haberosmaniye


 

Ocak 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Ümran Çetin
Ümran Çetin
Ömer Cerit
Ömer Cerit
Murat DOLU

Osmaniye Belediye Başkanı Olarak Hangi Partiyi Seçmek İstersiniz?
CHP
AKP
MHP
Son Fotoğraflar
Hemite Köyü
Hacı Güllü Çayı
izmir yalı çapkını

Google Gruplar Beta
haberosmaniye grubuna kayıt ol
E-posta adresiniz:
Ziyaret et

Firma ya da iş kolu arayın Firmanızı Kaydedin

Osmaniye İş Rehberi

 

  


Sacekimiresim
  
Ana Sayfa > Haberler > Baykal'ın seçim sonuçları tahlili
 
Baykal'ın seçim sonuçları tahlili

CHP Lideri Deniz Baykal'ın CHP Genel Merkezi'de yaptığı açıklamalar ve sorulara verdiği cevaplar:

 

Bu seçimler AKP'nin ikinci bir dönem daha tek başına hükümeti kuracak kadar bir parlamento çoğunluğu sağlamasıyla sonuçlanmıştır.

 

AKP'yi kutluyorum. Seçim sonuçlarının milletimize hayırlı olmasını diliyorum. AKP'ye başarılar diliyorum. Milletimizin kararı hepimiz için büyük değer taşır. Bu seçimde ortaya çıkan siyasi sonuçları hep birlikte değerlendireceğiz. Ama milletin iradesini temel alan anlayışla önümüzdeki döneme bakacağız.

 

Bu seçim dönemine gelinceye kadar CHP 2002 seçimlerinden günümüze kadar uzanan dönem içinde çok ciddi bir görev yapmıştır. Ülkemizin ulusal çıkarlarını, Cumhuriyetimizin birikimlerini kazanımlarını sahiplenen savunan, onların önemini herkese anlatmaya çalışan etkin bir çalışma yapmıştır. Hepimiz bu çalışmalarla iftihar ediyoruz.

 

Tarihin CHP'nin bu dönemde yaptığı çalışmaları hakkını vererek yazacağını kuşkumuz yok. Türkiye'nin tarihi doğrultusunu sahiplenen, zaman zaman buna yönelik tehditleri caydıran, zaman zaman ülke yararı doğrultusunda iktidarı yönlendiren parlamento çalışmasını CHP başarıyla yapmıştır.

 

CHP Türkiye'nin siyasal sigortası konumundadır. CHP'nin çalışmalarına önümüzdeki dönemde daha çok ihtiyaç duyulacaktır.

 

Bu seçim sonuçları hiç kuşku yok bizim açımızdan tatmin edici değildir. CHP’nin 2002 seçimlerinde elde ettiği oy oranını 1.5 puan artırması bizim için yeterli sayılamaz. Bu seçim sonuçlarının altında, hangi toplumsal dinamiklerin yattığını, hangi siyasi şartların bunlara yol açtığını ve bu siyasi tabloyu şekillendiren uygulamaların neler olduğunu elbette önümüzdeki dönem içinde irdeleyeceğiz. Bu konuları kavramaya ve ortaya koymaya çalışacağız.

 

İktidara tek başına gelen bir partinin ikinci kez iktidara gelmesinin çeşitli örnekleri vardır. Demokrasinin yansıması olarak böyle durumlar zaman zaman ortaya çakıyor.

 

Partimizin hedefleri ve politikaları konusunda hiçbir kuşkumuz yok. Ama bu hedefleri ve bu politikaları günün değer yargıları ve bekleyişleri ışığında daha geniş bir destek sağlayacak biçimde ortaya koymanın gereği nedir bunu araştıracağız. Ve buradan dersler çıkaracağız.

 

Ayrıca CHP’nin yeniden yapılanmaya yönelmesi gerekli ve yararlı gözüküyor. Bir şeyden hiç kuşku duymuyoruz, CHP doğru hedefler için doğru politikalar çerçevesinde doğru işler yapmıştır.

 

CHP’nin oylarını 1 milyon 200 bin civarında artırmış olmasının bizim için çok büyük değeri vardır. CHP’ye bu süreçte oy veren bütün vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Onların bize verdikleri o emanete sahip çıkacağız. O oyların siyasi mesajını önümüzdeki dönemde sahipleneceğiz.

 

Biz muhalefet olarak uzlaşmaya, işbirliğine açık olarak durmaya devam edeceğiz. Zaten açıktık devam edeceğiz. Uzlaşmanın temelinde bizim anayasamız yatar.

 

 

Sorular:

 

Cumhuriyetin kazanımlarının tehlikede olduğunu vurgulamıştınız. Ancak iktidar partisi oylarını artırdı. Ve siz beklediğiniz başarıya ulaşamadığınız. Bu durumda sizin cumhuriyetin kazanımları tehlikededir teoriniz halk tarafından çürütülmüş bulunuyor mu?

 

Seçim sonuçlarının bir anlamı değeri vardır. Türkiye’de cumhuriyete yönelik bir tehlike bulunduğu gerçeğini herhangi bir seçim sonucunun ortadan kaldırması söz konusu olamaz. Geride bıraktığımız dönemde bu tehlike vardı. Bu tehlikenin bundan sonraki dönem de devam edeceğinden kimsenin kuşkusu yoktur. Türkiye’nin Müslüman ama laik bir devlet olan bir toplum kimliğiyle ilgili içerden dışardan arayışların var olduğu çok açıktır. Biz buna karşı görevimizi elbette yapacağız. Seçim sonucunun bizim tahlilimizi değiştirmesi sözkonusu değil. Biz aynı tahlili yaparız gelecek seçimde bambaşka bir sonuç ortaya çıkar.

 

Tabandan gelen baskılar var, bunlara ne diyeceksiniz?

CHP tabanında böyle bir değerlendirme olduğuna dair benim gözlemim yoktur. CHP’nin tabanı örgütü, kadroları partinin mücadelesini çok iyi biliyorlar. Bu konuda herhangi bir dikkate alınmayı gerekli kılacak durum yok. 

 

Seçilen bağımsızlar konusunda ne diyeceksiniz?

Bu parlamentoya giren bağımsızlarla ilgili anlayışımız ortada. Terör örgütü ile ilişkisini inandırıcı biçimde aydınlığa kavuşturmamış hiçbir siyasetin saygın bir yeri olacağını düşünmüyoruz. Terör karşısında davranışın ne olduğu inandırıcı biçimde ortaya konmalıdır. Siyaset etnik ve inanç temelinde yürütülmemelidir.

 

Zülfü Livaneli’nin bugünkü yazısında ne diyeceksiniz?

Bu yazıyı okumadım. 2002 seçimlerinden sonra AKP’nin o zamanki Genel Başkanı’nın parlamentoda yer alması gerektiğine demokrasi anlayışımın bir gereği olarak inandım. Parti içinde ve toplumda benim bu çabamı anlayamayan, buna şu yada bu nedenle karşı çıkanlar oldu. Ama ben inanıyorum ki bir parti genel başkanı seçime katılma hakkı kazanmışsa ve parlamentoya 360 vekil koymuşsa ona kişisel ambargo koyarak hiçbir yere ulaşılmaz. Türkiye’nin bugünkü geldiği nokta o gün önü açıldı diye değerlendirmek çok sığ bakış açısıdır. Ama hiçbir yerde AKP Genel Başkanı’nın iki ay sonra iflas edeceği umudu içinde bu yetkiyi hakkı tanıdığımı söylemedim. Hadi verelim iki ay sonra batsın demek çok tehlikeli bir çarpıtmadır. Onun bu hakkı inanması gerektiğini düşünerek bunu yaptım. Hiçbir ortamda bu konuda ifade edilmiş tek bir cümlem yoktur.

 

 

CHP’nin siyasal söyleminin içeriği bakımından bir değişiklik arayışı içinde değiliz. Sosyal demokrat bir partiyiz ve milli mücadele içinden çıktık. Bu iki çizgi değişmez. Ama söyleyiş biçimimizle ilgili her türlü değerlendirmeye açık olacağız.

 

Cumhurbaşkanlığı konusu

Parlamento oluştuktan sonra bir siyasi trafik başlayacaktır. Sayın başbakan dün beni aradı, iyi niyetlerini ifade etti ben de kendisini kutladım. Sayın Başbakan bizi ziyaret etmek düşüncesinde olduğunu, ve bizlerle istişare etme anlayışında olduğunu söyledi. Ben de bundan memnuniyet duyduğumu söyledim. Bir trafik başlayacak. İadei ziyaret ihtiyacı bu noktada çıkabilir.

 

Biz uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçilmesine inanıyoruz. Bir parti ideolojik merkezine bağlı birisinin cumhurbaşkanı olmayacağını ifade ettim. Aynı görüşteyim.

 

Adayları görmeden hiçbirşey söylemek istemem.

 

Rodosa yüzme konusu

Bir şakanın bu kadar ciddiye alınması siyasi hayatımızın ne kadar mizaha ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yüzmem için merakın bulunmasını tebessümle karşılıyorum.

 

Siyaseti bırakmayı düşünüyor musunuz?

Düşünmüyorum. Benim ne kadar güvenilir olduğum bilinir. Herkes zannediyor ki bir seçim mücadelesi ve iktidara gelmeyen kaybetmiştir. Biz 12 Eylül’de partisi kapatılmış insanlarız. Biz 12 yıl partisiz kaldık. Ben 7 yıl siyasi haklarımdan mahrum kaldım. Partimizi açtıktan sonra bizim aldığımız oy oranı 4.70’ti. E bu kadar oy aldık diye “artık bırak” mı denecekti. Denmedi kimse aldırmıyordu çünkü. Biz 4.70’le yola çıktık. Sonra 10.70 olduk.

99 yılında PKK’nın lideri Amerikalılar tarafından Ecevit’e verildi. Biz aynı kulvarda siyaset yapan bir partiyiz ve 1.5 puan oyumuz azaldı ve parlamento dışında kaldık. Ve ben çekildim. 1.5 yıl yoktum ben. Yeni bir yönetim yeni bir anlayış geldi. Oyumuz Öcalan gibi bir nedenle dahi olsa oy kaybettik dedik ve ben sorumluluğu üstlenerek ayrıldım.

 

Sonra kurultay topladı. Partimiz “sen haklıydın” dedi ve  ben tekrar göreve geldim. 2002 yılında tekrar seçime geldik. CHP’nin seçim platosu yüzde 10 düzeyinden yüzde 19 düzeyine geldi. Biz partimizi inşa etmeye çalışıyoruz. Ve bu doğrultuda bir işe yaradığımızı gördükçe şevkle çalışıyoruz. Yüzde 19.4’te de birileri çıktı ve “yenilgi” dediler. 2007’de şimdi seçime geldik CHP yüzde 20 platosunu sahiplenmiştir. Onu istikrara kavuşturmuştur. Ve oy oranını 1.5 puan artırmıştır.

 

Bakın isim vermek istemiyorum ama Merkez Sağ’da bir sürü parti vardı iktidara geldiler. Ne oldu şimdi onlara. Ama CHP istikrarlı olarak bir temel kurum olarak ortaya çıkmıştır. Bizim beklentilerimiz gerçekleşmemiş olabilir. Biz kendi içimizde bunları konuşuruz. CHP iktidara gelebilir, gelmeyebilir o ayrı konu.

 

DSP’lilerin ayrılma konusu

Sayın Zeki Sezer telefonla aradı konuştuk. İlk değerlendirmelerimizi yansıttık. Başka bir şey konuşmadık. Sayın Demirel de büyük bir nezaketle beni arayarak düşüncelerini ifade etti. Ben de kendisine teşekkür ettim.

.

Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Sayın Baykal yerden göğe kadar haklıdır.
Solun açmazlarını "Baykal sorunu" na indirgemek kolaycılıktan başka bir şey değil.
Baykal, Türk Solu'nun taleplerine boyun eğmekten başka bir şey yapmıyor.
Türk Solu (aynı adlı dergi çevresini kastetmiyorum), Türk Demokrasisine katkı yapmak niyetinde değil. İdeolojisi erimiş, sistemin neresinde duracağını şaşırmış sol, reel politika üretemiyor. Politika üretme işini TSK'ya, TSK tekâudu STK'lara ve yıllardır beslediği yargının Yükseğine çıkmış bürokratlara havale etmiş durumdalar.

Sol partiler, kendilerini zikrettiğim politika üreticilerinin üretimlerini "siyasal parti" olarak dillendirme misyonunu üstlenmiş durumdalar.

Solun ulaştığı bu noktada Baykal'dan iyi bir Lider olamaz. Dolayısıyla solda liderlik tartışması yersizdir, abesle iştigaldir.

Livaneli , ADD'den, ÇYDD'den, Danıştay'dan daha fazla politika mı üretebilir? Karayalçın, Anayasa mahkemesinin politikasını daha iyi mi takdim edebilir? Sarıgül'ün bütün bunların üzerine koyacağı bir cümle mi vardır? İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, A.Necdet Sezer mı? efenim!

Ha Ufuk Uras, Baskın Oran diyecel olunursa kabul, bu adamlar tabiki politika üretme ihtimali olan beyinlerdendir. Ama onların %20'lik cemaatte kabul görmesi mümkün görünmüyor.

Baykal haklı, oy oranını artırdı.
Daha ne istiyosunuz?
Hüseyin Kengerli eklemiş. | 24 Temmuz 2007 Saat 23:23
CUMOK’UN SAVAŞIMCILARI,
DEĞERLİ CUMHURİYETÇİLER,
DOSTLARIMIZ,


“HATTI MÜDAFAA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR.

O SATIH BÜTÜN VATANDIR.”

Sözünü unutmadığımız Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK dediği gibi,


“BİR MUHAREBEYİ YİTİRDİK, SAVAŞI DEĞİL.”


Davamız kaybedilmemiştir. Ulusal Bağımsızlık, Aydınlanma ve Emekten yana olmak ilkeleri ve Cumhuriyetimiz gelenekleri, dayandığı güçler ve bizlerle yaşamaktadır.

Esas olan uğruna savaşılacak olan davayı unutmamak ve savaşım ruhunu yitirmemek, Ulusça, bireyler olarak teslim olmayı kabul etmemektir.
Cumhuriyet Genci eklemiş. | 26 Temmuz 2007 Saat 17:27
Sayın BAYKAL karşıda çok ilginç bir koalisyon var.
Gerçi koalisyondan çok mozaiğe benziyorlar.İsimlere bakalım YÖK eski başkanı Mehmet Sağlam, Chp eski genel sekreteri Ertuğrul Günay ve bir grup solcu, ANAP eski vekilleri, eski milli görüşçüler,kimler kimler...
Değişik zihniyet temsilcilerini bir araya getiren sebep nedir?

Er yada geç bu suni mozaik dağılacaktır.İşte o zaman CHP ye ve size ihtiyaç olacaktır.
Osman Aslan eklemiş. | 27 Temmuz 2007 Saat 18:39
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.



Sık kullanılanlara ekleyin

Arama
 
  


Hüseyin kengerli
Hüseyin Kengerli
Bekir Zakir Çoban
Bekir Zakir Çoban
Bahir Yıldırım
Bahir Yıldırım


Bitkisel Rehber



YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm


Pcloji PC ve Teknoloji Forumu