DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BIST10.641
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail: [email protected]

Kısa Yoldan Zengin Olma Hayali!

Şimdiki gençler…
Hani eskiler der ya, “Her devrin bir gençliği vardır” diye…
Doğrudur.
Ama bu devrin gençliği biraz başka.
Biraz aceleci…
Biraz sabırsız…
Biraz çok isteyen ama az emek veren türden.

Bugünün gençleri, çalışmayı bir zorunluluk değil, bir külfet olarak görüyor.
Çalışanların çoğu ise, yıllarca emek verip bir meslek sahibi olmak yerine, kısa yoldan köşeyi dönmenin derdinde.
Ne yazık ki bu da onları istikrarsızlık bataklığına sürüklüyor.

Bir işe giriyorlar…
Üç ay sonra “Sıkıldım” deyip bırakıyorlar.
Altı ay sonra “Beni geliştirmiyor” diyorlar.
Bir yıl sonra hâlâ “Ne olmak istediğimi bulamadım” diye dolaşıyorlar.
Halbuki amaç bulmak için önce çalışmak gerekir.
Kendini keşfetmek için önce emek vermek gerekir.
Meslek sahibi olmak için önce sabır gerekir.

Eskiler boşuna dememiş:
“Aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz.”
Bugünün gençleri ise azdan başlamayı zul sayıyor.
Her şey bir anda olsun, her şey tam olsun, her şey hemen olsun istiyorlar.

Telefon en iyisi olsun.
Araba yeni model olsun.
Tatil uzaklarda olsun.
Hayat da Instagram’da göründüğü gibi mükemmel olsun.

Ama çalışmak?
Ama üretmek?
Ama emek vermek?
Onlar yok.

Çoğunun hayali “çok para kazanmak.”
Ama nasıl kazanacağını bilen yok.
Nasıl emek vereceğini düşünen yok.
Nasıl bir beceri edinmesi gerektiğini konuşan yok.

Sanki hayat, sadece tatil videoları çekmekten ibaret.
Sanki dünya, herkesin para kazanmasına mecburmuş gibi.
Sanki başarı, kendiliğinden kapıyı çalacakmış gibi.

Üretmek nedir bilmeyen…
Sürekli tüketmeyi seven…
Bilgisayar başında saatler geçiren ama bir mesleğe adım atmayan…
“Kolay para kazanma yolları” videolarıyla büyüyen…
Bir nesil yetişiyor.

Daha kendi ayakları üzerinde duramayan…
Maaşı olmadan gelecek planı yapan…
Sonra bir bakıyorsun, daha 20’sinde evlilik hayalleri.
E güzel kardeşim…
Evliliğin de bir sorumluluk olduğunu unutmadan olmaz ki bu iş.
Önce iş…
Önce meslek…
Önce düzen…
Sonra yuva.

Bir planın olacak.
Planı olanın yolu olur.
Planı olmayan rüzgâr nereye savurursa oraya gider.
Bugünün gençleri ise plan yerine hayal kuruyor.
Hayal yerine şikâyet ediyor.
Şikâyet yerine konfor alanını seçiyor.

Oysa gerçek çok basit:
Okumadıysan, diploman yoksa… bir meslek edineceksin.
Ustadan öğreneceksin.
El kirletmekten korkmayacaksın.
Yanılacaksın, düşeceksin, kalkacaksın…
Ama istikrarlı olacaksın.

İstikrar…
Bu kelimeyi sözlükten silmiş gibiler.
Bir işte altı ay kaldı mı “Ben burada tükendim” diye ağlıyorlar.
Tükendiği işin ne olduğunu bile bilmiyorlar.

Para kazanmayı bilen yok.
Para yönetmeyi bilen hiç yok.
Kazandığı 10 liranın 10’unu harcayan bir nesilden…
Tasarruf beklemek hayal.
Yatırım beklemek mucize.

Halbuki hayat, basit bir denge üzerine kurulu.
Kazancın 10 ise, 2’sini bir kenara koyacaksın.
Mümkünse 2 değil, 4’te birini.
Çünkü yarının ne getireceğini kimse bilmiyor.
Hastalık var…
İşsizlik var…
Kriz var…
Hayatın bin türlü sınavı var.

Ama gençler bugün, yarına güveniyor.
Yarın ise kimse için garanti değil.

Bugün sigortası yok…
Birikimi yok…
Mesleği yok…
Tecrübesi yok…
Ama hayalleri çok.

Bir gün kendi işini kurmak istiyor.
Ama o işin nasıl kurulduğunu bilmiyor.
Bir şirket yönetmek istiyor.
Ama disiplin nedir bilmiyor.
Başarılı olmak istiyor.
Ama başarının ilk basamağı olan “çalışmak” kelimesinden kaçıyor.

Düz mantıkla yaşıyorlar.
Kolay olanı seçiyorlar.
Zor olandan korkuyorlar.

Bizim atalarımızın bir lafı vardır:
“Zorla güzellik olmaz.”
Ama güzellik de zoru seçmeden olmaz.

Bugünün gençliği ise zoru seçmek yerine konforu seçiyor.
Konforlu hayatın da bir gün bedeli oluyor.
En büyük bedel ise kayıp yıllardır.

“Motivasyonum yok.”
Yeni neslin en sevdiği cümle.
Motivasyon dediğin şey zaten çalışırken gelir.
Çalışmadan motivasyon beklemek de yeni neslin icadı.

Avrupa’ya baktığında…
Amerika’ya baktığında…
Gelişmiş ülkelere baktığında…
Hepsi üretimin değerini biliyor.
Bizde ise üretmek yerine tüketmek moda.

Kendini geliştiren genç sayısı az.
Bir kitap bitiren gururla paylaşıyor.
Bir kursa giden kendini Einstein sanıyor.
Bir YouTube videosu izleyen, “Tamam, ben oldum” diyor.

Halbuki gelişim, bir ömür boyu süren bir yolculuktur.
Yolculuğun sonunda değil, yolun kendisinde öğrenirsin.
Yolda kalırsan hiçbir yere varamazsın.

Bu yüzden…
Gençlere sesleniyorum:

Plan yapacaksın.
Hayat planla yürür.
Plansız yaşayan, başkalarının planına figüran olur.

Meslek edineceksin.
Diploma yoksa ustalık belgen olacak.
Ustalık yoksa çıraklık yapacaksın.
Ama bir işin olacak.

İstikrarlı olacaksın.
Girdiğin işte hemen sıkılmayacaksın.
Her sıkıldığında kaçarsan, hayattan da kaçarsın.

Kazandığını yöneteceksin.
Harcamayacaksın, biriktireceksin.
Kazandığının dörtte birini yatırıma ayıracaksın.
Herkes harcıyor, sen harcama.
Herkes geziyor, sen çalış.
Herkes şikâyet ediyor, sen üret.

Çünkü herkes gibi olursan…
Hiç kimse olursun.

Ve en önemlisi:
Yaptığın plana sonuna kadar uyacaksın.
Çünkü planına sadık olan, yarınlarına güvenle bakar.
Sadık olmayan ise, rüzgârın savurduğu yaprak gibi savrulur.

Gençlerimiz istikrarı öğrenmezse…
Emek vermeyi kabullenmezse…
Kolay para hayaliyle yaşamaya devam ederse…
Bu ülkenin geleceği sosyal medya masallarına kalır.

Ama çalışır…
Üretir…
Plan yapar…
Sabrederlerse…

Hem kendileri kazanır,
hem bu memleket kazanır.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar