© Copyright © 2021 HaberOsmaniye.

1800 Yıllık Ala Camii Deprem Sonrası Yeniden Ayağa Kalktı

Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki 1800 yıllık Ala Camii, 6 Şubat depremlerinin ardından restore edilerek 2026 yılında yeniden ibadete açıldı.

Roma, Bizans ve Türk-İslam medeniyetlerinin izlerini aynı çatı altında buluşturan ve “Çukurova’nın Ayasofyası” olarak anılan tarihi Ala Camii, asrın felaketinde aldığı yaraları sardı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hasar gören yapı, titiz bir restorasyon sürecinin ardından dualarla yeniden ibadete açıldı.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan ve kentin en önemli simgeleri arasında yer alan tarihi Ala Camii, yaklaşık 1800 yıllık serüvenine yeni bir sayfa daha ekledi.

Depremlerde minaresi ve duvarlarında hasar oluşan yapı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda özgün yapısı korunarak restore edildi ve 2026 yılı itibarıyla düzenlenen törenle yeniden cemaatine kavuştu.

Tapınaktan camiye uzanan 18 asırlık medeniyet yolculuğu

Kadirli ilçe merkezinde ayakta kalan tek anıtsal yapı olma özelliğini taşıyan Ala Camii, tarih boyunca farklı inançlara ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor.

Kaynaklara göre yapının temelleri, M.S. 2. yüzyılın başlarında Romalılar tarafından manastır ve tapınak olarak atıldı.

5.yüzyılın başlarında doğu cephesine eklenen bir kilise ile genişletilen yapı, arkeolog Richard Bayliss ve diğer uzmanların çalışmalarına göre Hristiyanlar için önemli bir hac merkezi olarak kullanıldı.

Yapının alt kısmında bir kripta (mezar odası) bulunurken, Erken Bizans döneminde bazilika planlı olan yapı, Orta Bizans döneminde ise tek nefli bir şapele dönüştürüldü.

Dulkadiroğulları’nın mirası: Alaüddevle Mescidi

Yapının İslam medeniyetiyle buluşması 15. yüzyıla uzanıyor. 1489 yılında Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt Bey’in oğlu Kasım Bey, yapının batı duvarına minare, güney duvarına ise mihrap ekleterek kiliseyi camiye çevirdi.

Babasının adına ithafen “Alaüddevle Mescidi” adını alan yapı, zamanla halk arasında Ala Camii olarak anılmaya başlandı.

Osmanlı döneminde de önemini koruyan cami, 1865 yılındaki ıslahat çalışmaları sırasında Binbaşı Hüseyin Hüsnü Bey tarafından onarılarak hem cami hem de medrese olarak hizmet verdi. Ancak 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrası medresenin kapatılması ve

cemaatin azalmasıyla uzun yıllar atıl kaldı.

Tartışmalı restorasyonlar ve 96 yıl sonra ilk ibadet

Uzun süre harabe halde kalan ve 1961 yılında koruma altına alınan Ala Camii, 2010’lu yıllarda kapsamlı bir restorasyon sürecine girdi.

2014’te başlayan ve 2020’de tamamlanan çalışmalarda yapının çelik konstrüksiyon ve metal malzeme ile kapatılması, “tarihi dokuya uygun olmadığı” gerekçesiyle kamuoyunda tartışmalara yol açtı.

Buna rağmen Ala Camii, 96 yıllık aranın ardından Temmuz 2020’de Cuma namazıyla yeniden ibadete açıldı.

Depremin yaraları sarıldı, mozaikler korundu

İbadete açılışın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra yaşanan 6 Şubat depremleri, tarihi yapıyı yeniden etkiledi.

Hatay Vakıflar Bölge Müdürü Adem Bozkurt, depremlerde caminin minaresi ve duvarlarında hasar meydana geldiğini açıkladı.

Deprem sonrası başlatılan restorasyon çalışmalarında bilim kurulunun görüşleri esas alındı. Yapı, özgün mimarisi korunarak statik açıdan güçlendirildi ve gelecek nesillere aktarılacak şekilde sağlamlaştırıldı.

Restorasyonun en dikkat çeken yönlerinden biri ise Erken Bizans dönemine ait olduğu belirtilen eşsiz taban mozaiklerinin korunması oldu.

“Gelecek nesillere aktarılacak”

Restorasyonun tamamlanmasının ardından 16 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen açılış törenine Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu, Vakıflar yetkilileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Kaymakam Dolu, caminin yeniden ibadete kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Roma, Bizans ve Türk-İslam medeniyetlerinin ortak mirası olan Ala Camii, bugün hem aktif bir ibadethane hem de mimari katmanları ve mozaikleriyle adeta açık hava müzesi niteliği taşıyarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER