haberosmaniye


 

Kasım 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30

Ümran Çetin
Ümran Çetin
Ömer Cerit
Ömer Cerit
Murat DOLU

Ergenekon örgütü hakkındaki düşünceleriniz
Türkiye'yi seven vatansever insanlar kurmuştur.
Terör örgütüdür
Çıkar amaçlı kurulan bir örgüttür.
Hiçbiri.
Son Fotoğraflar
Hemite Köyü
Hacı Güllü Çayı
izmir yalı çapkını

Google Gruplar Beta
haberosmaniye grubuna kayıt ol
E-posta adresiniz:
Ziyaret et

Firma ya da iş kolu arayın Firmanızı Kaydedin

Osmaniye İş Rehberi

 

  


Sacekimiresim
  
Ana Sayfa > Haberler > Kuş sesli belde: Kırmıtlı
 
Kuş sesli belde: Kırmıtlı
Doğu Çukurova'daki yeni il Osmaniye'nin Merkeze bağlı bir beldesi olan Kırmıtlı, Osmaniye-Kadirli karayolunun 15. kilometresindedir. Aynı yol üzerinde Cevdetiye, Yeniköy, Kırmıtlı, Değirmenocağı ve Sakarcalık birer inci gibi dizilmişlerdir.

Kırmıtlı adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Ama bilinen odur ki Çukurova'da kırmıt, yabani armutun bir cinsidir. Yani kırmıt, “yabani armut” demektir. Adana/Yüreğir-Sağkaya beldesinin asıl adı da Kırmıtlı'dır.
 Türkçe bir ad olan Kırmıtlı'nın kurucuları, İfraz-ı Zülkadriye Türkmenlerinden Tecirli oymağına mensup ailelerdir. Fırka-i Islahiye komutanı Ahmet Cevdet Paşa zamanında, 1865'teki Çukurova aşiretlerinin iskânında, her aşiretin kendi kışlağında köy kurmasına müsaade edilmiş, Tecirli aşiretinden kimi aileler de Kırmıtlı'da iskan edilmiştir.

 Seyhan Nehri ile beraber Çukurova'yı sulayan iki büyük nehirden biri olan Ceyhan Nehri'nin kıyısındaki Kırmıtlı beldesi; son Hitit Kalesi Karatepe'den Bodrumkale'ye ve Hemitekale'ye akıp gelen, oradan Anavarza'ya, Misis'e, Mallos'a kıvrıla kıvrıla giden, sonra da Magarsus'ta Akdeniz'e dökülen tarihi bir yerde, bir kültür vadisindedir.
 
        Eski adı Pyramos olan Ceyhan, eski Yunan ve Roma çağlarında kutsanmış bir nehirdir. Hieropolis-Kastabala Antik kentine ait paralarda betimlenen kule taçlı şehir tanrısı Tyche ve yüzer durumdaki nehir tanrısı Pyramos efsanevi Kastabala'yı simgelemektedir. 

 Dağlardan getirdiği verimli topraklarla Çukurova'yı bereketlendiren Ceyhan Nehri ile ilgili olarak, eski çağın ünlü coğrafyacısı Strabon'un Kilikya'nın Kıbrıs'la birleşeceğine dair kehaneti çok ilginçtir; “Geleceğin insanları gümüş girdaplı Pyramos'un kutsal kıyılarını mille dolduracağını ve Kypros'a ulaşacağını göreceklerdir.”

 Eski bir Yunan kentinin üzerine Roma İmparatorluk devrinde kurulan Hieropolis-Kastabala'dan çıkan binlerce kültürün sesi Hemite kayalıklarında yankılanmıştır. 

 Kastabala'nın efsanevi kralı Tarkondimotos'un hikayesi Hemite Kayalıklarındaki Asur Kralı Sardanapal'inki ile birleşince ovalık Kilikya'nın antik gizemi üstüne çok şey söylenir. Bu tarihi söyleşiye Adana Kralı Asativata, Karatepe kalesinden ses verir. Ve Ceyhan sularına yansıyan Bodrumkale ile Hemite Kalesi, haçlı şövalyeleri ile Türk akıncılarının yaptığı kanlı savaşların arenaları gibidir. 

 Ceyhan Nehri'nin doğal çalılıklarında barınan binlerce kuşun sesi Kırmıtlı beldesinde tarihle bütünleşmiştir.

 Eğer bir gün sizin de yolunuz Kırmıtlı Kuş Cennetine düşerse, kuş seslerinde binlerce yıllık kültürün çığlığını hissedecek, renk renk ve çeşit çeşit kuşların doğaseverlere kanat çırpışını mutlaka göreceksiniz. 

 Kuş sesli beldeyi çok seveceksiniz.

İsmet İpek
Gelen Yorumlar
Toplam 6 yorum, 1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Saygı değer İsmet abi kalemine sağlık çok güzel belirtmişsin ama Ceyhan havzası sadece Kırmıtlı kuşları ile sınırlı değil ki?Aslantaş tan Kumarlı Köyleri ve Cevdetiye ye kadar olan alandada yüzlerce kuş var.Üstelik Kırmıtlı'nın sulak alanı sınırlı oysa bu bölge geniş anlamda düşünülecek olursa iyi bir düzenleme ile stresten bunalan Osmaniyeliler için iyi bir dinlenme alanı haline gelir.Yapılacak olan iş Çevre Orman Müdürlüğünün Kumarlı ile Cevdetiye arasına önem vermesi bu kesimi ağaçlandırması av yasağı getirmesi ve koruma altına almasıyla mümkündür.
Sizden beklentimiz Kumarlı-Cevdetiye havzasının önemini gündemde tutarak Osmaniye halkına kazandırmanızdır.Şimdiden ilginize teşekkür ederim.
İ.Etem ŞAHİN eklemiş. | 24 Eylül 2007 Saat 09:29
o civara yapılması planlanan çimeto fabrikası için mücadele edilmezse orada ne kuş cenneti kalır, ne de tarım alanı.
aydın keskintimur eklemiş. | 24 Eylül 2007 Saat 10:40
kahramanmaraş narlıdaki mücadele örnek alınarak çevrenizi korumazsanız orada kuş cenneti diye bir şey kalmaz. Narlı `dan hicret etmeyeceğiz Ali Özdemir Pazarcık Narlı Ovası`nda Çöçelli ve Akçakoyunlu köylerinde, toplam üretim kapasitesi 9,5 milyon ton büyüklüğünde iki adet çimento fabrikası yapılıyor. Yine ovanın güneybatısında Maraş vilayetinin ve tüm bölgenin çöpünün işleneceği büyük bir çöp fabrikası kurulacak. Çöp fabrikasının seçim yeri `Arap tepesi` denilen bir yer. Yine bu tepeden yaklaşık 12 köye içme suyu gitmektedir. Yani çöp fabrikası için seçilen yer, köylere giden temiz içme suyunun sağlandığı kaynakların üstüdür. İnsanın aklına ister istemez kötünün kötüsü düşünceler gelip takılmakta. Narlı ve civarında yaşayanlar, aidiyetlerine, inançlarına ve siyasi anlayışlarına binaen cezalandırılıyor mu? Bu çok karanlık, sindirme, göçertmeye yönelik bir politikanın bilinçli tezahürü mü?

Gerçi yaşananlar `burası Türkiye ` dedirtecek cinsten. Herhangi bir etüd ön çalışma olmaması, dahası seçilen yerlerin ince balans ayarlarıyla tespiti, bu konuda devletin burada derince düşündüğünün bir göstergesi gibi... `Bizler, pisliği, çöpleri, seviyoruz. Evimizin dışında, yaşamımızın çoğu onlarla birlikte geçiyor ve üretmek, çoğaltmak için elimizden gelini yapıyoruz . Öyleyse milli birlik ve beraberlik ruhu içinde çöplerimizi sevelim ve onları koruyalım. ` (Bülent Habora Evrensel 6 Ağustos 2006) Biz çöplerimizi sevdik sevmesine de, yer seçimini hiç sevmedik. Bu konudaki lakırdıları da fazla kaale almadık. Halbuki çöp seçiminde tercih edilen Arap tepe fay hattının geçtiği bir sahadır. Bu çevredeki dağ tepe ve platolarda önemli problemler yer almaktadır. Depremler hiç kuşku yok ki, tüm bu çevrenin ortak problemidir.


Alan tahlili yapılmadan iki devasa çimento fabrikası ve bir çöp fabrikasının yapılmasında karar sahibi olanlar, şimdilerde büyük bir uğraş içindeler. Yapısal çalışmalar son hızla devam etmektedir. Sonuçta Narlı Ovası çölleşecek, bu çölleşmeden dolayı Narlı yeraltı sularıyla beslenen Maraş Ovası, önemli su kaynaklarını kaybetmiş olacaktır. Bizler, tekelci saldırıyla karşı karşıyayız. Türkiye `de yeni çıkarılan yasalar, tekellerin tarımsal arazilerine damardan girişini sağladı. Devlet desteği tümden kalktı. Ucuz kredi yok. Küresel emperyalist yıkımı, yarattığı iç ve dış göç dalgası yaşantımıza yeni acılar kattı. Onlar, bizim doğamızı öldürmek, ovamızı çölleştirmek istiyorlar ve kar hırsları uğruna burada yaşayan insanların büyük çoğunluğunun başta kanser, akciğer hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa davetiye çıkaracaklardır. Yani, başımızda hiç de hoş olmayan kara bulutlar dolaşmakta. Oyun içinde oyunlar oynanmakta. Dizanteri , sıtma, kıtlık derken şimdi başımızda iki devasa çimento belası `Heyyulesi` gezinmektedir.

Türkiye `de tırmandırılan militarist gericilik kendini milliyetçiliğin yükselişi biçiminde dikte edip, `bazı odaklarca öyle gösterilip` demokratik gelişmelerin önüne set çekilmeye çalışılmaktadır. Yaşantımızı bir karabasan gibi bölmeye çalışıyorlar. Demokratik savunma reflekslerimizi ortaya koyuyoruz. Karşı iradenin sinir hücrelerini felç edecek atılımlar yapmanın, kolektif kararlar almanın zamanıdır. Bu arada bize karşı yapılan bürokratik sabotajları bertaraf edecek donanımımızın, irade beyanını teyid ve arz ederim. Kar güdüsüyle hareket Yer seçimlerinin ötesinde, jeomorfolojik yapı kaale alınmadan, endomik yapı ve hiçbir kaynaksal alt çalışma oluşturulmadan ve sadece kar güdüsüyle donanıp, hiçbir ahlaka (buradaki ahlak=çürümedir) sığmayan zaptu-rapt mantıklı istençler teknik olarak da rahatsız edici bulunmaktadır. İleride nelerin tetikleneceği kestirilmemektedir.

Sadece kar güdüsüne dayalı istekler, toplumsal ahlakı da bir yozlaşmayla karşı karşıya getirmektedir. Bireyselleşme, toplumsal duyarsızlık, ezilmişlik ve en kötüsü yenilmişlik psikolojisi ve bunu tetikleyen içimizden birilerinin bu mücadeleyi kazanamazsınız; onların hükümet arkalarında, devlet, sermaye, karakol arkalarında gibi korkuyu ve sindirmeyi tetikleyen propagandalar, elbette belli zümreler üzerinde nispi de olsa etki sağlamakta, süreç her boydan kirli ilişkileri pazara sürmekte, birlik yanlılarının ana damarlarını kesmek istemektedirler. İnsani amaç, toplumsal duyarlılık ve başlattığımız çabalar, şimdiden destek bulmakta, gelişmeler bizi haklı çıkarmaktadır. Yer seçiminde bakınız neler var: `Sakçagöz, Pazarcık Kaledağı, Çöçelli, Akçakoyunlu fayları; havzanın güneyinde güney-batı, kuzey-doğu yönlü bir dizi faylardan oluşur. Bunlardan Çöçelli ve Akçakoyunlu fayları kavisli bir uzanış gösterirler. Maraş -Antep eşiğini Sağlık ve Narlı ovalarından ayıran sınırı oluştururlar. Narlı fayları birçok faydan oluşur. Aksu Çayı `nın kuzeyinde yine Sağlık Ovası`yla Narlı Ovası`nı birbirinden ayıran Arap Platosu bulunur. Büyük Mine Platosu`ndan Köprüağzı-Demirciler boğazıyla ayrılır. Platonun kuzeyi ova tabanında Plio-Kuaterner bazalt çıkışında neden olan faylarla sınırlanır. Maraş havzasının bugünkü jeomorfolojik özelliklerin bazı alanlarda beşeri faaliyetler için problem oluştururlar.` (Kahramanmaraş havzasının jeomorfoloji. S.125-178. Dr. Hüseyin Korkmaz )

ÇED raporu imzalandı Kapitalizmin doymaz kar hırsı, doğa ve çevre üzerinde yol açacağı yıkım, canlı türlerin (kelebek türlerin) ve tüm canlıların geleceğini tehdit eder, bitki ve canlıların yaşam alanlarının yok olmasıyla insanlığın binlerce yıllık tarih içerisinde ürettiği, birlikte yaşadığı bu birikim, kapitalizmin doymak bilmez kar hırsıyla yok olup gidecektir. Yapısal ve yer seçimsel konulardaki muğlaklık, sığlık ve hatalar saymakla bitmiyor. İleride bu hataların faturası bize kanser, felç, susuz bir alan ve çöl olarak dönecektir. Türkiye `de rasgele yapılan ve devletçe denetlenmeyen bu tür yapılar acaba yoğunlaşan sermayenin dizginlenememesinin bir sonucu mudur? Ya da neoliberal ekonominin `globalizmin` halklara dayattığı yeni bir sermaye göçü müdür? Çevredeki tüm topraklar satın alınarak, ana mal sahipleri kendi toprakları üstünde amele gruplar haline getirilmektedir. Bunun sonucu yakın zamanda burada öbekler halinde göçler oluşacaktır.


Demografik yapı büyük ölçüde değişecektir. Bu topraklara adım atan `Kipaş ve Sanko ` patentleri, organik tarım, kaliteli çimento adı altında ucuz işgücünü körükleyecek; halkı işgücü yaratıyoruz diye aldatıp, buraları insansızlaştırma programlarını hayata geçirmiş olacaklardır. Yüzlerce yıl önce buralara sürülen ve ölüme terk edilen bu coğrafyanın insanları, sırf kimliklerinden ve inançlarından ötürü bu zulümle karşı karşıyalar. Bu uygulamalar yeni yok etme, göçertme politikalarının başlangıç noktalarıdır. `Yeni stratejileridir. ` Türkiye `nin dört bir yanına bu şekilde serpiştirilecek olunan bura halkı, yoksul amele pazarında iş arayan figüranlar haline gelecektir. Yakın zamanda bu insanlardan istenen budur. Ve ilginçtir, Pazarcık ve Narlı belediyeleri ve başkanları uygun anlamda hazırlanan ÇED raporlarının altına imza atmışlar, yurtdışına çıktılarında da, bu raporları göz ardı ederek halkın yanında olduklarını söylemişlerdir. Yani halkın gözlerinin içine baka baka yalan söylemektedirler.

Diğer taraftan da Kipaş ve Sanko sicilli firmalar, bu iki belediye reisi ve onların şürekasına olanaklar sunup, onları kemik payından mahrum bırakmaktadırlar. Yurtdışında `Paz-Der` adı altında yapılan etkinliklere davet edilen ismiyle müsemma Pazarcık belediye reisi yaptığı konuşmada yağıp gürlemiş, halkıyla el ele olduğunu söyleyip altına imza attığı ÇED raporlarını halktan gizlemiştir. Ne acıdır ki, söylentiye göre bu gezide resmi-gayri resmi görevliler olup, bu taraf da halktan gizlenmiştir. Havamız, suyumuz kirletilecek Kırsal kesimdeki neoliberal mülksüzleştirme saldırısı, bütün hızıyla sürmektedir. Karabıyıklı, Ördekdede, Çöçelli v.s. köylüleri arazilerini Kipaş `a ve Arsan `a ucuza satıp, ileride bu araziler üzerinde aç , amele taburları oluşturacaklardır. Eğer örgütlenip direnemezsek, soluduğumuz hava, toprak ve su kirletilecek, yaşantımızı tehdit eder hale gelecektir . Yöremiz işbirlikçilerinin de katkılarıyla bir mahvolmuşluğa sürükleniyor.

Mülksüzleştirme ve satın alma politikasına tam gaz devam eden iki tekel , büyük kitlesel mülksüzleştirme politikasını kendi hayati çıkarları için yapıyor. Mülksüzleştirme adeta bir yağmaya dönerken, bürokrasinin sabotajları, korkutmaları, sindirmeleri de olağanüstü büyük bir başarıyla gerçekleştirmeye çalışılıyor. Geldiğimiz süreçte bu denli bahtsız ve kirli bir gelişme yaşıyoruz. Bu da, Narlı ve çevresinin nasıl bir oyunla karşı karşıya olduğunun resmidir. Birlik ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu, bu süreçte yakın zamanda örgütlenip, Pazarcık ve Narlı `da gelişen olayları belli bir disiplin alanında değerlendirmek, örgüt temelinde siyasi tercihlerimizin, disiplinimizi halkımızdan yana bize en yakın siyasi örgütlenmeye kanalize etmek zorundayız.

Örgütlenmek ve bilinçlenmek; bu iki temel kural buradaki kirlenmenin, kırılmanın ve rehavetin panzehiri olacaktır. `Ülkemizde tarımsal üretim ve köylülük hiçbir dönemde bu kadar tehdit altında değildi. Terminatör tohumların, tarım tekellerince bütün pazarları ele geçirmesi kimyasal ilaç ve gübrelerin toprağı yok edişi, tek çeşitli tarım üretimi pazarların, tamamiyle tekellerce ele geçirilip, fiyatları dahil her şeyin onlar tarafından belirlenmesi Türkiyeli köylülerin de yaşadığı şeylerdir. Bitki patentlerinin yine tekellerce satın alınmasının sonucu olarak saksıda maydanoz yetiştirilmesinin bile hırsızlık olarak tanımlanması çok yakın bir zamanda karşı karşıya kalacağımız bir durumdur.` (Metin Yeğin -Topraksızlar. MST -S.219)

Hicret etmeyeceğiz Yakın bir zamanda iki devasa çimento fabrikasının yayacağı toz bulutlarıyla yaşamı soluyacağız. Ölüm bize uluslararası bankaların tekellere yaptığı parasal yardımlarla gelecektir . Sonuçta iki tekel , çevreyi bir çöplüğe ve çöle evriltecektir. Sonra filtresiz ve denetimsiz çalışan iki devasa çimento fabrikası ve psikolojik çevre rahatsızlığı kanser, akciğer hastalığı, ses yitimi, ekolojik kirlenme, kim bilir eski teknolojilerin dayattığı enerji krizleri, kirlenme, ahlaki yozlaşma ve demografik yapıdaki kopmalar, bunlar haksız ve ısrarlı planlamaların ileride yaşanacak olan sonuçlarıdır. Hiç kimse şimdiden kalkıp da bu tekniğin bura halkına aş ve iş getireceğini söylemesin! Zaten bunu, belediyelerde palazlanan küçük marjinal bir güruh yapıyor. Bu belediyelerde ranttan geçinen akıl simsarları, hareketin Avrupa `yla olan ana damarını kesmek için sürekli yeni stratejiler geliştiriyorlar. Ana taktikleri: Biz de sizinleyiz , bu topraklarda bizim de alınterimiz, emeğimiz var. Mücadele için biz de topyekün seferberiz diyorlar. Ama, oyunun kuralı başka... Onlar genişleyen ve serpilen hareketi kendi istekleri doğrultusunda bir mecraya akıtmak istiyorlar. Tekellerin onlardan istediği bu. Bunu biliyoruz. Ve lambadan cinin çıktığını onlar ve ağababaları görmüyor. Görmek istemiyorlar, korkuyorlar, yarasanın aydınlıktan korktuğu gibi...

Ortadoğu `da savaş çığlıkları yükseldikçe, tamtamlar çaldıkça ve `BOP ` eksenli haritalar ve görünümler değiştikçe savaşlar, insan katliamları Lübnan `da, Filistin `de adım adım büyüdükçe, bölgemizde devasa iki çimento fabrikasının çalışmaları da olağanüstü bir hal aldı. Gece gündüz demeden yoğun bir çalışma temposuna girdiler. Onların politikasında daha çok savaş, daha çok yıkım ve ihtiyaçtan kaynaklanan çimento satışı olacak, kar olacak, rant olacak. Bizi topraklarımızdan hicret ettirmeyeceklerdir. Biz kurbanlık kuzu olmayacağız. En kısa sürede örgütlenip, karşı koymanın duvarlarını öreceğiz. Hayat bize bunu dayatmaktadır. Bu başarılmazsa, bölgede salgın hastalık, psikolojik rahatsızlık, depresyon, intiharlar kaderimiz olacaktır. Biz bu kaderi `red` ediyoruz.
ali özdemir eklemiş. | 24 Eylül 2007 Saat 11:06
Çevremizde sanki hiç çimento fabrikası yokmuş gibi hareket ediyorlar. Daha fazla personel çalıştırabilecek fabrikalar kumuyorlar. Mesela K.Maraş ve G.Antep'i örnek almıyorlar.Çevreyi kirleteceklerinin farkında değiller sanki.
bahadır topal eklemiş. | 24 Eylül 2007 Saat 14:39
Kumarlı köylüleri olarak, Kesmeburun köyünün tepesine kurulacak olan
ÇİMENTO FABRİKASINA karşı çıkalım.Yüksek tepeden savrulacak olan toz
ve zehirli gazları bizde soluyacagız.Yalınız Kesmeburun köyü ve gençlerine
iş vermekle olmaz.Kumarlı köylüsünün görüşü hiç alınmadı.Ençok bizim
köyü etkiliyecek.Kesmeburun köyünün tepesinden savrulan toz ve zehirli
gazlar,kıvrıla kıvrıla Ceyhan nehiri boyunca Kumarlı köyü ve arazisini de
etkiliyecek.Hem malımıza hemde canımıza sebep olacak.Aş.iş verecegim
diye Kesmeburun gençlerini kandırmış.Çevre köyleri ve halkın sağlığını hiç
düşündügü yok.%100 Kumarlı köylüsü etkilenir.Selamlar.
Kumarlı Köylüsü eklemiş. | 26 Mayıs 2008 Saat 01:31
Kesmeburun köylüleri köyümüzün tepesine kurmayı düşündükleri ÇİMENTO FABRİKASI çevre
halkı için büyük bir yatırımdı.Sayın Başbakanımız geçtigimiz günlerde Osmaniye'ye geldi.
Osmaniye'deki konuşmada her şeyden anlattı,yalınız bir şeyi anlatmadı.Kesmeburun köyüne
kurmayı düşündükleri ÇİMENTO FABRİKASINI anlatmadı.Ağzına dahi almadı.Hani büyük bir
yatırımdı.Bölgeyi kalkındıracaktı.Gençlere iş aş verecekti.Benim zavallı Kesmeburun gençleri
nin niye duygularıyla oynuyorlar.Sayın Başbakanım bunun iyi bir şey olacagını bilseydi dönüp
dolaşıp ondan bahsederdi.Sonucu fasxa fiso olan böyle insanlarada kucak açmanın bir faydası
yok.Kesmeburunlu birdaha Aş.nin adamları geldiginde şöyle çevrene bak,köyünden kaç kişi
var.Yabancılar niçin senin köyünü pazarlamaya çalışıyor.Aş.nin yemek olayını hatırla sizi
dağın tepesine sokmadılar,ama çevre köyden geleninsanları oraya çagırdılar.Niye sopayı alıp
dağa doğru koştunuz.Artık size ihtiyaçları kalmadı.Başka yerlerin insanlarıyla tırnak tutmaya
çalışıyorlar.Kesmeburunlu Sarpınağazlı muhtarı gelip benim köyümü pazarlıyor.Kırmacılı,
Hemitenin muhtarları benim köyümü pazarlıyor.Bundan utanç duymuyormusunuz.Kendine
gel Kesmeburunlu,onurunla yaşa derim.Saygılarımla......
BOZKURT eklemiş. | 01 Haziran 2008 Saat 14:49
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.



Sık kullanılanlara ekleyin

Arama
 
  


Hüseyin kengerli
Hüseyin Kengerli
Bekir Zakir Çoban
Bekir Zakir Çoban
Bahir Yıldırım
Bahir Yıldırım


Bitkisel Rehber



YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm


Pcloji PC ve Teknoloji Forumu