Ne zaman “çok satan kitaplar” listesine baksam karamsarlığa kapılırım. Nasıl kapılmayayım. Buyurun size son listelerden biri (eğer doğruysa?). Bir bakın Allah aşkına, bunların arasında ciddiye alınabilir bir kitap var mı?
- The Secret (Ayrıntılı bilgi için bkz. Engin Ardıç’ın yazıları)
- Musa’nın Çocukları
- Siz Diyettesiniz
- Biz Kimden Kaçıyorduk Anne
- Musa’nın Gülü
Çok satan kitapların belli özellikleri var tabi.
- Gizemler ve tılsımlar: En çok tercih edileni; bunları okudunuz mu hayatın sırrını elde ediyorsunuz, dileyip de yapamayacağınız bir şey kalmıyor!
- Kişisel gelişim kitapları: İnsanları aptal yerine koyup “valla senin hayatta bi halt becerebileceğin yok, bari şunları oku da biraz faydalan” mesajı vermesine rağmen garip bir rağbet görüyor.
- Komplo teorileri: Olmazsa olmaz; hatta bazılarının hayat felsefesi. Böyle bir zihinle bu dünyada nasıl yaşanır hayret ediyorum. Bunlara fazla dalarsanız bırakın memleketin türlü türlü tehlikeler altında olduğunu, kendi anne babanızdan dahi şüphe edebilirsiniz.
- Sağlık kitapları: Aslında doktorlar boşa okuyor o kadar sene. “Mucize” bazı bitkiler, insan evladının tabiatına aykırı bir takım “diyetler” yanında, sanki dünyanın ve memleketin her yerinde aynı insanlar aynı şartlarda yaşıyormuş varsayımından hareket eden “yol gösterici” önerileri kaptınız mı karada ölüm yok size.
- Edebiyat sanılan saçmalıklar: İlgi çekici bir başlığın altına acıklı bir hikaye veya uyduruk bir hayat öyküsü döşediniz mi tamamdır. Peyami Safa, Tanpınar da kimmiş!!
Maalesef bizde kitap konusunda iki uç yaklaşım var ve ikisi de yanlış. Kimilerine göre kitap sadece “boş vakit”lerde okunan bir eğlence. Kimine göre ise kitap bir kült. Adeta her kitap “kutsal kitap” gibi, bir şeyi bir “kitap”ta okudunuz mu, o kesin doğru. Modern hayatta bazen gözden kaçırılan bir başka husus ise işin ticari boyutuyla alakalı. Bazıları -safça- tüm kitapların iyi duygularla ve niyetlerle yazıldığını veya yayınlandığını sanabilir. Fakat bu bir sektör. Allame-i Cihan olsanız kitabınız iyi satmayacaksa, ticari getirisi yoksa bir değer ifade etmez bu sektör için.
Mesela yeni bir kitap çıktı. Güya meşhur çuval hadisesinin bilinmeyen tanığı yazmış, bir İngiliz (İngiliz olması daha bi güven veriyor insana!). Daha okumadan açıkça belli ki, bu kitap kurnazca planlanmış bir ticari hamle. Seçim ortamındayız, ipler havada uçuşuyor, çuval gündemde bir konu. “Olayın bizzat içinde bulunmuş!” bir tanık bulmuşsunuz. Bundan ala fırsat olur mu? Eminim çok satacaktır..
Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum,
1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Bekir Zakir Bey,
Tebrik ederim, çok harika bir analiz yapmışsınız.
Gerçekten "okumak" ucuz bir tüketim etkinliği haline geldi. Pompalanan populer kitapları okudukça tüketiyorsunuz ve tükeniyorsunuz. Milli Kültürümüzü sindirmiş, ,insanımızı gerçekten geliştirecek, ufkunu açacak kitaplar satış listelerinde maalesef gerilerde kalıyor.
Ama buna rağmen, ümitlenmek için de çok sebep var, Milli Eğitim Bakanlığının 100 temel kitap projesi Türk ve Dünya Klasiklerine ilkgiyi artırdı. Bu sürecin gideceği yer umut veriyor. Gençler artık şöyle yada böyle tanışıyorlar bu yazarlarla kitaplarla. Tabi o liste, yaşayan yazarları dışarda bırakmak gibi bir engeli taşıyor. Osmaniye'de ve şu sıralarda Zorkun'da hiçbir siyasi mülahazaya bulaşmadan OKUMA EVLERİ kurulsa keşke. Gençler arasında Mehmet Akif'in, Bestami Yazgan'ın şiirleri üzerine tartışmlar duysak ne kadar yüce bir iş yapılmış olur. (anmadan geçemeyeceğim OSYAD'ın Ulviye Hanımını buralardan uzak tutmak şartıyla tabiki)
Osmaniyeli Gençlere (başta olmak üzere herkese) bol okumalı günler dilerim.