haberosmaniye


 

Eylül 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930

Ümran Çetin
Ümran Çetin
Ömer Cerit
Ömer Cerit
Murat DOLU

Abdüllatif Şener'in kuracağı siyasi parti hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Başarılı olur
Şartlara bağlı
Başarısız olur
Son Fotoğraflar
Serinhisar yöresel kıyafetler - Üç etek
Osmaniye Karaçay Şelalesi
Saimbey İlköğretim Okulu

website counter

Google Gruplar Beta
haberosmaniye grubuna kayıt ol
E-posta adresiniz:
Ziyaret et

Firma ya da iş kolu arayın Firmanızı Kaydedin

Osmaniye İş Rehberi

 

  


Sacekimiresim
Ana Sayfa > ömer cerit > Hoşçakalın Yaz Acılarım
 
Hoşçakalın Yaz Acılarım

Daha gözlerini ovuşturan imamın sesi köyün üstünden dağlara doğru akıyordu. Odamın bir penceresinden giren rüzgâr soğuktu hala. İçimdeki yalnızlık daha canlanmamıştı bile. Büyükbabam ekmek yapan fırıncı misali telaşa bulanmış; gözleri yolda. Her şey sakin içimden geçenler dışında köyümde. Arklarda kurbağalar prens olmak gibi saçma sapan hayaller peşinde değiller. Belki yaramaz bir çocuğun fırlattığı taş ürkütecekse onu; sıçramak için kasılmıştırlar. İlk motosiklet küfürler arasında çalışmaya çalışıyor derken. Sonra uyanıyor üstünü bastırdığım iç yangınları. Neden diyorum kendi kendime, neden insan bu kadar yalnız? Her şey, herkes, her ağaç, her serçe, her ev, her böğürtlen iç içe oysa. Ben miyim tek acı çeken bu köyde? Bir tek benim mi sızlıyor saksımdaki çiçeklerim? Adalet!


Karalastik ayakkabıma küçük çakıllar doldu tarlada suyla uğraşırken. Nede kolaydı suyun yönünü değiştirmek kürek ile. Çok gıpta ettim kendime, su emrimdeydi sanki. Sağa sağa! Sola sola! Ben neden değiştiremiyordum o zaman kendi kaderimi? Hayallerden mi ibaretti benim yaşamım babamın dediği gibi?  Bu kadar kolay tarif edilmemeli bence tüm karmaşıklığım. Su içip terlemek kadar kolay bir döngü değil yaşamım.

Avuçlarım su topladı. Nasırlanmadılar oysa daha önce yazdığım yazılarımda olduğu gibi.”ben seni bir emekçinin nasırlı elleriyle sevdim.” “Avucumun içinde küçük bir göl var “diye sanatsal bir cümle akıp gitti ötelere aklımdan. Gülümsedim. Tren gidiyordu işte bak gene. Ne taşırlar bu koca vagonlarda hiç anlamazdım. Acaba tüm sıkıntılarımı yüklesem bu dört kapılı katarlara; alır mıydı? Şans bu ya; çökerdi raylar bildiğim tüm mukavemet bilgilerine rağmen, hiçbir yere gidemezdi.


Çok sıcaktı. Bardak bardak su akıp gitti boğazımdan. Bana mısın demedi ama. Yangınım devam.

Ta nerelere gittim şimdi küçüğüm bir bilsen. Ne çok ağlardım kardeşim bana atın dizginlerini vermediği için. Kıskanırdım belki de. Dayım demişti ya! Sonra gene benden önce öğrendi araba sürmesini. Ve ben ondan öğrendim dar yollarda gözümü kapatıp gaza basmayı. Çocuktum. Korkmuyordum.

Köyümü ne çok seviyorum. Anamı babamı kardeşimi… Osmaniye’mi… Aklım sende ama…

 

Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Merhaba güzellik.Boyalarım vardı hayatta.Belki tanınmamak içindi,belki zaman boyamıştı beni rengarenk,belki de unutmak.Yazılarındaki metaforlar saganak yagmur gibi.Yıkıyor,boyalarını döküyor insanların."Belki yagmur yagar,boyalarım dökülür.Bir ben kalırım geriye"
Emek eklemiş. | 04 Ekim 2007 Saat 11:48
Eski edebiyat mazmun kullanarak az sözle çok şey anlatmıştır.Yazarlar,şairler beyit içinde bir dünya yaratır.Bunu yaparken ortak mecaz ve benzetmeler kullanılır.
Çagdaş edebiyat ise ortak çagrışım aramaz.Yazar kendine özgü bir imaj dünyası kurar.Çünkü bireysel tercihler ön plana çıkar.
Gelelim sizin yerinize:Eski edebiyatın kendine özgü orjinal söyleyişi,çagdaş edebiyatın bireysel farklılıgı sentezlenmiş ve yeni bir dünya kurulmuş.Naif benzetmeler kullanmadan insanları inceltmek,şeffaflaştırmak zordur.Düşün dünyan güzel:)
Şenay Bazlıca eklemiş. | 04 Ekim 2007 Saat 12:04
Yazın çekilen acıları bilirim köyümün güzide insanlarında... Bir telefon çagrısı bekleyen, bir mesaj bekleyen ve bekledikçe gözyaşları içinde kendinden geçen güllerin en güzelini özledim... Kendime o günleri sorduğumda arkama bakıp hey gidi günler diyebiliyorum. O günler de mevsim ne kadar yaz olsa da o kış günlerini, karadeniz mevsimlerini andıran o günleri özledim... En çok da o samimi bakışlı acı çeken gül güzelini özledim... YEŞEREN DÜŞLERDE buluşmak ümidiyle...
fatihismail80, istanbul eklemiş. | 12 Kasım 2007 Saat 20:35
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.



Sık kullanılanlara ekleyin

Arama
 
  


Hüseyin kengerli
Hüseyin Kengerli
Bekir Zakir Çoban
Bekir Zakir Çoban
Bahir Yıldırım
Bahir Yıldırım


Bitkisel Rehber



YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm


Pcloji PC ve Teknoloji Forumu 

haber kültür yaşam
eXTReMe Tracker