Türkiye’de herkes konuşuyor.
Herkes anlatıyor.
Herkes biliyor.
Ama kimse dinlemiyor.
Daha cümle bitmeden araya giren bir millet olduk.
Karşındakinin ağzı açıkken sen çoktan cevabı yapıştırmışsın.
Sanki sohbet değil, yarışma programı.
Dinlemek sabır ister.
Sabır kalmadı.
Herkes Haklı, Kimse Suçlu Değil
Osmaniye’de de böyle.
Kahvede böyle.
Sokakta böyle.
WhatsApp grubunda daha da beter.
Herkes dertli.
Ama herkes kendi derdine mikrofon istiyor.
Başkası anlatınca ses kısılıyor.
“Bir dakika, ben anlatayım.”
“Dur dur, bak ben daha kötü durumdayım.”
“Onu geç, asıl olay bende.”
E sen ne zaman dinleyeceksin?
Telefon Elinde, Gözün Başka Yerde
Konuşuyorsun ama göz karşında değil.
Elinde telefon.
Göz ekranda.
Kafanın yarısı Instagram’da.
Sözde sohbet.
Aslında otomatik cevap.
Hı hı…
Hee…
Aynen…
Ama ruhun yok orada.
Adam derdini anlatıyor, sen bildirim bekliyorsun.
Herkes Öğretmen, Kimse Öğrenci Değil
Bu memlekette herkes her şeyi biliyor.
Ekonomist.
Psikolog.
Siyaset uzmanı.
Futbol teknik direktörü.
Ama kimse “dur, bir dinleyeyim” demiyor.
Dinlemek zayıflık sanılıyor.
Susmak eziklik gibi görülüyor.
Oysa dinlemek, adamlıktır.
Dinlemek, saygıdır.
Makineli Tüfek Gibi Konuşanlar
Birileri var…
Soru sormaz.
Nokta koymaz.
Nefes almaz.
Cümle bitmeden yeni cümle gelir.
Karşı tarafın fikri daha doğmadan boğulur.
Konuşma değil bu.
Bu, monolog.
Sohbet dediğin karşılıklı olur.
Tenis maçı gibidir.
Top sende, sonra bende.
Ama bunlar duvara karşı konuşuyor.
Duvar da sıkılmış.
Osmaniye Dertli Ama…
Evet.
Osmaniye dertli.
Geçim derdi var.
İş derdi var.
Adalet derdi var.
Yarın kaygısı var.
Ama herkesin yükü ağır diye,
Herkesi boğmaya gerek yok.
Dert paylaşılır.
Dert dayatılmaz.
Karşındaki de insan.
Onun da yükü var.
Dinlemeden Konuşanlar Yalnız Kalır
Bak bu net.
Dinlemeyen adam,
Zamanla yalnız kalır.
Çünkü kimse dinlenmediği yerde durmaz.
Kimse kendini değersiz hissettiği masada oturmaz.
Sonra “kimse yok” dersin.
Var aslında…
Sen dinlemedin.
Nezaket Kayboldu
Eskiden bir şey vardı:
Nezaket.
Karşıdakini dinleme nezaketi.
Söz kesmeme nezaketi.
Farklı fikre tahammül.
Şimdi yok.
Herkes hakaretle başlıyor cümleye.
Dinlemeden hüküm veriyor.
Hâkim gibi.
Ama dosyayı okumamış.
Samimiyet Gözle Olur
Samimiyet lafla olmaz.
“Canım” demekle olmaz.
“Abi” demekle hiç olmaz.
Samimiyet gözle olur.
Bakarsın.
Dinlersin.
Anlarsın.
Elinde telefonla olmaz.
Aklın başka yerdeyken olmaz.
İnsan bunu hisseder.
Soğur.
Bir Cümlelik Adamlar Çoğaldı
Derinlik yok.
Sabır yok.
Anlama çabası yok.
Herkes tek cümlelik.
Ama hayat böyle yürümüyor.
İnsan ilişkileri hele hiç yürümüyor.
Bir Dur, Dinle
Bir gün dene.
Sadece dinle.
Cevap hazırlama.
Araya girme.
Haklı çıkmaya çalışma.
Sadece dinle.
Bak nasıl değişiyor ortam.
Bak nasıl yumuşuyor insanlar.
Konuşmak kolay.
Dinlemek zor.
Ama adamlık,
Zor olanı yapabilmektir.
Bu memlekette biraz susmaya,
Biraz dinlemeye,
Biraz da nezakete ihtiyacımız var.
Yoksa çok konuşuruz…
Ama hep yalnız kalırız.










Yorum Yazın