haberosmaniye


 

Eylül 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930

Ümran Çetin
Ümran Çetin
Ömer Cerit
Ömer Cerit
Murat DOLU

Abdüllatif Şener'in kuracağı siyasi parti hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Başarılı olur
Şartlara bağlı
Başarısız olur
Son Fotoğraflar
Serinhisar yöresel kıyafetler - Üç etek
Osmaniye Karaçay Şelalesi
Saimbey İlköğretim Okulu

website counter

Google Gruplar Beta
haberosmaniye grubuna kayıt ol
E-posta adresiniz:
Ziyaret et

Firma ya da iş kolu arayın Firmanızı Kaydedin

Osmaniye İş Rehberi

 

  


Sacekimiresim
Ana Sayfa > Bekir Zakir Çoban > Yalan, kuyruklu yalan, istatistik
 
Yalan, kuyruklu yalan, istatistik
Gazetecilerin meşhur deyimlerindendir, derler ki “yalanlar üçe ayrılır: yalan, kuyruklu yalan ve istatistik.” Bunu en iyi siyasetçilerin tartışmalarında görürüz. Muhalefetten biri çıkar, devletin gidişatı ile ilgili öyle rakamlar verir ki batmışız dersiniz. Arkasından iktidar saflarından biri çıkar, onun verdiği rakamlara göre de durumumuz “fevkaladenin fevkinde”dir. Konu bir de PR tabir edilen kamuoyu araştırmaları olunca bahsettiğimiz meşhur gazeteci deyimi daha bir anlam kazanır (bakınız 22 Temmuz seçimlerinden önceki anketler). Zira yapılan, küçük bir gruba sorular yönelterek (onun da ne kadar dürüst yapıldığını bilen yoktur) toplumun geneli ile ilgili bir takım tahminler yürütmektir.

    Şu sıralar gündemimizi meşgul eden meşhur KONDA anketi de işte böyle bir çalışma. Adamlar beş bin kişi üzerinde bir araştırma yapmışlar ve 70 milyonla ilgili bir sonuç ortaya koymuşlar: “başörtülülerin sayısı hızla artıyor”. Benzer bir anketi her konuda yapıp her tür sonucu ve yorumu çıkarmanın mümkün olduğunu söylemeye hacet yok. Hatta çıkan sonuç belli bir hata payıyla gerçeği yansıtıyor da olabilir. Sorun burada değil. Asıl mesele bir kamuoyu araştırmasının nasıl manipüle edildiğidir. En indirgenmiş hali ile araştırmanın verilerinden çıkarılabilecek netice Türkiye’de başörtüsünün önemli bir vakıa olduğu ve ilgili yasağın (başı açık olanlar da dahil) toplumun geneli tarafından tasvip edilmediğidir. Oysa araştırma sonucunun sunuluş biçimine baktığınızda ideolojik veya siyasi bir hamle olduğu görülüyor. Emre Aköz’ün, bir iki gün önceki yazısında belirttiği gibi, Şerif Mardin’in tek bir makalesini bile okumadan “mahalle baskısı”nın üzerine atlayanlar, Malezya’nın haritadaki yerini dahi bilmeden “Türkiye Malezya olur mu?” diye soranlar bu defa da seçimlerin ünlü kahini Tarhan Erdem’i kullanmaya çalışıyorlar. Neden? Milletin menfaati için olmadığı kesin. Gerginliğin meyvelerinden istifade etmek ve bulanık havanın nimetlerinden yararlanmak için elbette. Zira kendi çaldıkları sahte tehlike çanlarının karşısında, kale olarak görüldükleri müddetçe semiriyor, zenginlik listelerinde üst sıralara tırmanıyorlar.

    İşin daha garip yanı, meselenin “delinin birinin kuyuya attığı taş” olmaması. Böyle uyduruk alarmlar zilleri üretme tuzağına “aklı başında” sandığımız birçok kişinin de düşmesi ve bu tür saçmalıkları ciddiye alıp “hayır öyle değil” diye yırtınması, tuzakçıların gündem yaratma hilesine alet olmasıdır. Yok saymak, ilgilenmemek en iyi yöntemdir sanıyorum. Ne demiş İmam Şafi: “zırvanın tevili olmaz.”

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.



Sık kullanılanlara ekleyin

Arama
 
  


Hüseyin kengerli
Hüseyin Kengerli
Bekir Zakir Çoban
Bekir Zakir Çoban
Bahir Yıldırım
Bahir Yıldırım


Bitkisel Rehber



YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm


Pcloji PC ve Teknoloji Forumu 

haber kültür yaşam
eXTReMe Tracker