aldı, Hükümet Konağı yıkıldı.
Yüksek Hızlı Tren çalışmalarıyla birlikte istasyon çevresindeki son okaliptüslerin de kesilmesi, İpek’e göre geçmişle bağın daha da zayıfladığını gösterdi.
Bir Çağrıyla Bitiyor: Geçmiş Yaşatılmalı
İsmet İpek, yazısını güçlü bir çağrıyla tamamlıyor.
Terk edilen ve depremde hasar gören Osmaniye İstasyonu’nun restore edilmesini ve buranın bir kent müzesine dönüştürülmesini öneriyor.
İpek’e göre, Osmaniye tarihi ancak böyle korunabilir ve İstasyon Caddesi’nin hikâyesi hak ettiği şekilde geleceğe taşınabilir.




































Yorum Yazın