haberosmaniye


 

Aralık 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031

Ümran Çetin
Ümran Çetin
Ömer Cerit
Ömer Cerit
Murat DOLU

Ergenekon örgütü hakkındaki düşünceleriniz
Türkiye'yi seven vatansever insanlar kurmuştur.
Terör örgütüdür
Çıkar amaçlı kurulan bir örgüttür.
Hiçbiri.
Son Fotoğraflar
Hemite Köyü
Hacı Güllü Çayı
izmir yalı çapkını

Google Gruplar Beta
haberosmaniye grubuna kayıt ol
E-posta adresiniz:
Ziyaret et

Firma ya da iş kolu arayın Firmanızı Kaydedin

Osmaniye İş Rehberi

 

  


Sacekimiresim
  
Ana Sayfa > hüseyin kengerli > Ben Böyle Hemşeriyi Ayakta Alkışlarım
 
Ben Böyle Hemşeriyi Ayakta Alkışlarım

-24 Ocak Kararları (artık 1980 tarihli Özal’ın liberal manifestosu anlamında değil, Akparti-MHP’nin milletimizin kanayan yaralarını sarma iradesini tecessüm etmesi mutabakatının tarihi olarak 24 Ocak) münasebetiyle kuyruk cenahlarındaki sancıları azan “çamuriyeti ceridesi pîri ve avanesi”ne inat, Hemşehrimize hürmeten MHP yazısı yeniden-

MHP ve Ülkücü Hareket’in aynı şey olmadığını düşünenlerdenim. Ülkücü Hareket 1970’lerde Rahmetli Türkeş’in liderliğinde CKMP ve  MHP’nin teşkilat varlığıyla mümkün olmuş ama bir partiden çok ötede ictimai derinliğe ulaşmış bir “sosyal-siyasal-ideolojik” akımdır. Akım kelimesi akıp gitmekte olduğunu, durağan bir vakıa olmadığını da anlatır.

 Bu hareket, şahsına münhasır kavramlar, teşkilatlanma tarzı, tarih algılayışı, müzik, edebiyat vb. derin bir alt-kültür  oluşturduğundandır ki ne 12 Eylül gibi bir balyozlanma harekatı, ne liderin aniden dar-ı bekaya irtihâli ne de lider kadrosundan onlarca kopuş  hareketin Türk Siyasetindeki etkinliğini sarsmamıştır.

 MHP ve Ülkücü Hareket’in aynı şey olmadığı görüşü iki şeyi aynı anda ifade ediyor. Birincisi sosyal bir akımla, başı-sonu tanımlı bir partiyi aynı görmemek; yani Ülkücü Hareket’in derinliğini görmektir. İkincisi ise bu hareketin de içinde ihtilaflar olduğu ve MHP dışında da parti-örgütlerin var olduğu gerçeğidir.

 Rahmetli Türkeş’in sağlığında bile var olan “Türkeşsiz Ülkücü Hareket” alternatif arayışları, onun vefatından sonra Türkeşsizlik ön şartına da ihtiyaç duymadan devam etmekte hatta ATP örneğinde “kime niyet kime kısmet” sürprizler yaşanmaktadır.

 MHP, Ülkücü Hareket’in büyüklüğü ve öncülüğü tartışılmaz ana örgütüdür. BBP, ATP,  Alperen Ocağı, Atsız Dergisi, Yeniçağ Gazetesi, Ramiz Ongun Çevresi, N.K.Zeybek Çevresi vd. ekiplerinin tamamı kendilerini MHP’ye göre konuşlandırmak zorundadırlar. 

 Ülkücü Hareket, son yüzyılımızın siyasi akımlarını için yapılan  üçlü kategoriden Türkçülüğe yakıştırılsa da esasen sosyal kökeni itibariyle  İslamcılıktan neşet etmiş ve Türkçü ideolojik argümanlarla baskınlaştırılmış  bir harekettir. Ülkücülüğün sosyal yapıyı koruma refleksi tamamen dini gerekçelere bağlanmıştır. Rahmetli S.Ahmet Arvasi’nin ülkücülüğün ideolojik adı olarak ürettiği Türk-İslam Ülküsü tamlaması son derece isabetlidir ve kendisinden sonra gelenleri hep etkileye gelmiştir.

 Ülkücü Hareket, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu felsefesi ile hiçbir sorunu olmayıp iktidar elitinin kurucu felsefeyi batıcılk yönünde evirmesi ve bu sürecin oluşturduğu sosyal dokumuzu tahrip eden kültür yozlaşmasına tepkili, çözümü geleneksel olanda arayan lider-kitle etkileşimi ile  oluşmuş bir sosyal harekettir. Döneminin diğer ideolojik hareketleri dar toplumsal gruplarla sınırlı iken Ülkücü Hareket, toplumu yatay-dikey tüm kesitleri ile kavrayan bir hareket olmuştur.

 Türkeş, Ülkücü Hareket için asla Alparslan Bey olmamıştır. O, daha ilk günden Başbuğ unvanıyla karizmasında sınır olmayan bir “sembol lider” olarak var olmuştur.

 Türkeş sonrası Ülkücü Hareket, dümen simidi kırılmış bir gemiye dönme riski yaşamıştır.Bu risk, demokratik zihniyetin derindeki meşveret geleneğiyle içselleştirildiğini ispatlarcasına bir kongreler dizisi ile atlatılmıştır.

 Devlet Bahçeli, 1999’un konjonktürel etkisini de terkisine alarak geçirdiği zorlu bir sürecin sonunda, hareketi 10 yılın sonunda Türkeş’in bıraktığı yerden bir adım öteye getirebilmiştir.

 Bahçeli ile hem muhalif ülkücülerin hem de genel anlamda toplumun çelişkisi: ideolojik argümanlarda değil de sembolik değeri yüksek vakıalarda serdedilen tavır, duruş, beyanlar üzerinden “itibâri-imajsal” düzeyde kalmaktadır. Bunu çokca  Bahçeli’nin ketum ve içekapalı mizacı sağlamaktadır.

 Bahçeli’nin Arvasi’nin formüle ettiği Türk-İslam Ülküsü’nün yada ülkücülerin sıradan ortalamasının karşısındaki pozisyonu benim için de , toplum için de muamma. Bahçeli’nin ekibinden kimi siyasetçilerin “nev zuhur ulusalcılık” hakkında kesin, net ve anlaşılır karşı tezleri olmasına karşın, 22 Temmuz öncesinde geliştirilen söylem ulusalcılara yabancı gelmiyordu.

 MHP’nin 22 Temmuz seçim sonuçlarını iyi okuduğu görülmektedir. Bahçeli-Şandır ekseninin Akparti’nin  serüvenine “küskün – dışarıda” kalmaktansa,  içeride -aktif  olmayı seçtiği ve gereğini uyguladığı ortadadır.

 Akparti – MHP diyalogu, tabanı her gün iç içe olan iki sosyal akımın tepedeki 40 yıllık  “yabancılığı”nın izalesi anlamında devrimci bir misyon yüklüdür.

 Hakikaten Akpartinin kütlesel geçmişi olarak MSP-FP hattını sayacak olursak, bu hat ile MHP’nin son 35 yıldır hiçbir ciddi diyalogu yoktur. 1995’te RP adı altında seçim ittifakı yaparken bile  kerhen yan yana gelmekten öteye geçemeyen sıkı bir iletişimsizlik yaşanmıştır.

 Uyuz Selametçiler, Hoppa Kurtçular diyerek biribirleri hakkında yeterli referansları oluşturduğunu düşünen bu tepe kadrolar, tabanda bu iki akımın aralarında sadece bir su sızma mesafesi ile yaşadıklarını görmekten özenle kaçındılar.

 

Sözü dolandırmadan, kısaca söyleyeyim. MHP, Akpartiyi Amerikancı liberallerin kollarına teslim etmek istemiyorsa; Akparti,  MHP’yi önü-sonu karanlık Ulusalcıların önüne yem olarak atmak istemiyorsa Akparti-MHP diyalogu önemsenmelidir.

Gelen Yorumlar
Toplam 7 yorum, 1-7 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Kengerli Kardeşim-e;
Sayın Bahçeli'nin ''türban yasağı'' konuşmasına bakarak yazmışsın.Yorumunda katılacağım bir iki konudan birisi ''AKP-MHP diyaloğu önemsenmelidir''cümlesidir.1995 de değil 1991 genel seçimlerdeki ''seçim ittifakı'' olayında MÇP,RP kurmaylarına yüksek sesle ''İnsanlar,ittifak deği ittihad istemektedir'' demiştir. AKP-MHP ilişkisini bu bağlamda bende önemsiyorum.
MHP ile Ülkücüleri katagorize etmeniz ise hatalıdır.Ülkücü Hareket,Türk Milliyetçiliği hareketinin sivil-resmi omurgasıdır.Yaşı veye resmi görevi gereği siyasi parti üyesi olamayan Türk Milliyetçileri;Ülkü Ocaklerı,Ülkü-Bir,Ülküm,Ülkücü-İşçiler gibi Ülkücü Kuruluşlarda faaliyette bulunurlar.Siyaset yapmalarında yasal engel bulunmayanlar ise MHP saflarında siyaset yaparlar.
MHP den birşekilde ayrılarak, başka yerlerde siyaset yapanlar -sizi tenzih ederim- Ülkücülük ayrı,MHP'li olmak ayrı tezini savunurlar.Bu yorumlar da 12 Eylül 1980 sonrasında Özal döneminde; N.Kemal Zeybek,Mustafa Taşar,Yaşar Okuyan...son dönemde de Muhsin Yazıcıoğlu ve ekibi tarafından seslendirilmiştir.Gerçekte her Ülkücü MHP li olma durumundadır.MHP den ayrılanların Ülkücü görüşten de ayrılmış sayılmaları tartışma konusu dahi olamaz.
Bu durumdaki arkadaşlar kendilerini tanıtırken ''eskiden Ülkücüydüm''demektedir.Yine bu arkadaşlar yanlış bir iş yaptıklarında medyamız ''eski MHP'li.....'' türünden yorumlar yapmışlardır.

Her evin bir adresi vardır.MHP den AKP,DYP,CHP ne gidenler artık o adresin üyesi olurlar.''eskiden ben de Ülkücüydüm'' dediklerine göre zaten eski adrese olmadıklarını kendileri söylemektedir.
Değerli Kardeşim;AKP ve geçmişini oluşturan ''kütle'',Ülkücüleri sevmez.1980 öncesinde üniversitelerde sol ile işbirliği yapmışlardır ama Ülkücülerle biraraya gelmemeye özen göstermişlerdir.Ülkücüler ve Nur talebeleri anlaşmışlar,kaynaşmışlardır-ki ürünü ortadadır-ama Milli Görüşçüler,Ülkücülerden hep uzak durmuşlardır.
Kendilerini mücahid ilan etmişlerdir.Mamak zindanlarında yatan Türkeş ve arkadaşları 12 Eylül savcıları tarafından,''şer'iatı getirmek istemekten'' yargılanmışlardır.
Eski Milli Görüşçü Tayyip Bey,Ülkücü bir şairin şiirini okuduğu için mahkum olmuş ve mağduru oynayarak koltuğa oturmuştur.Halbu ki,geçmişte o şair için ''kurda tapan'' suçlamasını yapıyorlardı.Allah'ın kudreti sonsuzdur.Dün iftira attıkları, bir şairin şiiri , sıçramasına sebep oldu.
Eski Milli Görüşçü Bülent Arınç,2002 seçimlerinde Kahramanmaraş'taki ve Devlet bahçeli bulvarındaki mitingde ''başörtüsü namusumuzdur'' demişti.Beş yıllık iktidarlarında yasayı değiştirmek için TBMM de parmaklarını oynatmadılar.CHP ile basın yolu ile kavga etmekten başka marifetleri yoktu.
2007 genel seçimlerinde MHP meclise girdi.Su görüldü ve teyyemmüm bozuldu.AKP artık kaçamaz.Sayın Bahçeli başörtüsü yasağının kalkacağı güne kadar Başbakan'ı zorlayacaktır.Bu MHP nin ve Sayın Bahçeli'nin var oluşunun gereğidir.İlayıkelimatullah için seve seve canını veren Ülkücülerin bugünkü mirasçılarına ''yasağı kaldırma'' iradesini veren Allah (C.C) sonsuz şükürler olsun.İnşallah önümüzdeki öğretim yılında,Gavurdağlı'nın dik duruşu sayesinde,Rahime Hatun'un torunları ''nur suresi'' okuyarak Üniversitelere girebilecektir.
fahrikuylu eklemiş. | 27 Ocak 2008 Saat 20:35
MHP, AKP'nin kuması olmuştur.
Yazıklar olsun !
Türkeş gitti MHP bitti !
Haydi hep beraber Erzurum'a !
batuhan toygar eklemiş. | 29 Ocak 2008 Saat 19:11
Sevgili Fahri Hocam yorumunuzu üzüntü ile okudum. Görüşünüze saygı duyuyor ve ellerinizden öpüyorum. Ve bilmenizi istiyorum ki BEN ÜLKÜCÜYÜM VE MHP Lİ DEĞİLİM. BÜYÜK BİRLİK PARTİLİYİM.
ALİ İMAT eklemiş. | 30 Ocak 2008 Saat 19:19
ÜNİVERSİTELİ ÜLKÜCÜLER, DEVLET BAHÇELİ'NİN ARTIK PARTİYİ BIRAKMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR. SAYGILAR.
DOGAN DOGANÖZ eklemiş. | 30 Mart 2008 Saat 23:09
Ali İMAT kardeşim Fahri KUYULU Hocamın yazısını üzüntüyle okurken okuduklarını yanlış anlamışsın sanırım
"MHP den ayrılanların Ülkücü görüşten de ayrılmış sayılmaları tartışma konusu dahi olamaz.
Bu durumdaki arkadaşlar kendilerini tanıtırken ''eskiden Ülkücüydüm''demektedir. "
diyor Hocam. Tartışma konusu dahi olamaz diyor dikkat et.Senin MHP li olmaman ÜLKÜCÜ olmamanı gerektirmiyor.Nerde olursan ol ÜLKÜCÜ ol yeter güzel kardeşim.
Sevgiler
Gökhan GÖK eklemiş. | 01 Nisan 2008 Saat 14:38
Hüseyin KENGERLİ,
Bol bol yeni ve eski terim kullandığın ve ne yazı yazmış ama beklentili yazınızda MHP - AKP birlikteliği bekliyorsunuz ama istediğinizin olmayacağını siz de çok iyi biliyorsunuz. Övüyorum gibi yaparken yerdiğinizi herkes görüyordur sanırım. Sizi ve çizginizi biliyoruz.
Dr. Devlet BAHÇELİ - ÖNCE ÜLKEN VE MİLLETİM , SONRA PARTİM VE BEN - derken hiç bir partiyi birilerinin kollarından kurtarma çabasında olmayacaktır diye düşünüyorum
Gökhan GÖK eklemiş. | 01 Nisan 2008 Saat 14:45
Mhp Türkçü falan değildir.Özünde islamcıdır.Adana 1969 kongresini okuyan herşeyi anlar!
Mete Han Türkoğlu eklemiş. | 02 Eylül 2008 Saat 13:42
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.



Sık kullanılanlara ekleyin

Arama
 
  


Hüseyin kengerli
Hüseyin Kengerli
Bekir Zakir Çoban
Bekir Zakir Çoban
Bahir Yıldırım
Bahir Yıldırım


Bitkisel Rehber



YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm


Pcloji PC ve Teknoloji Forumu