![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
Osmaniye, Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alan, aynı bölgenin iklim özelliklerini taşıyan, batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve güneydoğu kesiminde Amanos dağları ile yükselen, kuzey yarımkürede 30.00-37.08 kuzey enlemi ile 36.13-36.20 doğu boylamları arasında yer alan Çukurova’ ya has zengin tarım toprakları ve geniş ormanları ile şirin bir ildir. Doğusunda Gaziantep, güneyinde Hatay, batısında Adana, kuzeyinde ise Kahramanmaraş’la çevrilidir. İskenderun körfezine
Osmaniye ili merkez sınırları içindeki dağlara, coğrafyacılar Amanos’lar, halkımız ise Gavur dağları demişlerdir.
OSMANİYE OVASI:
Osmaniye Ovası, kuzeyi Kozan, Kadirli, güneyinde Yumurtalık dağları, batısında ise Kırmıtlı beldesi ile sınırları olan Ceyhan ovasının doğusunda 13.500 hektarlık alan kaplamakta olup,
HARUNİYE (DÜZİÇİ) OVASI:
Haruniye (Düziçi) ovası, Osmaniye ovasının kuzeyinde, Bahçe ilçesinin batısında yer almakta olan yüksek ve düz bir ovadır. Uzunluğu doğu-batı doğrultusunda
EŞİK SAHALAR:
Güneyden kuzeye doğru genç dağ silsileleri ile ovalar arasında kalan engebeli görünüm arz eden sahalardır. Yüksekliği 700-
Osmaniye’nin Bahçe ilçesi, bu eşik sahalar üzerine kurulmuş ilçelerden bir tanesidir. Bahçe ilçesi Çukurova’nın kuzeydoğu sınırını oluşturan Toros dağlarının eşik sahasında yer alır. Bu ovanın vadi kısımları alüvyon (Kuvaterner) dolgu ile kaplıdır. Eğimli kısımlarda ise Terra-Rossa toprakları mevcuttur.
Bu sahada Ceyhan Nehri ve diğer akarsular derin vadilerle eşik sahaları parçalar. Yer yer çam ormanları ve fundalık arazi geniş alanlar kaplamasına rağmen çıplak kayalıklara da rastlanır.
Eşik sahalarda en çok karşılaşılan doğal afet türü heyelan (yer kayması) dır. Kireç taşı falezlerinin olduğu bölgelerde ise kaya düşmesi olayları görülmektedir.
DAĞLIK ALANLAR:
Osmaniye, Akdeniz bölgesinin doğusunda yer alan aynı bölgenin iklim özelliklerini taşıyan, batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve güneydoğu kesiminde Amanos dağları ile yükselen, kuzey yarımkürede 30.00 – 37.08 kuzey enlemi ile 36.13 – 36.20 boylamları arasında yer almaktadır.
İlin yüzölçümü 3767 km2 dir. Toprakların yaklaşık %42’si orman ve fundalıklarla, %39’u ekili, dikili alanlarla, %2’si diğer arazilerle kaplı olup %17’si tarıma elverişsiz arazidir.
Osmaniye’nin denizden yüksekliği 121 metredir.
Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü Osmaniye’de, yine Akdeniz bitkilerinin tamamına yakınını görmek mümkündür. Topraklarının %42’sini oluşturan orman ve fundalıklarda; flora zenginliği bulunmaktadır. Osmaniye ilinin tabii bitki örtüsü, ova tabanlarında kültür bitkileri, eşik sahalarda makiler, yüksek kısımlarda iğne yapraklı çam ormanları ile kaplıdır.
3.1.1. TOROS DAĞLARI BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Kızılçam (Pinus brutia), Ardıç (Juniperus), Sedir (Cedrus) ve Göknar (Abies) Toroslarda görülen başlıca bitki örtüsüdür. Toros dağlarında Kızılçam’ın yayılmasına en uygun alanlar 800-
3.1.2. AMANOS DAĞLARI BİTKİ ÖRTÜSÜ :
Denizden başlayarak çok dik bir şekilde yükselen Amanos Dağlarında Karadeniz ve Marmara (Özellikle Uludağ) bölgesine benzer bir bitki örtüsü görülür. Amanos Dağlarının topografik yapısı nedeniyle denizden gelen nemli rüzgarlar bu bölgede yağışa neden olmaktadır. Bu yağış ve nemli ortam buzulların erimesinden önce Toroslarda da görülen ancak buzullar eridikten sonra oluşan iklim koşulları nedeniyle günümüzdeki bitki örtüsünü almıştır. Bu koşullar Torosların aksine Amanoslar da eskiden varolan bitki örtüsünün korunmasını sağlamıştır. Bu yüzden Amanos Dağları, özellikle İskenderun Körfezine bakan batı yamaçları relikt orman (orman kalıntısı) toplulukları bakımından oldukça zengindir.
Güney Torosların başlangıcı olarak kabul edilen Amanos Dağlarının, en yüksek bölümü Mıgır (2262) ve Dumanlı 2260 ( Keldaz 1900 ) tepeleridir. Ana materyali palezoik periodit, serpantin ve gabro kütlelerinden oluşan bu dağlar, jeolojik olarak III. zamanın II. yarısında kıvrılarak yükselmişlerdir.
Amanos Dağları ;
v Esas yayılış alanı, Lübnan ve Anti-Lübnan dağları olan birçok bitki türünü içerir. Bu bitkiler en kuzey yayılış alanını oluşturur.
v Esas yayılış alanı, Doğu Karadeniz ve Orta Avrupa olan yaprağını döken birçok bitki türü ile Kuzey Avrupa’daki Avrupa-Sibirya flora elementlerinin en güney yayılış alanını oluşturur.
Osmaniye’den başlayarak,
Kireç taşı anakaya üzerinde önemli bir yer kaplayan bu bitkiler maki topluluğu oluşturmaktadır. Amanos Dağlarında alçak alanlarda bulunan primer ve sekonder çalı ormanları ile çalı toplulukları sözü edilen maki vejetasyonunu oluşturur. Bu alanda optimum yayılma gösteren Kermez Meşesi Doğu Akdeniz varyantı olarak Anadolu Meşesi adıyla anılmaktadır. Doğu blokları arasında kalan derin vadilerde ise Kızılçam ormanları hakimdir. Kızılçam
Yaprağını döken bitkilerin görüldüğü
Az yağış alan sığ toprakların bulunduğu güney bakılarda, 1100 metreden 1600 metreye kadar Karaçam görülür. Nemli bölgelerde Karaçam, Anadolu Meşesi ile karışık olarak görülür ve bazen 2000 metreye kadar çıkabilir.
1500-
İlimizde iklim, dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte, tipik Akdeniz iklimi karakteristiğindedir. İklim yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Sıcak havanın etkisi ile yayla kültürü çok gelişmiştir. Haziran-Eylül döneminde; Zorkun, Ürün, Fenk, Almanpınarı, Bağdaş, ve Maksutoğlu yaylalarına büyük göçler olur.
Merkez, Bahçe, Düziçi, Hasanbeyli, Kadirli ve Sumbas ilçelerinin bazı köyleri, rakımı yüksek yayla karakteristiği göstermekte olup, ova kesiminden farklı iklim özelliklerini gösterir. Bu sebeple tarımsal faaliyetler de uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.
Bütünüyle Çukurova yöresinin özelliklerini taşıyan Osmaniye’de su kaynaklarının önemi çok fazladır. Yılda üç kez ürün alınan toprakların suya olan ihtiyacı önemli oranda karşılanmaktadır. Taşıdıkları alüvyonlarla meydana getirdikleri verimli tarım toprakları bunların vazgeçilmezliklerini artırmıştır.
Osmaniye ve çevresi, su kaynakları bakımından zengin bir ildir. Topraklarından geçen Ceyhan nehri ve bu nehir üzerine inşa edilmiş bulunan Aslantaş ve Berke barajları, hidroelektrik santralleri, yapılan kanallar ile, ilin topraklarının büyük kısmının sulanmasında kullanılmaktadır.
İl sınırları içerisinden doğan ve ilden geçen bazı akarsular: Ceyhan, Savrun, Sumbas, Hamus, Kesiksu, Karaçay ve Sabun çayıdır. Bu akarsular üzerinde Aslantaş, Berke, Mehmetli ve Kalecik barajları bulunmaktadır.
3.3.1. SU GÜCÜ: Başlıca önemli akarsular; Ceyhan nehri ve bu nehrin kolları olan Kesiksuyu, Kalecik çayı, Yarpuz çayı, Karaçay, Sabunsuyu, Horu ve Savrun çayıdır.
3.3.2. AKARSULAR:
Osmaniye ili sınırları içerisinde bulunan başlıca akarsuların uzun yıllar ortalama debileri şu şekildedir:
Ceyhan Nehri : 176.5 m³/S
Savrun Çayı : 8.12 "
Kesiksuyu Deresi : 4.60 "
Sabunsuyu Çayı : 4.12 "
Horu (Hamis) Çayı : 3.93 "
Karaçay : 2.82 "
Kalecik Deresi : 2.12 "
Yarpuz Çayı : 1.78 "
Ceyhan Nehri : Nurhak dağlarından doğar,
Kalecik Deresi: Kocakuz ve Ardıçlıkaya tepelerinden doğar, tamamı il sınırları içerisindedir. Uzunluğu
Karaçay Deresi: Hamo ve Hanife mezarı tepelerinden doğar,
Savrun Çayı : Mozgaç dağı, Akgedik mevkilerinden doğar, toplam uzunluğu
Kesiksuyu Deresi : Ümbelo ve Bozkoyak tepelerinden doğar, üzerinde Mehmetli Barajı inşa edilmiştir. Toplam uzunluğu
Sabunsuyu Çayı : Çakıroğlu mevkiinden doğar,
Yarpuz Çayı : Topbarnaz tepelerinden doğar,
Horu (Hamis) Çayı : İki kol olarak Yerli tepe ve İnicirlikaya mevkilerinden doğar,
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |
YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm