![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN, 20.10.2006 tarihinde yazılı ve görsel basın kuruluşlarının üst düzey yöneticilerine birer mektup göndererek; Birinci Dünya Savaşı öncesi ve süresince yaşanan Ermeni sorunuyla ilgili tarihi gerçeklerin vatandaşlarımıza anlatıldığı programların yapılmasını istedi. ÖZCAN’ın, basın yayın kuruluşlarına gönderdiği mektup aşağıdadır.
MEDYAYA ÇAĞRI
Fransa parlamentosunun aldığı son utanç kararına yönelik tepkiler kamuoyumuzda yükselerek devam etmektedir.
Vatandaşlarımız, alınan bu kararın perde arkasında, sadece Ermeni lobisinin faaliyetlerinin ve Fransa’da yaklaşan seçim kaygılarının olmadığını; aynı zamanda, bu kararın başta Fransa Devleti olmak üzere batı merkezli güç oluşumunun ülkemize yönelik planlı ve amaçlı bir stratejisinin var olduğunu düşünmektedir. Milletimiz, bu girişimle yalnızca Devletimizin tarihi sicilinin kirletilmesinin hedeflenmediğini, devamında yeni bir takım siyasi projelerin dünya kamuoyunun gündemine getirileceğinin endişesini taşımaktadır.
Sözde Ermeni Soykırımı konusunda, Fransa parlamentosunun aldığı bu karar, bu anlamda ilk girişim olmadığı gibi son da olmayacaktır. Eminiz ki, önümüzdeki süreçte bu çalışmalar batılı çok değişik ülkede artarak devam edecektir.
Geçmiş yıllarda da defalarca yaşadığımız üzere, sözkonusu hayali soykırım iddiaları her gündeme getirildiğinde ülkemizde infial derecesinde tepkiler oluşmakta, boykot çağrıları yapılmakta, gösteriler düzenlenmekte; başta siyasilerimiz olmak üzere değişik kişi ve kurumlarca hamasi söylemlerle gündem oluşturulmaktadır. Ancak, konunun birkaç hafta süren sıcaklığı söndükten sonra yine başa dönülmektedir. Yani her defasında sıfırdan başlanılmaktadır. Fakat yine her defasında da kalıcı bir bilinç kültürü oluşturulamamaktadır. İnsanlarımız çok önemli tarihi bir konuda dahi bilgi sahibi kılınmadan, anlık refleksleriyle baş başa bırakılmakta ve pek tabii ki, şuur alt yapısından yoksun olan refleks tutumlar da geçici olmaktadır.
Bu noktada ivedilikle yapılması gereken Türk kamuoyunun tarihi gerçekler doğrultusunda bilimsel ölçütlerle yeterince bilgilendirilmesidir.
Kitle iletişim teknolojisinin çok geliştiği ve toplumları etkileme-yönlendirme gücünün tartışılmaz düzeyde önem kazandığı zamanımızda; yazılı, görsel ve sanal basın organlarımıza bu konuda büyük görev düştüğünü düşünmekteyiz. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de halkın haber alma hakkını kullanması için büyük bir hizmeti yerine getiren basınımızın, sözde Ermeni soykırımı konusunda da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğine inanıyoruz. Medyamız, duyarlı yayınlarıyla ülkemizin her yanında ortak tepki tutumlarına vesile olmuş ve ayrıca halkımızın duygu ve düşüncelerine tercüman olmuştur.
Ancak, bir eğitim sendikası olarak, medyamızın görevinin burada bittiğine inanmıyoruz. Asıl önemli sorumluluğun bu noktadan sonra başlaması gerektiğini düşünüyoruz.
Yıllar boyu ülkemiz ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız hayali soykırım iddiaları karşısında sürekli savunma pozisyonunda bırakılmıştır.
Oysa ki tarihi gerçek; Birinci Dünya Savaşı öncesi ve esnasında Ermeni çetelerin yaptığı kalkışma hareketleri, Anadolu’daki işgalci güçler içerisindeki on binlerce Osmanlı vatandaşı Ermeni işbirlikçinin katliamları ve suikastleri, Türk Milleti yedi düvele karşı hürriyet mücadelesi verirken Ermeni çetelerin ordumuzu sırtından vurmaları ve en önemlisi de tüm bunlara rağmen zaferden bugüne kadar, ülkemizde hiçbir Ermeni vatandaşımıza yönelik toplumumuz tarafından hasmane davranılmamış olmasıdır.
Geçmişimizde yaşanan bu olaylar bilinir ve dünyaya bildirilirse, ancak o zaman “Türk Milleti asil bir millettir. Tarihin hiçbir döneminde soykırım yapmamıştır” iddiası anlamlı olacaktır. Aksi takdirde bu söylem kendi duygularımızı tatmin ettiğimiz bir slogandan öteye geçemeyecektir.
İşte tarihi bir gerçek olan Ermeni sorunu hususunda, yazılı ve görsel basın organlarımızın bilimsel ve gerçekci yayınlarla insanlarımızı bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Ülkemizde ve ülkemiz dışında dünyanın bir çok yerinde takip edilen medyamızın bu yayınları; hem iç kamuoyumuzdaki bilinçlenmeye hem de başta Avrupa olmak üzere dünyanın her yerinde yaşayan vatandaşlarımızın etkili lobi faaliyetlerine vesile olacaktır.
Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken, bu yayınların “Dostlar alış verişte görsün” misaliyle yürütülmemesidir. Yapılması gereken; tüm yayın kuruluşlarımızın bir seferberlik duygusuyla, ortak yayın politikaları oluşturmaları, izlenme oranlarının yüksek olduğu saatlerde ve hatta ana haber bültenlerinde söz konusu programları yayınlamalarıdır.
İnanıyoruz ki, medyamızın bu hususta göstereceği duyarlılık başta hükümetimiz olmak üzere toplumumuzda kanaat önderliği yapan tüm kişi ve kuruluşlara da örnek olacak ve teşvik edecektir. İşte bu düzeyi yakaladığımızda, Türkiye Cumhuriyeti, dünya kamuoyunda Ermeni Diasporası’nın faaliyetleri karşısında edilgin olmaktan kurtulacak ve süreci tayin eder hale gelecektir.
Gerçekçi ve gerçekleştirilebilir bu çağrımıza duyarlı yaklaşacağınıza inanıyor, şimdiden ortaya koyacağınız güzel hizmetlerden dolayı Türk eğitimcileri ve milletimiz adına teşekkür ediyoruz.
Saygılarımızla.
Şuayip ÖZCAN
Genel Başkan
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |
YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm