![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
|
Osmaniye Ülkü Ocakları Başkanı Ertuğrul Cevahir Çanakkale Şehitleri anma münasebetiyle yaptığı basın açıklamasında Çanakkale'nin unutulmaması gerektiğini ve Ülkü Ocakları olarak unutturmayacaklarını bildirdi.
Başkan Cevahir sözlerine şöyle devam etti;
"Bir dirilişin yaşanmış destanıdır Çanakkale…
Uzak diyarlardan toplanmış vatan evlatlarının,
Var olma kavgasıdır Çanakkale…
Ben Çanakkale'yim!
Sen Çanakkale'sin!
Biz Çanakkale'yiz kardeşim…
Çanakkale gibi geçilmez,
Çanakkale gibi boyun eğmez…
Var olmakla, yok olmanın; çığlıkla, sükûtun buluştuğu, canların bir akarsu gibi diyar diyar memleketlerden o kutsal topraklara aktığı destanın adıdır Çanakkale. Ben ezelden de tarih yazardım, yalnız bu seferkinin fazlaca kanlı olduğu ve hatta savaş alanlarının bile kanlı isimlerle adlandırıldığı bir yerin adıdır Çanakkale. Zillete boyun eğmek yerine zillete baş eğdiren, siper aralarını kendine bark edinen 253 bin kınalı kuzunun değil; arslan parçasının otağıdır Çanakkale. O yerleri gezmek bir ibadettir şüphesiz, bu ibadetin adı ise ahde vefadır.
Dün yavuklusunun sıcak koynu yerine siper boylarının yakıcı soğuğunu kendine eş edinen, Hazreti Hamza yürekli yiğitler bu destanın kahramanları olarak tarih sahnesinde yerlerini almışlardır. Kimileri annelerinin başlarına sürdüğü kınayla asker ocağına gelmiş, kimileride babasıyla bu cephede aynı kaderin yolcusu olmuştur. Kimileride öğretmeniyle beraber harp etmenin zevkini tatmıştır. Düşman siperlerine hücuma kalkarken baba-evlat, talebe-öğretmen beraber toy etmenin gururunu yaşamışlardı cenk meydanında…
Elbette ki Çanakkale Savaşlarındaki o muhteşem olaylar anlatmakla bitmez, yalnız içlerinden bir tanesi var ki Türk Milleti'nin vatan sevgisini her şeyden önce tuttuğunun ifadesini veriyor. Bu olayı her okuyuşumda nasıl ki ruhum bedenimden oynuyor ve vatana sadakatin ne demek olduğunu anlıyorsam bir o kadarda böyle ataların torunu olmakla gurur duyuyorum. Askeri Dr. Salih Dörtbudak anlatıyor:
‘Sadece Anafartalar-Arıburnu hattında 06–22 ağustos 1915'de 18000 şehit verdik. En az otuz kırk bin yaralımız oldu. Sahra hastanelerinde doktorlar günlerce uykusuz yaralılara hizmet veriyorlardı. Böyle bir hücum gününde sedyeciler hiç durmadan yaralı taşıyor, doktorlar sadece durumu hafif olanları tedavi edebiliyor ve birde komuta merkezinde olan rütbelilerle uğraşabiliyordu. Hayatlarından ümit kesilenlere bakılamıyor, onlar gölge bir yerde kendi kaderlerine teslim edilip şahadeti bekliyorlardı. İşte Çanakkale türküsünde geçen ‘Çanakkale içinde vurdular beni, ölmeden mezara koydular beni.' dizeleri burada buluyordu kendini. Daha ölmeden öldü gözüyle bakılıyordu onlara. Gölge bir yerde kendi kaderlerine bırakılıyorlardı, eldeki imkânsızlıklardan. Tam işin en yoğun olduğu sırada önüne gencecik vatan evladını yatırırlar, bir ayağı kopmak üzere parça parça ve bağırsaklar dışarıdadır. Eli yüzü kan içinde masada yatmaktadır. Sıhhiyecilere "kaldırın bunu" deyince masadaki vatan evladı gözlerini aralar. Gözlerinin berraklığı yeni ortaya çıkmışken tekrar kanla doluverir. Sonra ‘baba' diye seslenir. Doktor sedyedeki yaralı gence baktığında kendi evladı olduğunu görür. Sarılıp öper oğlunu, "bu benim oğlum! Lütfen gölge bir yere koyun" der. Masaya çoktan bir başka vatan evladı yatırılmıştır. Doktor onunla meşgul olur ve diğer kurtulması muhtemel hastalar vardır. Çünkü hepsi onun oğludur o an için. Oğluna ancak ertesi gün bakabilecektir. Ertesi gün yaralı hastaları dolaşmaya başlar. Ancak oğlu çoktan gömülmüştür...'
İşte oğlunu bir baba içgüdüsüyle kurtarmak yerine diğer vatan evlatlarına da ‘benim oğlum' diyen doktor burada vatan sevgisinin ne demek olduğunu ve her şeyden üstün olduğunun dersini veriyordu. Bir baba belki oğluna veda ediyordu ama vatanına ve bağımsızlığına veda etmeyi göze alamıyordu. Bugün bananemciliğin, nemelazımcılığın alıp başını yürüdüğü ülkemizde, duyguları dumura uğramış nice gönüller yaşamaktadır. Mananın önünü maddenin kapladığı, bize has değerlerin yerine paranın hüküm sürdüğü bedenler ortalıklarda dolaşmaktadır. Bu gönüllerin duyarlılığını artırmak dün o doktorun göreviyse bugün hiç şüphesiz bizlerin görevidir. Üzerimizdeki ölü gömleğini çıkarıp, bu ceddi mirasa yaraşır evlatlar olmalıyız. Çanakkale destanı kahramanlarının; yarın, huzurlarına çıktığımızda başımızın dik olmasını istiyorsak Çanakkale ruhunu yaşayıp, yaşatmalıyız. Yaz aylarında tatilimizin en az bir gününü bu nadide şehitler diyarına ayırıp, çocuklarımızın milli ruhtan yoksun büyümelerini engellemeliyiz. Bilakis bu Çanakkale arslanları bizlerin oraya gelmelerini bekliyor ve geldikçe de sevinip, bizler için dua ediyorlar. Bu bir ibadettir, ahde vefa isimli ve her Türk çocuğuna da farz olan bir ibadettir.
Çanakkale bizim için her şeydir… UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM…
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |
YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm