![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
Çoğunlukla “dördüncü kuvvet” olarak bahsedilen medya (herhalde “yasama, yürütme ve yargı”dan sonraki güç oluyor) özü itibariyle bir araçtır değil mi? Bir şeylere, birilerine hizmet eder. “Halkın haber alma özgürlüğünü sağlar” gibi masumane tanımları yapılsa da, bu gücün objektif biçimde sadece bu amaca hizmet ettiğine ancak aptallar inanabilir. Medya grupları adeta dünyevi tanrılar gibidir: kahramanlar, hainler, azizler, şeytanlar, trajediler, bayramlar, korkular ve umutlar üretirler. Bu ürünlerin hepsinin arkasında da bir zihniyet ve bir çıkar söz konusudur. Vicdan, ahlak, hak, hukuk gibi değerler bu dünyada mutlak değildir, geçerli olan ölçü, sahip olunan zihniyet ve hesaplanan çıkarlardır.
Genelde “gazeteci-yazar” diye takdim edilen ve taht misali köşelerinden ahkam kesen köşe yazarları da bu sahte tanrıların sahte peygamberleridir. İstisnalar müstesna olmak üzere, kerametleri kendinden menkul bu zatların sağlam dayılara veya elit bir aileye mensup olmak dışında bir meziyetleri yoktur. Güya bazı okullar okumuşlardır, fakat eşekliklerinin baki kaldığını azıcık izan sahibi olan herkes kolayca anlayabilir. Yaradan’ın gücüne gitmesin ve de o masum varlıklara ayıp olmasın diye, insanlar için kullanılmayan pek çok isimle anılabilecek olan bu kişiler, toplasan bir paragraf etmeyecek, alt alta dizilmiş kısa tümcelerle her gün bir başka utanmazlık yumurtlarlar.
Peki bunların yaptığı nedir? Ne işe yaramaktadırlar? Bu zat-ı muhteremler gündelik siyasetle ilgili veya dış politika ile alakalı bizim akıl edemediğimiz, kıvrak bir zeka ya da engin bir birikimin ürünü fikirler mi serdediyorlar? Toplumla veya onun sorunları ile ilgili çözümlemeler mi yapıyorlar? Yazdıklarıyla bu milletin tarihine, kültürüne, sanatına bir katkı mı sağlıyorlar? Çeşitli konulardaki özgün düşünceleriyle ülkenin fikir hayatının zenginleşmesine emek mi veriyorlar? Eleştirilerinde, takdirlerinde, tahlillerinde bazı değerleri mi gözetiyorlar? Medya dünyası içinden dahi bunlardan bir tanesine “evet” diyebilecek biri çıkabileceğini sanmam.
Bu ağaların yaptıkları sadece hamaset renginde bir istismarcılıktır. Patronlarının gölgesi altında ve daha büyük patronlarının kendilerine sağladıklarını vehmettikleri güven içerisinde derinlikten, edepten, akıldan yoksun cahilane bir tetikçiliktir. Bir de kılıfları var: muhaliflik. Muhalefet şereflice yapılırsa şerefli bir iştir. Muhalefet, Tianenmen Meydanı’nda tankın karşısına dikilen üniversite öğrencisinin; Yassıada’da kendisini asacak cellat bile korkudan titrerken tabureye tekmeyi kendisi vuran Fatin Rüştü Zorlu’nun; camide Peygamber’in halifesi Hz. Ömer’e kafa tutan yaşlı kadının yaptığıdır. Bu korkakların yaptığı ise muhalefet değil, tam tersine şakşakçılıktır. Bunlar Libya’da yaşasalardı eğer, Kaddafi’nin bir numaralı yalakaları olurlardı. ABD’de otursalardı Irak Savaşının mimarlarından biriydiler. Milleti vatan hainliği ile suçlayabilecek kadar ileri gidebilen bu alçaklar millet düşmanıdır. Vatan sevgisi postuna bürünmüş olan bu geri zekalılar vatanın neyini sevmektedir acaba? Milletini sevmediğiniz bir vatanı nasıl seversiniz?
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |
YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm