![]() |
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
| 28 | 29 | 30 | 31 |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus (65 yaş ve üstü) giderek artmaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı % 3 dolayında iken günümüzde % 5.5 düzeyine yükselmiştir. Türkiye’de 4 milyon dolayında 65 yaş ve üzeri kişi bulunmaktadır. Bu sayının önümüzdeki 20 yıl içinde iki katına çıkacağı tahmin edilmektedir.
Bu yaşlı nüfustaki artış, yaşlılıkla birlikte önemli sosyal ve tıbbi sorunları da beraberinde getirmektedir. Yaşlılıkta sık görülen kronik hastalıklar; kalp damar hastalıları, hipertansiyon (yüksek tansiyon), diyabet (şeker hastalığı) ve böbrek hastalıklarıdır. Ülkemizde 65 yaş üzerindeki kişilerin % 90’ında genellikle bir kronik hastalık, % 35’inde 2, % 23’ünde 3 ve % 14’ünde 4 veya daha fazla hastalık bir arada bulunmaktadır.
Türkiye’de 65 yaş üstü kişilerde gerçekleşen ölümlerin % 43.2’sinin kalp-damar hastalıkları, % 10.3’ünün kanser, % 8.4’ünün ise beyin hastalıkları olduğu görülmektedir. Bu ölümlerin ana risk faktörleri ise sigara ve alkol kullanımı, yüksek tansiyon, bilinçsiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzıdır.
Sağlıklı ve aktif yaşlanan bir toplum oluşturmak ve 65 yaş ve üzeri yaş grubuna yönelik sağlık hizmetlerini geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü” olarak kutlanmaktadır.
Bireyin sağlığının korunmasında ve gelişmesinde yeterli ve dengeli beslenmenin önemi büyüktür. Bireyin yaşam boyu kazandığı sağlıklı beslenme alışkanlıkları, sağlığını olumlu yönde etkilemektedir. 65 yaş üzerindeki kişilerde görülen diyabet, obesite (şişmanlık), osteoporoz (kemik erimesi), felç, iskelet ve kas sistemi hastalıklarında bilinçsiz beslenme önemli bir risk faktörüdür. Yaşlı bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi; sadece diyet ile ilişkili hastalıkların oluşumunu azaltmaz aynı zamanda sağlığını geliştirir. Yaşlıların daha aktif, daha kaliteli, daha mutlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olur.
Yaşlılıkta Besin Tüketimini Engelleyen ve Hastalık Oluşmasına Zemin Hazırlayan Etmenler Şunlardır:
Yaşlılıkta Besin Gereksinimleri Nasıl Olmalıdır?
Enerji gereksinimi azalır. Enerji alımı vücut ağırlığını dengede tutacak şekilde ayarlanmalıdır. ( Beden Kitle İndeksi=25 olmalıdır)
Diyet proteininin % 25-30 u hayvansal ,% 70-75 i bitkisel kaynaklı olmalıdır.
Günlük enerjinin % 25 i yağdan gelmelidir.
Enerji karbonhidratlardan sağlanır. Basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlardan zengin besinler tercih edilmelidir
Bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlar. Şeker hastalığı, diyabet ve koroner kalp hastalığı riskini azaltır.
Kemik ve diş sağlığı için gereklidir. Günlük 800-1000 mg’dır.
Kanser, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Günlük gereksinim 25-30 mg’dır.
Yaşlılıkta Önerilen Besin Grupları ve Miktarları
Besin Grupları Porsiyon / Miktarları
1. Süt ve Süt Ürünleri 2-3 Porsiyon
Süt-yoğurt 2 Su bardağı
Peynir, çökelek 1-2 kibrit kutusu kadar
2. Et Grubu 2 Porsiyon
Et, yumurta 90 gram et veya yumurta (aynı
Tavuk, balık miktarda tercihen beyaz et )
Kurubaklagiller 1 çay bardağı
3. Sebze ve Meyve 3-5 Porsiyon
Sebze 2 Porsiyon
Meyve 2-3 porsiyon
4.Ekmek ve Tahıllar 4-5 Porsiyon
Ekmek 4 İnce dilim
Tahıllar 2-5 yemek kaşığı
pilav veya makarna
Yaşlı Bireylerin Yeterli ve Dengeli Beslenmesine İlişkin Öneriler
* Yeterli ve dengeli beslenmek için 4 ana besin grubundan yani süt ve süt ürünleri, et, yumurta, kurubaklagiller; sebze ve meyve, ekmek ve tahıl grubundan besin bulundurulmalıdır. Böylece besin çeşitliliği sağlanarak bireyin temel ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ile posa sağlanmış olur.
* Öğün sayısı arttırılmalı ve azar azar sık yemek yenilmelidir (3 ana, 3 ara öğün). Sabah kahvaltısı kesinlikle yapılmalı ve atlanmamalıdır. Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğu unutulmamalıdır.
* İdeal vücut ağırlığı korunmalı ve besinler yoluyla alınan enerji ile harcanan enerji arasında denge sağlanmalıdır.
* Yağlı besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.
* Posa miktarı yüksek sebze, meyve, kurubaklagiller ve kepekli tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
* Günlük tuz tüketimi kısıtlanmalıdır. Günlük tuz tüketim miktarı bir tatlı kaşığından (4-5 gram) fazla olmamalıdır. Özellikle yüksek tansiyon yönünden tuz ilave edilmiş turşu, salamura vb. besinler, sodalı içecekler tüketilmemelidir.
*Kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurt, peynir gibi besinler, günlük beslenme içinde mutlaka yer almalıdır.
*Çay şekeri denilen ve kan şekerini hemen yükselten şeker, şekerli besinler ve hamur işi tüketimi sınırlandırılmalıdır. Muhallebi, sütlaç gibi sütlü tatlıların tüketilmesi yaşlılar için daha uygundur.
*Günlük sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Günde 8-10 su bardağı sıvı tüketimi uygundur. Aşırı çay ve kahve tüketilmemelidir. Ihlamur, taze sıkılmış meyve suyu, ayran yaşlılar için uygun içeceklerdir.
*Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Başlangıçta kısa süreli yürüyüşlerle başlanıp zaman içerisinde bu arttırılabilir.
*Besin tüketimini cazip hale getirmek için yiyeceklerin lezzet ve çekiciliği arttırılmalıdır. Bu amaçla çeşitli baharatlar (nane, kekik vb.) kullanılabilir. Yemek yemek için yeterli zaman ayrılmalı ve hızlı yemek yenmemelidir. Sindirim salgılarını arttırmak için yemekler sıcak servis edilmelidir.
*Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
*Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmelidir.
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |
YUda Pilatory Saç Çıkartıcı Saç dökülmesinde en etkili çözüm