![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
Bugüne dek 1 milyon reklâmcının ve gazetecinin 1’er milyon, 1 milyar insanın da 1.000’er fotoğraf çektiğini kabul edelim. Böylelikle elimizde 1’er trilyonluk 2 küme olmuş olur. Bu sayı artabilir de, eksilebilir de. Ancak eşitlik yaklaşık olarak korunur.
Bu fotoğraflar ne işe yarar?
Amatörlerden başlayalım: Gelişmekte bir ülkede yaşamamıza karşın, kentlerde yaşayanlar için yukarıdaki sayı geçerlidir. Homojen zaman aralıklarıyla çekilirlerse, bu fotoğraflar bir fotobiyografi oluşturacaktır. Eğer, gerekli bilgiler kartın arkasına veya bir kenara yazılmışsa, oldukça ayrıntılı bir yaşamöyküsü oluşacaktır. Ancak genelde böyle olmaz. Bir biçimde fotolar belli zamanlarda ve mekânlarda yoğunlaşır ama yaşamın en önemli bölümleri hiçbir kayda geçmeyebilir. O nedenle, eldeki sıradan insan fotoğraflarının çoğu, informatik-kognitif açıdan oldukça kusurludur, kültüroloji açısından pek işe yaramaz.
Devam: Yine bu fotoğraflar gayrıresmi bir tarihçe yazacaktır. Seremoniler, giysiler, jestler, mimikler, pozlar toplamında, fotoğrafı çekilen kişilerin toplumsal kesimine ilişkin somut ve nesnel kayıtlar olacaktır. Örneğin, Türkiye’de çekilen fotoğraflarda hemen her 10 yılda bir poz verme biçimi değişmektedir. Örnekse, dizin hemen üstündeki bir etekle hafif yan dönmüş ve bir elini açarak ön taraftaki kalçasına bastırmış genç kadın pozu 1960’ları imler. Zetan saç kesimi de o yılların modasını kolayca yansıtır.
Geçelim profesyonellere: İyi iş çıkarmak adına, amatörlerin pek pek bir kaç kerede çektiği konuyu profesyoneller binlerce kareyle çeker ama sonuç, eğer o konuyu bir amatör çekseydiden daha iyi olmaz pek. Neden böyledir? Çünkü zaten profesyonel fotoğrafçı da olsa, o insan sıradan biridir. Tarih ve popüler kültür bilinçsizliği diğerleriyle aynıdır. Ara Güler’in çektiği İstanbul kareleri de hep klişedir, turistlerin çektiği de. O nedenle, İstanbul’un bazı semtleri onyıllarca hiç fotoğraflanmamıştır ama milyonlarca Ayasofya fotoğrafı vardır ve hepsi aynı açıdan çekilmiştir.
Bu fotoğraflar çektirenlerin işine yarar, mallarını satarlar. Çekenlerin işine yarar, pasta parası kazanırlar. Kaybedenler onları görenlerdir. Çirkinlikleri seyredip, bir de üste para öderler.
İkisinin arafını görelim bir de: Şu fotoğraf kurslarına gidip de, fotoğraf avına çıkanları. Koca İstiklal Caddesi’nde tramvaydan başka hiçbir şeyi fotoğraflamayan Japon turistler gibi, bu yarı amatör yarı profesyoneller de, en çok kilise severler, bir de olsun olsun kedi köpek. (En az 20 yıllık gözlemdir.) İşe yaramak bir yana, zaman, para ve libido zararından başka bir şey ortaya çkmaz.
Tabii ki onların çektiği fotoğraflar onların işine yarar. Öncelikle, böyle aktivitelerde partner bulurlar, barda ya da internette bulunandan daha çekici gelir. Çektikleri fotoğrafları kelebek koleksiyonu gösterir gibi gösterirler, ilgi toplarlar. Ancak onların çektikleri fotoğraflar başkalarının işine yaramaz. Geçen yılki fotoğraf günlerinde onlarca fotoğraf içinde dişe dokunur bir tane bile yoktu.
Fotoğraflar, en çok fotoğraf koleksiyoncularının işine yarar. Çekenlerin ve çektirenlerin asla atfetmedikleri anlamları, koleksiyonerler tematik bir dizi oluşturarak fotoğraflara kazandırabilirler. Örneğin benim, 1880’lerden 1930’lara uzanan zaman aralığına ait, arkası genellikle yazılı, genç kız ve evlilik fotoğrafları koleksiyonum var. Onlarda Osmanlı’nın batışını ve Cumhuriyet’in yükselişini seyrediyorum. Cumhuriyet de battığı için, bu bana feci hüzün veriyor. Cins-i latif gülcemalinde insan eliyle yaratılmış cehennemleri izliyorum. Oysa, o fotoların hepsi birer güzel anı olarak istendi. Üstelik, belki yıllarca da öyle işlev gördüler. Ancak, fotoğraflar bana ulaştığına göre, sahipleri epeyi süre önce ölmüş demektir. Artık onların öyküleri torunları tarafından bile unutuldu ve eğer fotolar bana ulaşmasalardı yok olacaklarından dolayı, onları hiçlikten kurtarıp geleceğe yönelik anlamlar kazandırıyorum da demektir.
Fotoğraf bir işe yaramak zorunda mıdır? Daha genişleterek soralım: Bir yaşam bir işe yaramak zorunda mıdır? Yanıtı okur kendi kendine versin.
Reha ÜLKÜ
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |
YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm