DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BIST10.641
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail: [email protected]

Sessiz Kalanlar Masum Değildir

Lafa gelince mangalda kül bırakmıyoruz.
Dürüstlükten söz ediyoruz.
Ahlaktan dem vuruyoruz.
Adaleti dilimize pelesenk etmişiz.

Ama iş icraata gelince…
Bir adım geri.
Bir bakış yere.
Bir suskunluk çöker ortalığa.

Dürüst insan yalnız bırakılıyor.
Hakkını savunan “fazla konuşuyor” oluyor.
Hırsızlık yapan “akıllı” sayılıyor.
Arsızlık, meziyet gibi pazarlanıyor.

Sonra da oturup konuşuyoruz.
“Hayat çok acımasız” diyoruz.
“Bu devirde dürüst olunmaz” diyoruz.
Kendi korkaklığımıza kılıf uyduruyoruz.

Oysa hayat acımasız falan değil.
İnsanlar acımasız.
Toplum suskun.
Vicdan izinli.

Eskiden öyle miydi?
Bir mahallede hırsız mı çıktı?
Kimse yüzüne bakmazdı.
Selam bile verilmezdi.

Şimdi ne oluyor?
Hırsızlık yapanın omzu sıvazlanıyor.
Devletin parasına göz diken “iş bitirici” oluyor.
Kul hakkı yiyen “başarılı iş insanı” diye sunuluyor.

Ahlak yerle bir.
Vicdan emekli.
Utanma duygusu iflas etmiş.

Her şey para oldu.
Para konuşuyor.
Para susturuyor.
Para aklıyor.

Ama kimse şunu sormuyor:
Bu hale nasıl geldik?

Cevabı basit.
Sessiz kalarak geldik.
Görmezden gelerek geldik.
“Beni ilgilendirmez” diyerek geldik.

Kötülük cesaretle büyümez.
Kötülük sessizlikle büyür.
Kötülük alkışla güçlenir.
Kötülük susanlardan cesaret alır.

İyi insanlar ne yaptı?
Geri çekildi.
Kabuğuna girdi.
“Ben bulaşmayayım” dedi.

Sonra da kötüler çoğaldı.
Çünkü meydan boş kaldı.
Çünkü dürüstler yalnız kaldı.
Çünkü iyilik savunulmadı.

Bakın…
İyilik kendiliğinden kazanmaz.
Dürüstlük savunulmazsa kaybeder.
Adalet talep edilmezse yok olur.

“Ne ekersen onu biçersin” denir ya…
Toplum olarak kötülük ektik.
Sessizlik ektik.
Korku ektik.

Şimdi biçtiğimiz şey bu.
Güvensizlik.
Ahlaksızlık.
Çürüme.

Sonra da şikâyet ediyoruz.
“Nereden çıktı bu insanlar?” diyoruz.
Biz çıkardık.
Biz büyüttük.

Bir yanlış gördük, sustuk.
Bir haksızlık gördük, döndük baktık.
Bir kul hakkı yendi, “bize dokunmadı” dedik.

Oysa dinen ne diyor?
Zulme rıza, zulümdür.
Haksızlığa sessiz kalmak günahtır.
Kötülüğe göz yummak sorumluluktur.

Ama işimize gelmiyor.
Çünkü susmak kolay.
Çünkü konuşmak bedel ister.
Çünkü dürüst olmak cesaret ister.

Bugün dürüst insan bedel ödüyor.
Ama şunu unutmayalım:
Suskunluk da bedel ödetir.
Hem de topluma.

Hırsıza “adam” muamelesi yaparsan…
Arsıza alan açarsan…
Namussuza susarsan…
Yarın çocuğuna anlatacak bir değer bulamazsın.

Bu bir ahlak meselesi değil sadece.
Bu bir gelecek meselesi.
Bu bir toplum meselesi.
Bu bir vicdan meselesi.

Benim hırsıza adam diyecek gözüm yok.
Arsıza saygı gösterecek dilim yok.
Devletin parasına el uzatana hoşgörüm yok.

Çünkü normalleştirirsen çoğalır.
Hoşgörü gösterirsen cesaretlenir.
Sessiz kalırsan güçlenir.

Bu yüzden mesele çok net.
Taraf olmak zorundayız.
İyiden yana.
Dürüstten yana.

Ortası yok.
Gri alan yok.
Ya susarsın…
Ya karşı durursun.

Unutmayalım…
Toplumlar kötüler yüzünden çökmez.
Sessizler yüzünden çöker.

Ve bugün en büyük günah…
Sessiz kalmaktır.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar