Reklamı Geç
Açılış Reklamı
DOLAR13.4726
EURO15.2894
ALTIN793.59
BIST2011.1
Mustafa Bardak

Mustafa Bardak

Mail: [email protected]

Görmezden gelebilmek

İnsanoğlu görmezden gelebilir mi, ya da gördükleri karşısında tepkisiz kalabilir mi?

Gözlerinde herhangi bir engel olamayan insanlar gördükleri olaylar karşısında; ya öfkelenirler, ya üzülürler, ya da farklı şekilde tepkilerini göstermeye çalışırlar.

İnsan yüreği bu, ne kadar gaddar duygulu olursa olsun bir yere geldiğinde içinden geçenleri dışa vurmadan yapamaz.

Ekonomik ve sosyal hayatın neresinde olursanız olunur, çevrenizde gördüğünüz bir takım olumlu ve olumsuz olaylarla karşılaştığınızda, başını öte tarafa çevirip gidemediğiniz anlar olabilir.

Gördükleriniz karşısında içinizden geçenleri söylemenizi istemeyenlerin hayatına bakınız.

Onlar ki kendi yaşantılarının devam etmesini isterken, sizlerin de aynı şekilde sıkıntılı şekilde yaşamanız karşısında toplumsal sorumluluk hissetmediklerini anlayabilirsiniz.

Bugünlerde ekonomi üzerine tartışmalar yine gündem oluşturmaya başladı. Çalışanlar maaşlarının yetmediğini, emekliler ise geçinemediğini dile getiriyorlar.

Bu insanları dinlemek, oturup konuşarak çözüm yollarını bulmak yerine karşılarına kolluk kuvvetlerini çıkarmak, toplumsal barışı zedeler.

Ortada bir sıkıntı yaşanıyorsa, sorunun çözümü için ortak akılda buluşmak gerekiyor. Bağırıp çağırmakla, kendini haklı, karşındakini haksız görmek suretiyle yöneticilik sağlıklı olamaz.

Her insanın kendisine göre bir sevdası ve yaşama umudu olduğunu unutmamak gerekiyor.

Temmuz ayının kavurucu sıcağında tarlada çalışan ve güneşin altında yanan emekçi bir insan ile deniz kıyısında güneşte kalıp sonrasında suya girerek serinleyen insanların o anki yaşantısındaki farklılıkları görmek gerekir.

Biri tarlada çalışarak güneşte yanarken, diğeri deniz kıyısındaki güneşin altında yanıyor!

Yanmadan yanmaya fark olduğunu yolundan baktığımızda, mutluluk insanlara ne kadar yakın veya ne kadar uzak olduğunu da hesap etmek gerekiyor.

İnsanların gördükleri ve yaşadıkları karşısında onları anlayabilmek ve toplumsal huzur için onları dinleyerek yönetmek en sağlıklı olanıdır.

Ekonomik varlıklarına, giyim kuşamlarına veya sıfatlarına göre insanlar arasında davranış içerisinde bulunanların, sosyal yaşantı içerisinde vatandaşlarla konuşurken inandırıcılıkları tartışılır.

İnsanın dilinden çıkanlara değil, yaşadıklarını teraziye koyup tartanlar ağırlıklarına göre değerlendirme yaptıklarında ortaya farklı olaylar çıkabilir.

Konuşulanlara bakıyoruz, söylenildiği gibi gerçekten ülkemizdeki insanların ekonomik hayatlarında “yoksulluk ve açlık” yaşanmıyor mu!?

Eğer öyle denildiği gibi ise çöplükleri karıştıran çocuklar, genç kadınlar ve yaşlı insanlar bu işi “zevk” için mi yapıyor?

Eğer yoksulluk ve açlık varsa, toplumsal huzur ve barış için bu insanlarla oturulup neden konuşularak sıkıntılarına çözüm bulunmuyor?

Asıl sıkıntı, görenlerin görmemesini sağlamak için susturulma yöntemlerini uygulayanların yüreklerinden geçenleri anlayabilmektir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar