haberosmaniye


 

Ocak 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Ümran Çetin
Ümran Çetin
Ömer Cerit
Ömer Cerit
Murat DOLU

Osmaniye Belediye Başkanı Olarak Hangi Partiyi Seçmek İstersiniz?
CHP
AKP
MHP
Son Fotoğraflar
Hemite Köyü
Hacı Güllü Çayı
izmir yalı çapkını

Google Gruplar Beta
haberosmaniye grubuna kayıt ol
E-posta adresiniz:
Ziyaret et

Firma ya da iş kolu arayın Firmanızı Kaydedin

Osmaniye İş Rehberi

 

  


Sacekimiresim
  
Ana Sayfa > Murat Dolu > 28 Mart'tan 22 Temmuz'a
 
28 Mart'tan 22 Temmuz'a

Tüm okurlarımızın yorumlarını heyecanla okuyor ve eleştirilerini dikkate alıyorum. Ancak bir noktaya dikkat çekmek ve ardından gerçek bir hikaye aktarmak istiyorum.

Daha önce okurlarım MHP’li olduğumu iddia ederek beni, yazılarıma siyasi görüşlerimi karıştırmakla itham etmişlerdi. MHP’yi o zamanlar benden başka yazan, yazılarında veya haberlerinde benden başka yer veren neredeyse yoktu ve bu durum okurlarımızın benim MHP’li olduğum düşüncesine kapılmasını sağlıyordu.

Oysa ki ben, diğer partilere verilen imkanların muhalefette ve hatta meclis dışında kalan partilere bile verilmesi gerektiği gerçeğine inandığım için hepsinde olduğu gibi, MHP’nin de tüm basın açıklamalarına gazete, internet sitesi haber ve köşe yazılarımda yer veriyordum. O dönemlerde beni siyasi görüşünü yazılarına ve yayınlarına yansıtmakla itham edenlere defalarca şunu ifade ettim; “Ben tüm kesimlerin haberine ve açıklamalarına yer veriyorum. Bugün MHP haberi yapan tek gazetecinin ben olması benim başarım değil, eşit mesafede durmayan diğer gazetelerin kabahatindendir.” Dedim. Siyasetçi değilim devletçiyim dedim. Ben dedim ama Osmaniye ve özellikle MHP kesimi buna inanmak istemedi. Kendisinden yana olduğumu düşündü. Kaldı ki olabilirim de olmayabilirim de ama bunu yazılarıma bu düşünce çerçevesinde yansıtmadığım bir gerçektir. Bu dikkat çekmek istediğim konu idi.

Dikkat çekmek istediğim konu aslında uzun ama burada kesiyorum. Şimdi ise Osmaniye’de 28 Mart yerel seçimler öncesinde yaşanan bir gerçektir ki bunu da özellikle MHP’lilerin dikkate alması ve ondan sonra yazılara sert yorum yapmaları gerekmektedir. Biz daha kalemimizi en azından kendi hemşerilerimize karşı sert bir şekilde kullanmaya başlamadık.

Hikaye:

Osmaniye’de 28 Mart yerel seçimlerinin hemen öncesinde yani 8 ay önce, 11 yıl yaşadığım Ankara’dan Osmaniye’ye geldiğimde Memili Kırıkkanat Belediye Başkanı idi. Kendisinin Belediye Başkanlığı döneminde pek görüşme imkanımız olmadı. O nedenle onun belediye başkanlığını eleştirmek haddime düşmez. Ben sadece bu süreçte yaşanan ve gözlemlediğim bir gerçeği bu hikayede hatırlatmak isterim. Umarız bu yazımızı değerli yetkililer okurlar.


Davut Çuhadar Ak Parti’nin Belediye Başkan Aday Adaylarının 8. si idi. 9 aday adayından biri, yani sondan bir önceki idi. Bizi hayretler içerisinde bırakacak kadar soğukkanlı bir aday adaylığı dönemi geçirdi. Ne zaman ki adaylığı kesinleşti Osmaniye sokaklarını arşınlamaya başladı. İlk başlarda bir iddiaya göre Osmaniye’yi bilmediği için kaybolduğu söylentisi yayıldı ve hatta bu söylenti çeşitli esprilere konu oldu. Yani bir Belediye Başkan adayı yönetmeye talip olduğu şehrin sokaklarında kayboluyordu.

Bu iddia ve espriler MHP’liler tarafından sıkça kullanılıyordu. Ama Davut Çuhadar çalışmalarına devam ediyor, kaybolduğu iddia edilen sokaklardan bir daha geçiyor, sonra bir daha geçiyor, sonra bir daha geçiyor ve nihayetinde o sokakta kendisini tanıtmadığı ve kendisinin de tanımadığı insan kalmayana kadar yoğun bir tempoda çalışıyordu. Zorlu yerlerde gerekirse ev ev çalışıyordu. Projelerini anlatıyor, partisinin ve kendisinin propagandasını yapıyordu. Bunu yaparken Ak Parti başta olmak üzere, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, kardeşleri, cemaati ve sevenleri desteklerini hiç esirgememiştir.

Nihayetinde ilk başlarda yönetmek istediği şehrin sokaklarında kaybolan esprisine maruz kalan Davut Çuhadar, Belediye Başkanı oluyor ve 2004 yılından bu yana Osmaniye’yi yönetiyor.


Diğer cephede yani MHP’de ise durum bambaşka idi. Memili Kırıkkanat Belediye Başkanlığı avantajlarına rağmen yalnız başına miting yapıyor. Tüm imkanlarıyla hem konuşmacı, hem organizasyoncu, hem de Belediye Başkan adaylığını kendi başına yerine getirme gayreti sergiliyordu. İddiaya göre teşkilat son güne kadar adaylık başvurusunu kabul etmek istememişti. Zaten seçim boyunca herhangi bir mitingde  de il başkanını veya teşkilatını yanında gösteren güçlü bir tablo sergilenmemişti. Yani İl ve İlçe Teşkilatı adeta Memili Kırıkkanat’ı yalnız bırakmışlardı.


Memili Kırıkkanat avantajlı idi çünkü; Osmaniye’nin 5 yıldır Belediye Başkanı idi. Osmaniye’deki tüm sokakları gözü kapalı bulabilir ve dolayısıyla kaybolma gibi komik bir duruma düşme ihtimali hiç yoktu. Osmaniyeli onu tanıyor ve Dayı ünvanı vererek çalışmalarını taçlandırıyordu. MHP’nin Osmaniye’deki Dr.Devlet Bahçeli faktörü dikkate alındığında O’nun seçilememesi gibi bir durum söz konusu bile olamazdı.


Ama tüm bu avantajlara rağmen tek başına Memili Kırıkkanat’ın çalışması ile bu iş olmadı. Seçim süresi boyunca yalnız bırakılan Memili Kırıkkanat seçimde bir darbe de halktan yedi ve tartışmalı da olsa seçimi kaybetti. MHP’nin seçim bürosu her gün tıka basa doluyordu. Ancak çalışan yalnızca ve yalnızca kadınlardan başkası değildi. Evet  bu gerçeği bir kez daha yazıyorum. MHP’de o dönem de, bu dönemde en çok çalışan kadınlardır. Memili Kırıkkanat veya partililer de elbette çalışmışlardır ancak kimse MHP’nin kadın Kollarından daha çok çalışmamıştır. Dün olduğu gibi bugünde bu gerçek değişmedi. Seçim bürosunu bir kahvehane gibi çay ve sigara içme yeri zannedenler seçim sonuçları anlaşılmaya başlandığında başka seçim bürolarında zafer halayı çekmeye gittiler.

İşte o dönemlerde tüm gazeteler Ak Parti’ye biat ettiklerini gösterircesine “Aslan Başkan Çuhadar, Kaplan Başkan Davut bey” tarzında başlıklarla adamı neredeyse kral ilan edeceklerdi. Ben ise 28 mart seçimlerinden iki gün sonra 30 Mart günü çıkan ilk gazetemde; “Sen Kaybetmedin Osmaniye Bahçeli’yi Kaybetti” sürmanşeti ile yayına çıktım. Manşetimde Davut Çuhadar’a nasihat vardı. Seçimden sonra çıkan ikinci sayımda Başkan Çuhadar’ın gazetecilere bakışını değerlendiren “Belediye Başkanlığına güvenerek gazetecilik yapmıyoruz” başlığı ile ikinci yayınımı yaptım. Belediye Başkanına açık mektup yazdım. Kim korkarsa korktuğu başına gelsin başlığı ile yazılar kaleme aldım. “57 ay ya sabır” yazısını kaleme aldım. Akabinde ne sert yazılar, ne keskin kalem hamleleri ve aleyhime açılan davalar, tehditler vesaireler sonucunda hiçbir yargılamadan ceza almadan ve hiçbir mafyavari tehditlerden, önce Allah’ın izni ile zarar görmeden bu günlere geldim. Şimdi kalmış MHP’ye yaranacağım şirin görüneceğim diye kimse bana saldırmasın arkadaş. Ben o zaman MHP’liyim diye bunları yazmadım. Gördüklerim midemi bulandırdığı için ve herkese eşit hak verilmesi gerektiği için 4,5 yıl boyunca MHP’ye diğerlerine verdiğim gibi yer veriyor ve iktidara şirin görüneyim demek yerine eksiği hatası olduğunda gözünün yaşına bakmadan cesaretle yayın yapıyorum.


Bu 4,5 yıl içinde neredeyse 1 yıl benden başka hiç kimse MHP’den tek kelime bahsetmedi. Ben yazdım diye abonelerimi kaybettim. Reklamlarımı kaybettim. Mahkemelere verildim. Tehdit edildim. Ama sinmedim. Bir yazıyorsam iki yazdım. Üstüne üstüne gittim gerçeklerin. Bugün olduğu gibi dün de gerçek olanları yazdım ve yarın da gördüğüm gerçekleri yazmaya devam edeceğim. Bakın bugün tüm gazeteler MHP’yi yazıyor. Ben de her zaman herkese yer verdiğim gibi MHP haberleri yazıyorum ancak, sayı çoğaldığı için göze gelmez olduk tabi…

Şimdi herkes objektif olmuş. Yarın MHP iktidar olursa kulağımızı çekmesin diye yazıyorlar. Ben ise dün olduğu gibi bugünde objektif bir şekilde yazıyorum. Herkes kendi penceresinden bakarak yorum yapıyor. Ben binlerce insanı görüyorum bir hafta boyunca. Bu insanlardan aldığım izlenim ve gözlemler neticesinde buraya bir iki satır aktarıyorum. Görünen köy klavuz istemezse, Halep oradaysa arşın da buradadır. 22 Temmuz seçimlerine şurada bir şey kalmadı hep birlikte göreceğiz. Osmaniye ve Türkiye için hayırlısı olur inşallah…

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
MHP kendisine objektif olarak yer veren insanları hiç bir zaman görmez, bunu çok iyi biliyorum. Ama en ufak bir eleştiri yapsan hemen ayağa kalkarlar. Bu yazılanların bir kısmına ben de şahit oldum ve yazar arkadaş bu durumda haklı. Halka gerçekleri göstermek için her zaman her kesime bunlar meclis dışında kaldı demeden yer verdi ve basın açıklamalarını diğerlerini duyurduğu gibi duyurdu.
Ne diyelim herkes üzerine düşen payı alır ve düzgün çalışırsa herşey yoluna girer ve şehrimiz için hayırlısı olur inşallah
kamuoyununsesi eklemiş. | 09 Haziran 2007 Saat 11:58
Seçim büroları kahvehane değildir. MHP'li kadınlar nasıl gece gündüz demeden çalışıyorlarsa erkeklerinde aynı şekilde çalışmaları gerekir. Başarının yolu çalışmaktan geçer. Adama yolları bilmiyor kayboluyor dedik, adam bilmediği yolları öğrendi çalışa çalışa ve o yollarda oturan insanların oylarıyla bugün belediye başkanı oldu.
O zaman neymiş, ÇALIŞAN KAZANIR" imiş. çalışan kazanır kahvede çay sigara içip ayak ayak üstüne atanlar değil. Yazarı tebrik ediyorum.
MHP'li eklemiş. | 09 Haziran 2007 Saat 12:02
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.



Sık kullanılanlara ekleyin

Arama
 
  


Hüseyin kengerli
Hüseyin Kengerli
Bekir Zakir Çoban
Bekir Zakir Çoban
Bahir Yıldırım
Bahir Yıldırım


Bitkisel Rehber



YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm


Pcloji PC ve Teknoloji Forumu