<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber Osmaniye &#187; Sağlık ve güzellik</title>
	<atom:link href="http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haberosmaniye.com</link>
	<description>haber, kültür, yaşam.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 15:05:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Neden kilo veremiyoruz</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/neden-kilo-veremiyoruz.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/neden-kilo-veremiyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 15:05:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2130</guid>
		<description><![CDATA[Bazal Metabolizma Hızı Nedir? Bazal metabolizma vücudun istirahat halinde iken yaktığı enerji miktarıdır. Bazal metabolizma her kişide farklıdır. Bu farklılık kişinin genetik yapısına ve hormonlarına bağlıdır. Haris-Benedict formulü ile bazal metabolizma hızı boy ve kiloya dayanarak aşağıdaki gibi hesaplanabilir: Bazal metabolizma hızı (erkek) = 66.5 + [13.75 x ağırlık (kg)] + [5.03 x boy (cm)] [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/07/kilokaybi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2131" title="kilokaybi" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/07/kilokaybi-300x197.jpg" alt="kilokaybi 300x197 Neden kilo veremiyoruz" width="300" height="197" /></a>Bazal Metabolizma Hızı Nedir?</strong></p>
<p>Bazal metabolizma vücudun istirahat halinde iken yaktığı enerji miktarıdır. Bazal metabolizma her kişide farklıdır. Bu farklılık kişinin genetik yapısına ve hormonlarına bağlıdır. Haris-Benedict formulü ile bazal metabolizma hızı boy ve kiloya dayanarak aşağıdaki gibi hesaplanabilir:</p>
<p>Bazal metabolizma hızı (erkek) = 66.5 + [13.75 x ağırlık (kg)] + [5.03 x boy (cm)] &#8211; [6.75 x yaş (yıl)]</p>
<p>Bazal metabolizma hızı (kadın) = 655.1 + [9.56 x ağırlık (kg)] + [1.85 x boy (cm)] &#8211; [4.68 x yaş (yıl)]</p>
<p><strong>Metabolizma Nasıl Hızlandırılır?</strong></p>
<p><strong>Metabolizmayı hızlandırmak için şunları yapın:</strong></p>
<p>* *Aşırı yemekten kaçının.<br />
* *Kas kitlenizi artırmak için spor yapın.<br />
* *İyi uyuyun.<br />
* *Dengeli yiyin.<br />
* *Yüksek glisemik indeksli gıdalardan yani kan şekerini çok yükselten gıdalardan uzak durun.<br />
* *Kafeinden (çay, kahve, kola, enerji içecekleri) uzak durun.<br />
* *Yeterli kalsiyum alın (brokoli, badem, kabak, koyu renk yapraklı sebzeler, süt, yoğurt, peynir).<br />
* *Alkolü azaltın.<br />
* *Öğün atlamayın, az ve sık yiyin.</p>
<p><strong>Mevsime, Yaşa, Cinsiyete ve Ruhsal Duruma Göre Metabolizma Hızlanıp Yavaşlar mı?</strong></p>
<p>Soğuk aylarda yani kışın bazal metabolizma hızlanır, yazın yavaşlar. Tropikal veya sıcak ülkelerde yaşayanlarda metabolizma hızı yüzde 10–20 daha düşüktür.</p>
<p>Yaş ilerledikçe, 30–35 yaşından sonra metabolizma yavaşlar. Her on yıl için bazal metabolizma hızında yüzde 2 azalma olur. O nedenle yaş arttıkça göbek bölgesinde yağlanma oluşur. Bunun temelinde insülin ve kortizol hormonundaki bozukluk vardır.</p>
<p>Uzun boylu ve zayıf kişilerde bazal metabolizma hızı daha fazla yani hızlıdır. Vücutta yağ miktarı arttıkça metabolizma yavaşlar. Erkeklerde bazal metabolizma hızı kadınlara göre daha fazladır.</p>
<p>Ergenlik döneminde ve hamilelikte metabolizma hızı artar.</p>
<p>Ruhsal durum metabolizmayı etkiler. Depresyon metabolizmayı bozar, yavaşlatır ve kilo aldırır. Korku anında kanda artan adrenalin hormonu metabolizmayı hızlandırır.</p>
<p>Hızlı kilo alıp vermeler metabolizmayı yavaşlattığı gibi vücut ısısının artması da metabolizmayı artırır.</p>
<p>Metabolizma yavaşlayınca yağ depolanması artar. Bununla birlikte kas kitlesi artarsa metabolizma artar.</p>
<p>Yüksek glisemik indeksli karbonhidrat (kan şekerini çok yükselten gıdalar) yenirse bunlar yağ olarak depolanır ve metabolizmayı yavaşlatır.</p>
<p>Tiroid hormonu, erkeklik hormonu (testosteron) büyüme hormonu, stres hormonu olarak bilinen adrenalin ve noradrenalin metabolizmayı artırır. Proteinli gıdalar metabolizmayı artırır. Ortamın sıcak olması metabolizmayı azaltırken, hastalık hali, ateş ve enfeksiyon metabolizmayı artırır. Kötü beslenme metabolizmayı yavaşlatır. Uyku metabolizmayı azaltır.</p>
<p>Metabolizmayı en çok artıran egzersiz yani spor yapmaktır. Hormonlardan da en çok tiroid hormonları metabolizmayı artırır. Uzun açlık metabolizma hızını yavaşlatır.</p>
<p><strong>Az ve Sık Yemek Metabolizmayı Hızlandırır mı?</strong></p>
<p>Az ve sık yemek metabolizmayı hızlandırır. Bunun nedeni az ve sık yemekle kan şekerinin inip çıkmalar göstermemesi ve bu sayede kandaki insülin hormon salgısının daha düzenli olmasıdır. İnsülin hormonu dengede olunca metabolizma hızlanır. Metabolizmayı yavaşlatan en önemli etkenlerden birisi kanda insülin hormonunun yüksekliğidir. Az ve sık yemek insülin hormonunda ani inip çıkmaları önleyerek metabolizmayı düzenler ve daha kolay kilo verilir.</p>
<p><strong>Hangi Gıdalar Metabolizmayı Hızlandırmaya Yardımcı Olur?</strong></p>
<p>Baharatlar metabolizmayı artırır. Kırmızı acı biber, hardal ve diğer baharatlar metabolizmayı artırır. Proteinli gıdalar daha tok tutar ve metabolizmayı artırır. Kafein de metabolizmayı artırır. Yeşil çay içenlerde metabolizma biraz artar.</p>
<p><strong>Metabolizmanın Yavaş Olması Ne Demektir? Bir Hastalık mıdır, Kalıtımsal mıdır?</strong></p>
<p>Metabolizma hızı genetik yapıdan, çevresel koşullardan ve hormonlardan etkilenir. Kilo veremeyen kişilerde mutlaka hormon bozukluğu vardır. Metabolizmanız yavaşsa ve kilo veremiyorsanız mutlaka hormon kontrolünden geçmek ve bir endokrin uzmanına başvurmak gerekir. Kilo veremeyen hastalarda gördüğüm en önemli bozukluklar insülin, tiroid, prolaktin gibi hormonlardaki bozukluklardır.</p>
<p>İnsülin direnci, hormon bozuklukları, uykusuzluk ve stres metabolizmayı yavaşlatan etkenlerdir. Metabolizmayı zayıflatan diğer nedenler kilo alıp vermeler ve hareketsiz yaşamdır.</p>
<p><strong>Ne Yapmalı?</strong></p>
<p>Metabolizmayı hızlandırmak için önce altta yatan nedeni ortaya koymak gerekir. Kilo veremiyorsanız diyet yapmadan önce mutlaka bir endokrin uzmanına başvurarak hormon tetkiki yaptırın ve metabolizma yavaşlığının nedenini öğrenin. Aksi takdirde yapılacak diyetler başarısız olmaya mahkumdur.</p>
<p>Tiroid yetmezliği yani hipotiroidi bulunan bir kişinin yeteri kadar tedavi olmadan kilo vermesi zordur. İnsülin hormonu bozuk bir kişinin sadece diyet yapmakla zayıflaması yine imkânsızdır.</p>
<p>Bu tür hormon bozukluklarının uygun şekilde tedavisiyle birlikte biz kişilere Glisemik İndeks Diyeti öneriyoruz. Bilimsel olarak sağlıklı olduğu kanıtlanan Glisemik İndeks Diyeti’nin esası kan şekerini yükseltmeyen gıdaları seçmek ve yemektir.</p>
<p>Özellikle ülkemizde beyaz ekmek yeme oranı çok yüksektir. Beyaz ekmek kan şekerini bozmakta, kilo yapmakta ve kişileri hızla şeker hastası yapmaktadır. Artık köylerde bile beyaz ekmek yenmektedir. Bu kadar zararlı beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeğine geçmek bence ülkemizin en önemli beslenme sorunudur. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yemek, patates püresi veya patates kızartması yerine haşlanmış sebze veya bakliyat yemek, beyaz makarna yerine kepekli veya ıspanaklı makarna yemek, kola ve gazoz yerine su içmek ve tatlı yerine meyve yemek daha sağlıklıdır.</p>
<p>Diğer bir öneri de bol su içmektir. Günde 2-2,5 litre su içmek gerekir. Ülkemizde su içme miktarı azdır. Az su içmek ve kahvaltı yapmamak kiloyu artıran en önemli yanlışlar arasındadır.</p>
<p>Diğer önemli bir konu akşamları çok yemek yenmesidir. Ülkemizde genellikle akşam yemekleri fazladır ve uyuyuncaya kadar televizyon başında devamlı atıştırmalar olmaktadır. Oysa akşamları metabolizma yavaştır. Sabahtan öğleye kadar metabolizma daha hızlıdır. Bu nedenle sabah ve öğlenleyin fazla, akşamleyin daha az yemek gerekir.</p>
<p>Hareketli olmak ve egzersiz yapmak da metabolizmayı artırır. Her gün yarım saat yürümek sağlık ve kilo için çok faydalıdır.</p>
<p>Diğer bir önerim lokanta ve restoran sahiplerinedir. Ülkemizde çoğu lokantada bulgur pilavı ve bakliyat yemeği pek bulamazsınız. Ancak kan şekerini bozan sağlığa zararlı pirinç pilavı ve patates kızartması veya patates püresi bulursunuz. Son zamanlarda gittikçe artan kebapçılarda da etin yanında mutlaka pirinç pilavı, patates kızartması veya patates püresi gelir. Oysa et yemeği yanında bulgur pilavı, birkaç kaşık bakliyat (kuru fasulye, barbunya, nohut gibi) veya sebze haşlaması daha faydalıdır. Bu tür bir değişim halkın sağlığına ve yeme alışkanlığı değişikliğine büyük katkı sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Lahana Hapı, Hızlandırıcı Çay diye Piyasada Satılan Ürünler Metabolizmayı Hızlandırır mı?</strong></p>
<p>Piyasada satılan her türlü bitki, sebze ve meyve hapı metabolizmayı hızlandırmaz.</p>
<p>Bu tür ürünlerin klinik olarak test edilmesi gerekir. Klinik olarak test edilmemiş bu tür ürünleri önermiyoruz. Kilo veremeyen kişilere önerimiz öncelikle kilo almaya neden olan hormon bozukluğunun ortaya konması için hormon testlerini yaptırmalarıdır. Teşhis olmadan tedavi olmaz. Kilo alan kişilerin çoğunda mutlaka hormon bozukluğu vardır. Çeşitli yöntemlerle biraz kilo verseler bile kısa zamanda daha çok kilo alırlar. Önemli olan altta yatan, yani kilo almaya neden olan sorunu bulmaktır.</p>
<p><strong>Bazı kişiler neden zayıflayamaz?</strong></p>
<p>Hızlı kilo verirken altıncı ayda ve birinci yılda boy, ağırlık, vücut kitle indeksi, bel çevresi ölçülmeli ve ne kadar zayıflandığı takip edilmelidir. İlaç alanların daha sıkı takip edilmesi gerekebilir. Diyet yapan kişinin, altı ay-1 yıl içinde ağırlığının yüzde 10’unu kaybetmesi, zayıflama programının iyi gittiğinin bir işaretidir. O zaman bu kiloyu muhafaza etme aşamasına girilir. Risk faktörleri devam ediyorsa yoğun kilo verme programına devam etmelidir. Kilo verme çabası başarısızlıkla sonuçlanmışsa, bunun nedenlerini değerlendirmek gerekir.</p>
<p><strong>Kilo verememenin nedenleri genellikle şunlardır:</strong></p>
<p>* *Fazla yemeye devam etmek<br />
* *Hareketi yeterince artırmamak, devamlı oturmak<br />
* *Psikolojik olayların araya girmesi<br />
* *Ailede diğer kişilerin yardımcı olmaması ve sosyal baskılar<br />
* *Depresyon, tıkanırcasına yeme nöbetleri (yeme davranış bozuklukları)<br />
* *Tiroid hormon yetmezliği veya başka hormon bozukluğu olması<br />
* *Yumurtalıklarda kist olması (polikistik over hastalığı)<br />
* *Kanda insülin hormonunun yüksekliği ve açlık ataklarının devamı<br />
* *Erkeklerde kanda erkeklik hormonu testosteronun azlığı<br />
* *Gıda alerjisi olması</p>
<p>Yukarıda belirtilen durumlardan birisi sizde varsa ona yönelik girişimde bulunmak gerekir. Fazla yemek yiyorsanız zayıflayamazsınız. Az yediğiniz halde hiç hareket etmiyorsanız yine problem var demektir. Hareket etmeden zayıflamak mümkün değildir. Psikolojik problemleriniz ve aşırı stres varsa başarısız olma olasılığı yüksektir. Bir psikolog veya psikiyatristten yardım almak ve gevşeme tekniklerini öğrenmek size yardımcı olabilir.</p>
<p>Geceleri uyanıyor ve doğru buzdolabına gidip bir şeyler atıştırıyorsanız kanınızda insülin hormonu yüksek olabilir. Bunun için uygun ilaçlar almanız ve diyetinizi ayarlamanız gerekir.</p>
<p>Bu amaçla bir endokrinoloji uzmanına gitmeniz gerekir.</p>
<p>Gıda alerjisi olup olmadığını anlamak için “genarray” ile, kanda gıdalara ait IgG ölçümü yapan test yapılır. Alınan az bir kan ile bu testi yapmak mümkündür. Eliminasyon diyeti yaparak gıda alerjisi tedavi olur.</p>
<p>Kilo veremeyen kişilerin bir kısmında tiroid hormonu yetmezliği olabilir. Tiroid hormonu yetmezliği kilo vermede zorluk yaratabilir. Önceden tiroid bezi yetmezliği olanlarda (hipotiroidi veya Hashimoto hastalığı gibi) kullandıkları ilaçlar az geliyor olabilir. Bu ilaçların doz ayarlaması için endokrinoloji uzmanı bir doktora başvurmanız gerekir. Kadınlarda menopoz döneminde de kilo vermede bazı sıkıntılar olabilir. Doktorunuz sizin durumunuza göre diyet, ilaç ve egzersiz ayarlaması konusunda yardımcı olabilir.</p>
<p>Polikistik over hastalığı olan kadınlarda da bu durum önceden bilinmiyorsa diyet tedavisiyle zayıflamada zorluklar olabilir.</p>
<p>Erkeklerde erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron hormonunun kanda az olması da kiloyu artırır ve şişmanlık yapar. Bu eksiklik tedavi ile düzelmez ise kilo vermek çok zordur.</p>
<p>Yukarıda anlattığım nedenler bize zayıflama diyeti veya programına başlamadan önce mutlaka bir endokrinoloji uzmanına muayene olmamız gerektiğini gösterir. Herhangi bir hormon bozukluğunun bulunduğu bir durumda bu tetkik ve tedavileri yapmadan hemen diyete başlamak başarısızlıkla sonuçlanır.</p>
<p>Belirli Kilo Kaybından Sonra Daha Fazla Kilo Verememek</p>
<p>Belirli bir kilo verdikten sonra, daha fazla kilo verememek sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.</p>
<p>Bunun nedeni vücudun kendini koruma mekanizmasıdır. Bu koruma mekanizmalarından</p>
<p>biri, kalori azalınca tiroid hormonu olan T4’ün T3’e dönüşümünü sağlayan 5’ deiyodinaz enziminin çalışmasında bir yavaşlama olmasıdır.</p>
<p>T4 hormonundan T3 hormonu az oluştuğu için, metabolizma biraz yavaşlar ve bu durum da kilo vermeyi önler. Kilo veren kişilerin kanlarındaki T3 isimli tiroid hormonunun azalmasının bir başka nedeni de, insülin direncinin düzelmemesidir. İnsülin hormonunun kanda yüksek olması ve hücrelere kan şekerini sokamaması nedeniyle ortaya çıkan duruma insülin direnci adı verilir.</p>
<p>İnsülin direnci yüksek olan kişilerde, kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) atakları oluşur. Bu durum insanı şekerli şeyler yemeye yönelttiği için zayıflamak mümkün olmaz. Uygun diyete rağmen açlık atakları devam eden kişilerde doktorları gerek görürse insülin direncini azaltan “acarboz” veya “metformin” gibi ilaçlar faydalı olabilir.</p>
<p>Kilo vermeyi engelleyen bir diğer hormon, midemizden salgılanan ghrelin isimli hormondur. Kilo vermeye başladıkça kanımızda ghrelin hormonu artmaya başlar ve bizi yemek yemeye yönlendirir.</p>
<p>Beyinden salgılanan oreksin isimli hormon da yemek yemeyi artırmaktadır. Leptin isimli hormondaki değişiklikler de kilo vermeyi önlemektedir. Yağ kaybettikçe veya kilo verdikçe, kanımızdaki leptin hormonu düşer. Düşük leptin düzeyleri bu defa beyni uyararak yemek yemeyi artırır. Gördüğünüz üzere vücudumuz salgıladığı hormonlarla, devamlı kilo vermeye karşı direnç gösterir. Belirli miktarda kilo verildikten sonra, vücut yeni duruma karşı bir denge sağlamaya çalışır ve kilo kaybı azalır, bazen durur. Bu kişiler ümitsizliğe kapılmamalı, sağlıklı beslenme ve egzersize devam etmeli, hatta egzersizi biraz daha artırmalıdırlar.</p>
<p>Stres ve depresyon kilo vermeyi engeller. Bu hastaların bir kısmında tıkanırcasına yeme krizleri ve gece atıştırmaları fazla görülür. Beynimizin hipotalamus bölgesinden salgılanan kortikotropin hormonu (CRH) ve böbreküstü bezinden salgılanan kortizol hormonunun stresli kişilerde iyi çalışmadığı saptanmıştır. Bu hormonların bozukluğu ise iştahı artırmakta ve kilo alınmasına neden olmaktadır. Stresli kişilerde artan kortizol hormonu yüksek yağlı ve şekerli gıdalar yenmesine neden olmaktadır. Stres ve depresyon yeme bozukluğu olan kişilerde sıklıkla birlikte bulunur. Yağlı ve şekerli gıdalar yenince beyindeki stres hormonu CRH azalmakta ve kişiler rahatlamaktadır. Bu kişilerin kanlarında kortizol ve ACTH hormonu biraz fazladır. Kilo alan, fazla yiyen ve depresyonda iken fazla uyuyan kişilerde stres hormonu bozukluğu mevcut demektir. CRH’yi azaltmak üzere kısa zaman için bu gıdaları yemek stresi giderir, ancak uzun süre devam etmesi halinde kilo alımı olmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/neden-kilo-veremiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:22:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1992</guid>
		<description><![CDATA[Siyah noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu&#8230; Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin. Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/guzellik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1993" title="guzellik" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/guzellik-300x197.jpg" alt="guzellik 300x197 Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler" width="300" height="197" /></a>Siyah noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu&#8230;<span id="more-1992"></span></p>
<p>Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin.</p>
<p>Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda cildinizin yağ miktarını dengeler.</p>
<p>Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maskenin ardından yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca isterseniz, maskenizi çıkardıktan sonra, cildinizi içerisine papatya çiçekleri atılmış, kaynamış su buharına 5 dakika kadar tutabilirsiniz. Papatya cildinizi dinlendirir ve canlılık kazandırır..<br />
Bir başka etkili olan yöntem ise&#8230;<br />
• 1 tatlı kaşığı mısır unu ve 1 tatlı kaşığı yoğurdu karıştırıp, göz çevreniz hariç cildinize uygulayın.. 15 dakika kadar sonra cildinizi yıkayın..</p>
<p>• İsterseniz, ardından papatyalı su buharına yüzünüzü 5 dakika kadar tutabilirsiniz.</p>
<p>• Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maske, siyah noktaların azalmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Isırganın saçlardaki inanılmaz etkisi!</strong></p>
<p>Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki.. Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda var&#8230;</p>
<p>Saçlarınız; ince telliyse, dökülüyorlarsa, püskül püskül olmuşlarsa, yıpranmış görünüyorlarsa, ısırgan otu tam size göre bir bitki&#8230;</p>
<p>Saçlarınız için ısırgandan mutlaka faydalanın.. Etkisini ilk kez kullanımdan itibaren mutlaka farkedeceksiniz</p>
<p><strong>İşte formül</strong></p>
<p>Isırgan suyu tedavisi ile saçlarda gözlenen değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:<br />
Dökülme duruyor, Saç telleri kalınlaşıyor, Saçlar gürleşiyor, Güçleniyor, Hacim kazanıyor.</p>
<p>2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 &#8211; 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın.</p>
<p>Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.</p>
<p>Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! ) Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bir haftada bile saçlarınız eski sağlıklarına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor.</p>
<p>Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.</p>
<p>Isırgan demetler halinde pazarlarda bolca var. Bir demetini 1 ya da 1,5 liraya alabiliyorsunuz. Tek bir demet de bir hafta yeterli.</p>
<p>Bir demeti bir haftaya bölerek derin dondurucuda buzdolabı poşetlerinde saklamanız mümkün. Hergün bir poşeti açıp, yukarıda anlattığımız şekilde demleyebiliyorsunuz kolayca.</p>
<p><strong>Elma sirkeli yöntem </strong></p>
<p><strong>Isırgan suyu tedavilerinde sirke ile yapılan bir yöntem de var :</strong></p>
<p>• 250 ml gerçek elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtılır (kaynatılmaz) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı eklenerek, soğuyana kadar demlendirilir ve süzülür. Saç derisine masaj yapılarka uygulanır.</p>
<p><strong>Elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz :</strong></p>
<p>• Tarifteki elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz. Kafa derisinde çok kepeklenme ve kaşıntı varsa; düzenli olarak, saçlarınızı duruladıktan sonra küçük bir kapta 2 litre suya yarım çay bardağı ( küçük çay bardaklarından) kadar elma sirkesi ilavesi ile saçlarınızı durularsanız, hem parlak hem yumuşak olurlar..<br />
• Düzenli kullandığınızda ise kepekten ve kaşıntıdan da kurtulmuş olursunuz. Elma sirkesinin kokusunu dert etmeyin çünkü saçlarınız kuruyana kadar uçup gidecektir.</p>
<p>• Sadece saçlarımız için değil, pek çok hastalık için de kullanılan, çayı içilen, denenmiş ve kabul görmüş bir bitki ısırgan..</p>
<p>• Pazarlada bolca olduğu şu sıralarda sakın kaçırmayın; mutlaka faydalanın!</p>
<p><strong>Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler</strong></p>
<p>• Nedenler: Deri kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir; ama oluşum süreci yavaşlatılabilir. Başlıca neden, derinin giderek kurumasının yanı sıra, yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır.</p>
<p>Yanlış yüz bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol bu birikimlerin oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de deri kırışıklıklarına yol açabilir.</p>
<p>• Pratik çözümler: Bolca C ve E vitamini alınması gerekir. E vitamini, ıspanak, kabak, marul, lahana, yeşil salata, ayçiçeği yağı, badem, ceviz ve fıstık ürünlerinde var.</p>
<p>Bromelain enzimi, deri dokusundaki albümin birikintilerini çözer. Bolca bromelain içeren taze ananas suyu günde en az 1 bardak içilmelidir.</p>
<p>• Yumurta akı-bal maskesi: 1 yumurta akı ile 2 yemek kaşığı çiçek balı iyice karıştırılır, yüze sürülür ve 20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.</p>
<p>Balmumu maskesi: 10 gr balmumu bir kapta eritilip, 3 yemek kaşığı çiçek balı ile iyice karıştırılır. Soğuduktan sonra yüze sürülür, 15-20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.</p>
<p><strong>Kırışıklıklar için özel çözüm! </strong></p>
<p>• Her gün ısırganotu çayı ile yıkanan yüz gerginleşir. Yüz her gün bir kere yayık ayranı ile yıkandığında, kırışıklar azalır. Her gün çay ile yıkanan yüz güzelleşir.</p>
<p>• Sigara zararlıdır. Nikotin, deri dokusunu besleyen kılcal damarların tıkanmasına yol açar. Uzun süre güneşlenmek zararlıdır. Günde en az 7-8 saat uyumak gerekir.</p>
<p>• Deri pörsümesine ve kırışmasına, gereğince görev yapamayan bağırsaklar da neden olabilir. İyi bir sindirim sağlanması gerekir.</p>
<p>• Organizmanın koruyucusu olan deri, kendini de çok iyi koruyabilir. Ama onu, her gün belirli oranda sıcağa, soğuğa, ışığa, kuru ve nemli ortama tabi tutarak, güçlendirmek gerekir. Özellikle açık hava, derinin başlıca güç kaynağıdır.</p>
<p><strong>İlk olarak saç bakımı konusunda iki küçük formül: </strong></p>
<p><strong>Saç dökülmelerine karşı : (A.MARANKİ -Saç Dökülmesini Durduran Formül)</strong></p>
<p>Saç bakımı konusunda pek çok şey denemiş olabilirsiniz belki; peki hiç menekşe yağını duymuş muydunuz?</p>
<p>Özellikle saç dökülmelerinde kullanılan en eski metodlardan biri olan menekşe, saça eski canlılığını kazandırır.</p>
<p>Sadece saç dökülmelerinde değil,saçlarınızın canlı ve sağlıklı olması için de menekşe yağından faydalanabilirsiniz..</p>
<p>• Bir çorba kaşığı susam yağını, iki çorba kaşığı menekşe yağı ve bir yumurta sarısıyla karıştırıp saç diplerinize sürün. Dökülen saçlarınız yeniden canlandıracak bu förmülü haftada 2 defa saçınıza uygulayın ve 1 saat bekleyip yıkayın. Yapısal olarak zarar görmüş ve çok fazla hırpalanmış saçlar için:</p>
<p>• İkinci ve yine çok etkili bir formül ise; 40ml. hintyağı ile 20ml. tatlı badem yağını karıştırıp benmari usulü(buharda) ısıtın. Isınan bu karışımı saç diplerinize ve uçlarına iyice yedirip bir saat bekletin ve yıkayın.</p>
<p>• Son durulama suyuna(1 litre) 5 damla badem yağı damlatın ve 1 çorba kaşığı da elma sirkesi ekleyiverin. Bu su ile saçlarınızı durulayın. Badem yağı sirke ile dengelendiği için, bitlenmezsiniz =) Saçlarınız pırıl pırıl ve yumuşak olur.</p>
<p>• Saç dökülmeleriniz de bu yağ bakımını uyguladıkça ortadan kalkacaktır..!</p>
<p>• Sirke kokusunu ise düşünmeyin, 1 litre suda hiçbirşey gibidir. Koksa da bir müddet sonra kokusundan eser kalmaz <img src='http://www.haberosmaniye.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' title="Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler" /> </p>
<p>Küçük bir not : Hem menekşe yağı içeren formülü, hem de badem yağı içeren ikinci formülü kullanayım derseniz; hafta içerisinde bir gün menekşeli olanı, bir başka gün de badem yağlı olanı uygulayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Greyfurt vücuttan nikotini atıyor</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/greyfurt-vucuttan-nikotini-atiyor.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/greyfurt-vucuttan-nikotini-atiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:02:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1988</guid>
		<description><![CDATA[Bir Greyfurtta yaklaşık 80 mg C vitamini vardır. Enfeksiyonlara karşı vücudu koruması greyfurt yararları arasındadır. Yapılan deneysel çalışmalar greyfurt meyve suyunun ve çekirdek özütünün bakteri, mikromantar ve virüslere karşı etkili olduğunu göstermiştir. Greyfurtun bir diğer yararı dişeti kanamaları olan kişilerde kanamaları azaltıcı etkisidir. Greyfurttaki lycopene ve liminoids kanser karşıtıdır. Nikotinin vücuttan atılmasını ve sigara içme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/greyfurt.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1989" title="greyfurt" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/greyfurt-300x197.jpg" alt="greyfurt 300x197 Greyfurt vücuttan nikotini atıyor" width="300" height="197" /></a>Bir Greyfurtta yaklaşık 80 mg C vitamini vardır. Enfeksiyonlara karşı vücudu koruması greyfurt yararları arasındadır.<span id="more-1988"></span></p>
<p>Yapılan deneysel çalışmalar greyfurt meyve suyunun ve çekirdek özütünün bakteri, mikromantar ve virüslere karşı etkili olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Greyfurtun bir diğer yararı dişeti kanamaları olan kişilerde kanamaları azaltıcı etkisidir.</p>
<p>Greyfurttaki lycopene ve liminoids kanser karşıtıdır.</p>
<p>Nikotinin vücuttan atılmasını ve sigara içme isteğini azaltır.</p>
<p>Yapılan yeni bir araştırma greyfurt suyunda yüksek oranda bulunan naringin ve naringenin adlı flavonoitlerin ağız kanserleri oluşumunu belirgin ölçüde azalttığını göstermiştir.</p>
<p>Greyfurt zayıflatır mı?</p>
<p>Metabolizmayı hızladırıcı etkisiyle zayıflamada yardımcıdır.</p>
<p>Amerikada yapılan bir çalışmada greyfurt suyunun kilo vermede etkili olduğu görülmüştür. Greyfurtun insülin hormonunu baskılamak suretiyle kişinin yemek yeme isteğini azalttığı belirtilmektedir.</p>
<p>Greyfurtun zararları varmıdır?</p>
<p>Greyfurt ilaçlarla beraber alınmamalıdır. Greyfurt suyu bazı ilaçlarla etkileşime girerek ve de bu ilaçların etkilerini artırarak çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği belirtilmektedir.</p>
<p>Greyfurt suyunda bulunan furanokumarinlerin ilaçlarla etkileşime neden olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Alınan ilaçların büyük bir bölümü bir enzim grubu (sitokrom p450) tarafından karaciğerde bir seri işlemlere tabi tutulur. Greyfurt suyu bu enzimlerden biri üzerinde  baskılayıcı etkiye sahip olduğu için alınan ilaç işlemlere uğrayamamakta ve de yüksek miktarda emilerek zararlı etkilere neden olmaktadır.</p>
<p>Greyfurt suyu gibi karadut suyu, beyaz üzüm suyu, nar suyu, böğürtlen suyunun da bu enzimi baskılayıcı etkisinin olduğu belirtilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/greyfurt-vucuttan-nikotini-atiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek yerde yaşamak zayıflatıyor</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/yuksek-yerde-yasamak-zayiflatiyor.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/yuksek-yerde-yasamak-zayiflatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 02:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1965</guid>
		<description><![CDATA[Almanya&#8217;daki Ludwig Maximilians Üniversitesi&#8217;nden Florian Lippl ve ekibi, 2650 metre yüksekliğin, ortalama 55,7 yaşında, vücut kitle indeksi 33,7 olan aşırı kilolu 20 kişi üzerindeki etkisini inceledi. Yüksekte geçen bir haftanın ardından, rejim ve spor yapmayan bu kişilerin kilo verdiği, daha az yediği ve tansiyonunun düzeldiği görüldü. Bu etkiler, aşırı kilolu 20 kişinin yüksekten inmesinden sonraki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/yayla.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1964" title="yayla" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/yayla-300x196.jpg" alt="yayla 300x196 Yüksek yerde yaşamak zayıflatıyor" width="300" height="196" /></a>Almanya&#8217;daki Ludwig Maximilians Üniversitesi&#8217;nden Florian Lippl ve ekibi, 2650 metre yüksekliğin, ortalama 55,7 yaşında, vücut kitle indeksi 33,7 olan aşırı kilolu 20 kişi üzerindeki etkisini inceledi.<span id="more-1965"></span></p>
<p>Yüksekte geçen bir haftanın ardından, rejim ve spor yapmayan bu kişilerin kilo verdiği, daha az yediği ve tansiyonunun düzeldiği görüldü.</p>
<p>Bu etkiler, aşırı kilolu 20 kişinin yüksekten inmesinden sonraki 4 hafta boyunca devam etti.</p>
<p>Araştırmacılar ayrıca bu kişilerde, yağ hücreleri tarafından üretilen ve beyne vücudun tok olduğu sinyalini göndererek iştahın azalmasını sağlayan leptin hormonunun oranında da artış gördü.</p>
<p>&#8220;Obesity&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, kilo kaybının, yüksekte temel metabolizma hızının (vücudun dinlenirken yaktığı kalori ölçüsü) artmasına ve iştah kaybına bağlı olabileceğini vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/yuksek-yerde-yasamak-zayiflatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Transdermal Therapeutic Systems (TTS) ve HGF</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/1957.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/1957.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 01:33:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hgf hair growth factor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1957</guid>
		<description><![CDATA[Transdermal Therapeutic Systems (TTS) sıradan ilaç metotlarının çok üstünde kendine has bir yöntem kullanmaktadır. Deri Tedavisi (transdermal) Tekniği, Transdermal Therapeutic Systems(TTS) olarak da bilinmektedir. Bu teknik, ilacın hasta ve enfeksiyonlu deri yüzeyine uygulanarak genel kan dolaşımı ile en doğru bölgeye nüfuz edip hastalığı veya enfeksiyonu tedavi edebilen bir çeşit hazırlık evresinden ibarettir. Bu sistem merhem, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgftts.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1958" title="hgftts" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgftts.jpg" alt="hgftts Transdermal Therapeutic Systems (TTS) ve HGF" width="288" height="235" /></a>Transdermal Therapeutic Systems (TTS) sıradan ilaç metotlarının çok üstünde kendine has bir yöntem kullanmaktadır. </strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.gaxxi.com/yagmuroncesi/yuda/yazi/transdermal-therapeutic-systems-tts-siradan-ilac-metotlarinin-cok-ustunde-kendine-has-bir-yontem-kullanmaktadir.#foto"> </a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Deri Tedavisi (transdermal) Tekniği, Transdermal Therapeutic Systems(TTS) olarak da bilinmektedir. Bu teknik, ilacın hasta ve enfeksiyonlu deri yüzeyine uygulanarak genel kan dolaşımı ile en doğru bölgeye nüfuz edip hastalığı veya enfeksiyonu tedavi edebilen bir çeşit hazırlık evresinden ibarettir. Bu sistem merhem, yakı, ilaç eklentileri, boya ve sprey türünü içermektedir.</p>
<p>Transdermal Therapeutic Systems (TTS) sıradan ilaç metotlarının çok üstünde kendine has bir yöntem kullanmaktadır. İlk olarak karaciğer, böbrek ve bağırsak sisteminin zarar görmesini önler. İlacın daha uzun süreli etki göstermesini sağlar; ilacın uygulanma sıklığını düşürür. Var olan etkin plazma yapısını muhafaza ederek tedavi edici özelliğini arttırır.  Çin Geleneksel bitkisel ilaç literatüründe Transdermal Therapeutic Systems (TTS) tekniğinin önündeki en büyük engel deridir.  Bu yüzden, ilaç önleyici veya tedavi edici rolünü oynamak için deri yüzeyine uygulandığında, ilacın ihtiyaç duyacağı özellik, bir noktada deri içine süzülme yeteneğine sahip olmasıdır. Çoğu durumda sadece birkaç ilaç bunu başarabilmektedir ve büyük bir çoğunluğu tedaviden bekleneni verememektedir.</p>
<p>Bu yüzden Transdermal Therapeutic Systems (TTS) tekniğinin püf noktası deriye nüfuz edip süzülme gücünün arttırılmış olmasıdır. Genellikle ilacın deri tarafından emilimini sağlamak için deri emilim hızlandırıcılar, ultrasonla hızlandırma metodu, iyon endüksiyonu metodu ve belli bölgelere masaj uygulama gibi yöntemler kullanılmaktadır.</p>
<p>1- Derinin emiş gücünü artırıcı teknikler ilacın üst deriden epidermis hücrelerine geçmesine yardım etme prensibine bağlıdır. Derinin emiş gücüne katkı sağlamak şeklinde yapılarak derinin emiş gücünü arttırma metoduna Deri Emişini Güçlendirme Metodu denmektedir.</p>
<p>2- Emişi ses yoluyla yükseltme süreci, ilaç moleküllerinin toplu bir şekilde ultrason dalgalarına maruz bırakılmasıyla gerçekleşmektedir.</p>
<p>3- iyon endüksiyonu yöntemi, ilaç (sızıntılarının) zerrelerinin elektrik akımı kullanılarak deriye nüfuz etmesine yardım etme prensibine dayanır.</p>
<p>4- Belli bölgelere uygulanan masaj yöntemi ise masaj yapılarak derinin emiş gücünü arttırmaya çalışma prensibine dayanır. Fakat bu yöntem kafa derisinde iltihaplar olan birisine uygulanamaz.</p>
<p>HGF hair growth factor, deri içi yoluyla emilimi kolaylaştıran ve destekleyen bir teknoloji kullanmaktadır. Bu ürün Çin Tıbbında uygulanan saf ve doğal destekleyiciler içermektedir.</p>
<p>Melekotu (angelica sinensis), üst deri hücre düzeninin değiştirmesi sayesinde, deriyi sulandırmaktadır. Cilt yagı beze kanallarını besleyerek zinde kalmasını sağlar ve saç foliküllerinin ter kanallarını genişletir. Mekanizmayı harekete geçirerek ilacın deriye büyük ölçüde nüfuz etmesini ve aynı zamanda da saç foliküllerine geçmesini sağlar. Deri Tedavisi (transdermal) metodu ilacın deri tarafından emilimini büyük ölçüde hızlandırarak kolaylaştırmakla beraber, ultrason, iyon terapisi, masaj yöntemleri gibi güvenli olmayan metotlarla büyük ölçüde zaman ve para kaybını önler. (ekonomiktir).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/1957.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HGF hair growth factor soru ve cevaplar</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-soru-ve-cevaplar.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-soru-ve-cevaplar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 01:26:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hgf hair growth factor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1953</guid>
		<description><![CDATA[1- HGF hair growth factor  saçın yeniden çıkmasını nasıl sağlar? HGF hair growth factor ürününün işlevi deriyi ısıtmak ve üzerinde bulunan tıpta meridyen denilen bölgeleri harekete geçirmek, deri üzerindeki boş havayı yok etmek, nemi ortadan kaldırmak ve kanı hareketlendirmektir. Geleneksel Çin Tıbbına göre vücudun doğal yaşam enerjisi olan Qİ’yi ve kanı yeniden vücuda kazandırmak, deriyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfsorucevap.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1954" title="hgfsorucevap" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfsorucevap.jpg" alt="hgfsorucevap HGF hair growth factor soru ve cevaplar" width="300" height="214" /></a>1- HGF hair growth factor  saçın yeniden çıkmasını nasıl sağlar?<br />
</strong><br />
HGF hair growth factor ürününün işlevi deriyi ısıtmak ve üzerinde bulunan tıpta meridyen denilen bölgeleri harekete geçirmek, deri üzerindeki boş havayı yok etmek, nemi ortadan kaldırmak ve kanı hareketlendirmektir. Geleneksel Çin Tıbbına göre vücudun doğal yaşam enerjisi olan Qİ’yi ve kanı yeniden vücuda kazandırmak, deriyi beslemek, kafa derisi üzerindeki besin dengesini sağlamak, fiziksel fonksiyonları güçlendirmektir. Bu işlevler sonrasında da saçlar tam ve dengeli olarak beslenmiş olacaktır. HGF hair growth factor kafa derisinin küçük kan dolaşımını esnasındaki durumunu güçlendirir, deri tahrişlerini ortadan kaldırır, kafa derisindeki ana saç hücrelerini harekete geçirir, kafa derisi üzerindeki çeşitli dokuların ve saç foliküllerinin değişme ve nüfuz etme gücünü arttırır. Böylelikle saç foliküllerinin işlevini yeniden sağlamış olur ve saç için gerekli olan besini emmesini sağlar. Bu sayede saç yeniden çıkar.</p>
<p><strong>2 &#8211; HGF hair growth factor&#8217;un</strong><strong> Tedavi etme gücü</strong></p>
<p>HGF hair growth factor Seborrheic Alopecia Entire Bare, Alopecia, sinir bozukluğundan kaynaklanan saç dökülmesi ve tıbbi tedaviler sonucu saç dökülmesi şeklinde olan kellik türlerini iyileştirmede etkilidir.</p>
<p><strong>3- HGF hair growth factor&#8217;un</strong><strong> Özellikleri<br />
</strong><br />
1- HGF hair growth factor  geleneksel ilaç biliminde (farmakoloji) en verimli karışımdır. En iyi (Gold Ratio) üretim standardına göre üretilmiştir. Dökülmeyi durdurarak ve etkili biçimde yeni saç çıkmasını sağlayabilir.</p>
<p>2- Bir sette üç şişe sprey bulunmaktadır. (1 şişe :60ml)</p>
<p>3- HGF hair growth factor ana saç hücresini canlandırarak saçı harekete geçirir, bu sayede saç köklerinin yeniden çıkması için iyi bir ortam oluşturur ve saç folikülleri yeniden işlevsel hale gelir.</p>
<p>4- HGF hair growth factor bitkisel ve saftır. Zehirsiz bir üründür.</p>
<p>5- Deri tarafından hemen emilir, kısa bir sürede etkisini gösterir ve kullanımı kolaydır.</p>
<p><strong>4 &#8211; Gelişmiş Teknolojili Nüfuz Ederek Deri Soyma Tekniğinin avantajları nelerdir?<br />
</strong><br />
HGF hair growth factor, melekotunun üst derideki ölü hücrelerin düzenini değiştirerek deriye nüfuz etmesine yardımcı olan saf, doğal Geleneksel Çin Tıbbı ürünüdür. Derinin üst bölge hücrelerinin hidrasyonunu (sulanmasını) etkileyebilmektedir. Epitel yağ hücre bezlerini eritebilmektedir. HGF hair growth factor, derinin ilaç emilimini hızlandırmak için şeker bezelerini ve saç foliküllerinin mekanizmasını genişletebilmektedir. HGF hair growth factor, gelişmiş teknolojili nüfuz ederek deri soyma tekniği sayesinde benzerleri ile kıyaslandığında alışılmadık karakteristik bir özellik gösterir. Birincisi, karaciğer ve midenin zarar görmesini önler. İkincisi, kullanma periyodunu (sıklığını) azaltırken iyileştirme (tedavi) periyodunu uzatır. Üçüncüsü, bu ürün saç foliküllerine doğrudan ulaşır ve hızlı ve tam etki gösterir. Son olarak fazla maliyeti yoktur ve kullanımı güvenlidir. Fazla söze gerek yok. HGF hair growth factor çok güvenli ve kullanışlıdır.</p>
<p><strong>5- HGF hair growth factor&#8217;un </strong><strong> bir tedavisi ne kadar sürer? Bir set kaç gün kullanılabilir? HGF hair growth factor&#8217;un</strong><strong> kullanım şekilleri nasıldır?</strong></p>
<p><em>HGF hair growth factor</em><em> 3 ay süren bir setten oluşmaktadır.<br />
</em><br />
1-     Baş derisi yüzeyine sürülür. Günde iki kez 1ml (yaklaşık 5-6 sprey püskürtme) şeklinde uygulanır. Kişi dozajı kendi durumuna göre azaltıp çoğaltabilir. Kullanmadan önce saç ve saç derisi yüzeyini kurutun ve ürünü saç derisi yüzeyine püskürtün. Bir set üç ay kullanılabilir. Kullanıma ara verilmemelidir.<br />
<strong>6- Kişi iyileşince ve yani saç çıktığında ürünü kullanmayı bırakabilir mi yoksa bırakınca saç yeniden dökülür mü?</strong></p>
<p>Genellikle kişinin yeniden saçının çıkmasının ardından ürüne bir süre devam etmesi kendisi açısından faydalıdır. Kişi çok erken kullanımı bitirirse yeniden saç dökülmesi olabilir. Saç dökülmesi tamamen durduktan sonra, eğer siz saç dökülmesinin neden olan sebeblere dikkat ederseniz saç dökülmesi olayı yeniden yaşanmaz.</p>
<p><strong>7- Kafasında yaralar(yara) olan biri yaralar iyileştikten sonra ürünümüzü kullanarak yeniden saça sahip olabilir mi?<br />
</strong><br />
Yarık kafayla belli bir süre önce tedavi görüp iyileştiyseniz, zarar görmemiş saç foliküllerinden yeni saçlara kavuşabilirsiniz. Diğer taraftan, zarar görmüş saç foliküllerinin 2 mm etrafında saç elde edilemez.</p>
<p><strong>8- Seborrheic Alopecia Entire Bare’ nin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Seborrheic Alopecia Entire Bare’ nin belirtileri kafa derisinin aşırı yağlanması veya kepek veya her ikisinin de aynı anda görülmesidir. Bu saç dökülmesi türü aynı anda başın ön ve üst kısmında etkili olur. Saç yavaş yavaş dökülür, ve zayıflar ve daha yumuşak hal alır vb.</p>
<p><strong>9- Alopecia’nın belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Alopecia hiçbir belirti göstermeden bir anda ortaya çıkar. Hastalar ne olduğunu bile anlayamaz. Her hangi bir yerde ortaya çıkan Alopecia tedavi edilebilir, fakat genellikle Alopecia kafa, kaş ve sakallarda görülür. Bunların %95’i sadece kafada ortaya çıkar. Alopecia hastaları sebepsiz saç kaybına uğrar ve başlarında az miktarda apseler oluşur. Yuvarlak veya elips şeklindedir ve sınırları açıkça görülebilir. Çapı 1 veya 2 cm den büyüktür. Bu hastalığın yayılma alanı düz, açıktır ve yer değiştirmez, fakat foliküller net bir şekilde görülebilir. Her yıl sıkıntılı bir şekilde bu hastalığın olduğu bölgelerde saç dökülmesi meydana gelir. Saç kökleri zayıflar ve saç folikülleri azalma gösterir. Hastalık daha da ilerlerse kafanın çeşitli bölgelerinde alışılmamış değişik şekillerde benekler ortaya çıkabilir. Hastaların çoğu iyileştirilebilir. İyileşme sonrasında çok az sayıda kişi yeniden saç dökülmesiyle karşılaşabilmektedir. Hastalık tedavi edilmezse giderek kötüleşir ve ağır sonuçları olabilir. Ve sonunda KEL olursunuz. Bu durumda kafa şekli aynıdır ama saçsızdır. Hastalık daha da ciddi bir hal alırsa ve hiç önlem alınmamışsa kişi vücudunda, kaşında, sakalında, kirpiğinde ve buna benzer diğer vücut bölgelerinde bulunan tüm kılları kaybedebilir. Buna tıp dilinde Alopecia Universalis denilmektedir.</p>
<p><strong>10- HGF hair growth factor&#8217;un</strong><strong> Pelada üzerine etkinliği nasıldır?</strong></p>
<p>Pelada, Yuda Pilatory’nin tedavi alanındadır. Genellikle bir aylık sürekli kullanım sonucunda yeni saçlar elde edilir. Yeni saç beyaz ve incedir. Daha sonra ince saç kalınlaşarak sarı ve siyah renge dönüşebilmektedir. Ilımlı hastaların büyük bir kısmı 1-2 tedavi periyodu sonrasında sonuç elde edebilmektedirler. Orta dereceli ve daha ciddi hastalarda ise bu periyod artabilmektedir.</p>
<p><strong>11- Pelada ile Derinin Kabuk Tutma Hastalığı arasında ne gibi farklar vardır?</strong></p>
<p>Pelada ile Derinin Kabuk Tutma Hastalığı birbirine çok benzer özellikler gösterir. Her ikisinde de deri üzerinde ince tabakalar halinde kabuklaşma görülür. Fakat Pelada hastalığının etkilediği bölgedeki kırmızı ve daha kızarık şekilde olup saç folikülleri 1 yıl süreyle canlı kalır ve HGF hair growth factor kullanımıyla yeniden saç elde edilebilir. Derinin Kabuk Tutma Hastalığı sadece saç dökülmesi olayı değildir. Aynı zamanda sinir bozukluğu, karın ağrısı, migren ve buna benzer rahatsızlıklarla beraber seyreder ve deri üzerindeki sorunlu bölge oyukludur, zor değişim gösterir, saç folikülleri ciddi bir şekilde zarar görmüştür ve ilaç kullanımıyla tamamen tedavi etmek oldukça zordur.</p>
<p><strong>12- Gebelik öncesi oldukça sağlıklı olan kadınların saçları neden gebelik sonrası büyük ölçüde ve hızlı bir şekilde dökülür?</strong></p>
<p>Beynin ön bölümü vücuttaki teri ve üreyi dışarı atmayı ayarlarken daha çok adrenocorticotrophic hormon salgılar, kadınların gebelik döneminde ise gonadotrophic hormon salgılamaktadır. Bu durum saçın büyüme periyodunu uzatmaktadır. Çocuğun doğmasından sonra kadındaki hormon seviyesi düşer. Böylece büyüme periyodunda olan saç kadının doğum sonrası dönemi ile aynı anda gelişme gösterecektir. Doğum sonrası döneminde saç folikülleri zayıflar ve saç dökülmesi meydana gelir. Bu ürün ise, kullanım sonrası hormon salgılama vasıtasıyla ve metabolizmayı dengede tutarak saç beslenme kaynaklarını güçlendirir, saç dökülmesini engeller ve yepyeni saçlara kavuşmanızı sağlar.</p>
<p><strong>13- Bir ay süreyle kullandım, etkisini nasıl görürüm?</strong></p>
<p>Bunun en doğru yolu şudur: sorunlu bölgedeki saçları ayırın, el feneri ve büyüteç kullanarak bakın. Yeni ince küçük saçların büyüdüğünü göreceksiniz. Normalde saçı yıkayıp kuruttuktan sonra sonucu görmek daha kolaydır.</p>
<p><strong>14 – Herhangi bir yaş sınırlaması var mı dır?</strong></p>
<p>Genel olarak tedavide herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Bu durum genellikle hastanın geçmişi, hastalık derecesi ve ürüne karşı duyarlılığıyla alakalıdır. Genel olarak HGF hair growth factor kullanan birisi yeni saçlara sahip olabilmektedir. Fakat saç çıkma süresi yaşlara göre farklılık gösterebilir.</p>
<p><strong>15- Herbal Rogaine kullanan kişilerde neden kaşıntı hissi olmaktadır?</strong></p>
<p>Kaşıntının, foliküller, deri yangısı, alerjik reaksiyonlar gibi sebeplerden kaynaklanma durumu yaygındır. Böyle bir şikayetiniz olursa kullanmamanız daha iyi olacaktır. Tamamen iyileşme sağlandıktan sonra kullanabilirsiniz. Yukarıdaki şikâyetler sizde yoksa kaşıntı ilacın hızlı bir şekilde emiliminden kaynaklanmaktadır. Kaşıntı 30 gün sonra başlarsa aldırmayın çünkü sebebi yeni çıkan saçlardır.</p>
<p><strong>16- HGF hair growth factor</strong><strong> istenilen sonuca nasıl ulaşır?</strong></p>
<p>HGF hair growth factor saç hücreciklerinde bulunan sinirleri uyarır ve saçın çıkması ve kalınlaşması için gerekli olan saç hücreciklerini harekete geçirmek için besleyici elementler bırakır. Aynı zamanda saç hücrecikleri için çok miktarda aminoasit ve mikro elementler sağlar. Bu yüzden, belli bir süre HGF hair growth factor kullandığınızda saç hücrecikleri fazla besleyici gıda almış olacağından saç çıkarma periyodu uzayacak ve daha uzun ve daha kalın saçlara kavuşabileceksiniz.</p>
<p><strong>17- HGF hair growth factor</strong><strong> kullanmadan önce doktordan reçete almama gerek var mıdır?</strong></p>
<p>Hayır. HGF hair growth factor onaylanmış ve belge almış bir tür özel kozmetik ürünüdür.</p>
<p><strong>18- HGF hair growth factor </strong><strong>alın saç dökülmesi için faydalımıdır?</strong></p>
<p>Firmamızın uyguladığı test ve deneyler sonucunda başın üst bölümlerinde olduğu gibi alın bölgesinde de olumlu sonuçlar alınmıştır.</p>
<p><strong>19- HGF hair growth factor</strong><strong> dökülen kaşları yeniden çıkarmak için kullanılabilir mi?</strong></p>
<p>HGF hair growth factorbir tür spreydir. Gözlerinize zarar vermemesi açısından HGF hair growth factor&#8217;u kaşlarda kullanmayınız. Ek olarak, HGF hair growth factor klinik deneyler sonucunda sadece kafa üzerinde saç çıkarıcı olarak geliştirilmiştir. Sakal çıkarıcı veya vücudun diğer bölgelerindeki kılları çıkarıcı olarak bilimsel bulgular yoktur, bu yüzden diğer bölgelerde denenmesi tavsiye edilmez. Denediğiniz takdirde sorumluluk size aittir.</p>
<p><strong>20- HGF hair growth factor&#8217;u</strong><strong> bayanlar da kullanabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. HGF hair growth factor hem erkek hem de bayanlar içindir.</p>
<p><strong>21- Belli bir süre HGF hair growth factor</strong><strong> kullandıktan sonra bırakırsam ne olur?</strong></p>
<p>HGF hair growth factor kullanımını bıraktığınızda kellik belirtileri tam olarak ortadan kalkmadıysa, birkaç ay içerisinde tekrar saç dökülmesi meydana gelecektir.</p>
<p><strong>22-HGF hair growth factor</strong><strong> kullanımı güvenli midir?</strong></p>
<p>Tabiî ki kesinlikle güvenlidir. HGF hair growth factor tamamen doğal ve geleneksel olan Çin bitkilerinden üretilmiş olup yumuşak, güvenli ve zehirsizdir. Kişiler üzerinde yapılan denemeler sonucunda güvenilirliği kanıtlanmıştır.</p>
<p><strong>23- HGF hair growth factor</strong><strong> kullandıktan sonra banyo yapabilir veya yüzebilir miyim?</strong></p>
<p>Banyo yapmadan veya yüzmeden önce bir ila iki saat beklemelisiniz. Yüzmeden veya banyo yapmadan önce saçlarınızın tamamen kuruduğundan emin olun. Çünkü HGF hair growth factor en etkili verim alma yöntemi bu şekildedir. Lütfen kafa derinize iyi bakınız ve yumuşak şampuanlar kullanınız. Yüksek temizleme gücü olan alkali (baz kökenli) şampuanlar saç derisinin fazla kurumasına ve bu nedenle de kaşıntıya sebebiyet verir. Bundan dolayı yumuşak şampuanlar kullanmanız ve saçınızı tamamen temiz tutmanız önerilir.</p>
<p><strong>25- Patolojik saç dökülmesi nedir?</strong></p>
<p>Bir insanın, günde ortalama 30 ila 100 adet saçı dökülür. Metabolizma yapısına göre bu normaldir. Günlük dökülen saçlar, ortalama olarak insanın kel olmasını engelleyen ve günlük olarak çıkan yeni saç sayısına eşittir. Saç dökülme miktarı bundan daha fazlaysa ve saçın zayıfladığı açık bir şekilde görülüyorsa bu patolojik saç dökülmesidir. Saç dökülmesi fazla değilse fakat saç çok yavaş büyüyorsa ve giderek zayıflıyorsa, bu da patolojik saç dökülmesidir.</p>
<p><strong>26- Seborrheic Alopecia türü bir saç dökülmem varsa ve bir set HGF hair growth factor</strong><strong> kullandıktan sonra saç dökülmesinin azaldığını açık bir şekilde gördüğümde HGF hair growth factor</strong><strong> kullanmaya devam etmem gerekir mi?</strong></p>
<p>Çoğu durumlarda 5 ila 15 günlük HGF hair growth factor kullanımından sonra metabolizma normale dönerek saç dökülmesi kontrol altına alınabilir ve yeni küçük saçlar 15 ila 30 günlük kullanım sonrasında çıkmaya başlar. Aşırı saç dökülmesi olanlar daha uzun sürelere ihtiyaç duyarken, hafif derecede saç dökülmesi olan kişi etkili sonucu 3 aylık sürekli kullanım sonrasında çık ve net olarak görebilecektir. Belirtilen zamandan daha önce HGF hair growth factor kullanmayı bırakırsanız, ürünün tedavi etme özelliği azalacaktır. Bu yüzden saç tamamen normale döndükten sonra bir ay daha kullanmaya devam etmeniz faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>27- HGF hair growth factor&#8217;u</strong><strong> kullanmaya başladığımız ilk dönemlerde neden saç dökülmesi artar?</strong></p>
<p>HGF hair growth factor&#8217;u kullanmaya başladığınız ilk hafta saç dökülmesi artıyor gibi görünür. Bu yeni çıkan saçların eski zayıf saçlarla yer değiştirmesi olayıdır. Bu beklenen bir durumdur ve yeni saç çıkarma sürecinin bir parçasıdır. Bu geçicidir. Fakat bu tür saç dökülmesi bir haftadan daha fazla sürecek olursa doktora gitmeniz önerilir.</p>
<p><strong>28- Tedavi dönemi içerisinde HGF hair growth factor</strong><strong> kullanımına bir süre ara verilip daha sonra yeniden devam edilirse,  tedavi edici özelliği olumsuz etkilenir mi?</strong></p>
<p>En iyi sonuç uzun süreli kullanım sonucunda elde edilmektedir.  Bilmeden 2 veya üç gün ara verdiğinizde olumsuz etki fazla olmayacaktır. Fakat oldukça uzun bir süre ara verdiğinizde ilacın tedavi edici yönü mutlaka azalacaktır.</p>
<p><strong>29- Saç dökülmesi kalıtsal bir hastalık mıdır?</strong></p>
<p>Kalıtsal hastalıklar genin kusurlu olup olmamasına bağlıdır. Örneğin, çapar olmak, hemofili hastası olmak gibi. Saç dökülmesinin kalıtsal olduğu söylense de henüz tam geçerli bilimsel bulgular elde edilmemiştir. Bu yüzden saç dökülmesinin kalıtsal olup olmadığını belirtmek oldukça zordur.</p>
<p><strong>30- Alopecia Areata türü saç dökülmem var ve iki ay ilaç kullandım. Şu an yaklaşık 1.2cm ( bir santimetre 2 milimetre) boyunda ve beyaz renkli. Neden saçım siyaha dönüşmedi?</strong></p>
<p>Alopecia Areata hastaları için yeni çıkmış saç beyaz ve kısadır. Uzun süreli saç dökülmesi sonrası yapılan yanlış tedavilerden kaynaklanır. Yeni çıkan saç beyazdır ve tekrar siyaha dönüşebilmesi için uzun bir zamana gerek vardır.</p>
<p><strong>31- Bu ürünü 15 gün kullanmama rağmen neden gözle görülür bir etki hissedemiyorum?</strong></p>
<p>Kullanım periyodunda saç dökülmesi normaldir. (günde ortalama 30-100 saç) Ürün sürekli bir şekilde kullanılmazsa, kafa derisi beslenmesine özen gösterilmezse, dinlenilmezse ve sürekli zihinsel yorgunluk varsa saç dökülmesini kontrol altına almak güçleşecektir. İlave olarak bireylerin ürüne olan duyarlılığı da kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bu durumda daha dikkatli olmalı, üründen tam sonuç almak için aralıksız kullanmaya devam etmelidir.</p>
<p><strong>32- HGF hair growth factor</strong><strong> kullanırsam vücudumdaki kıl sayısı artar mı?</strong></p>
<p>HGF hair growth factor, tamamen saf ve doğal bitkilerden elde edilmiş olup hiçbir hormon içermez. Böylelikle vücut kıllarınıza hiçbir etki yapmaz.</p>
<p><strong>33- HGF hair growth factor</strong><strong> kullandıktan sonra güneşte bronzlaşabilir miyim?</strong></p>
<p>Tabiî ki. HGF hair growth factor saç dökülmesini gelişmiş deri sağlığı tekniğiyle tedavi etmektedir. Güneş altındayken derinin emme kabiliyeti artacak ve deri için gerekli besleyiciler daha kolay emilmiş olacaktır. Fakat güneş altında yanmayın. Çünkü güneş yanığı derinize zarar verecektir ve ürünün deriye gerekli olan etkili karışımını da değiştirecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-soru-ve-cevaplar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HGF hair growth factor etki süreci</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-etki-sureci.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-etki-sureci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 01:09:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hgf hair growth factor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1949</guid>
		<description><![CDATA[Saç dökülmesinin, psikolojik sıkıntılar, hormon salgılamada dengesizlik, saç bezelerinin tıkanması, beslenme dengesizliği ve sinirsel bozukluklar sebebiyle saç foliküllerinde meydana gelen işlevsel lezyonlar(yaralar), bölgesel kan dolaşımındaki düzensizlikler ve metabolizmanın düzensiz beslenmesi gibi sebepleri vardır. Tüm bu sebepler saç derisinin ihtiyacı olan keratin ve diğer yaşam besinlerini almasını engeller; bundan dolayı saç büyümesi durur ve yavaş yavaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfetki.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1950" title="hgfetki" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfetki-291x300.jpg" alt="hgfetki 291x300 HGF hair growth factor etki süreci" width="291" height="300" /></a>Saç dökülmesinin, psikolojik sıkıntılar, hormon salgılamada dengesizlik, saç bezelerinin tıkanması, beslenme dengesizliği ve sinirsel bozukluklar sebebiyle saç foliküllerinde meydana gelen işlevsel lezyonlar(yaralar), bölgesel kan dolaşımındaki düzensizlikler ve metabolizmanın düzensiz beslenmesi gibi sebepleri vardır. Tüm bu sebepler saç derisinin ihtiyacı olan keratin ve diğer yaşam besinlerini almasını engeller; bundan dolayı saç büyümesi durur ve yavaş yavaş saç dökülmesi meydana gelir.<br />
Olaya psikoloji açısından bakıldığında, saç folikülleri saçın üretim mekanizmalarıdır. Derideki Papilla hücreleri kandan aldığı besin vasıtasıyla saç foliküllerini saç üretiminde kullanırlar.<br />
HGF hair growth factor&#8217;un en iyi şekilde ayarlanmış formülü, Sebaceous bezelerini tarama görevi yapmak amacıyla baş bölgesindeki kan dolaşımını kuvvetlendirir ve bu sayede saç derisinin ihtiyacı olan başta aminoasitler, bakır, demir, B1,B2,B12 vitaminleri olmak üzere tüm besinleri bol miktarda sağlar ve saç foliküllerini harekete geçirerek Alopecia’yı (saç dökülmesi) tedavi eder.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>HGF ETKİ SÜRECİ</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="614" valign="top">1-İşlevsel bozukluklar saç foliküllerinde işlevsel yaralara sebebiyet verir.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">2- Saç foliküllerinin ve keratinlerin yaşamsal besinleri engellenir.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">3- Saç büyümesi durur ve çeşitli türlerde saç dökülmesi meydana gelir.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">4- <strong>üç gün HGF kullanırsanız.</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">5- İşlevsel bozukluklar tedavi edilir, saç foliküllerindeki yaralar yok olur.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">6- Trichomadesis durumu biter.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">7- <strong>on gün HGF kullanırsanız.</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">8- Saç folikülleri keratinle beslenir ve harekete geçer.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">9- Saç büyümesi yenilenir.</td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">10- <strong>üç ay HGF kullanırsanız.</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614" valign="top">11- Saç tamamen tedavi edilir, saç dökülmesinden eser kalmaz.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-etki-sureci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HGF hair growth factor kullanmanın avantajları</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-kullanmanin-avantajlari.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-kullanmanin-avantajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 01:05:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hgf hair growth factor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1945</guid>
		<description><![CDATA[HGF SFE teknolojisi kullanılarak Ginseng, melekotu ve diğer tamamen doğal ve bitkisel olan geleneksel Çin Quan Yin Metodu ile elde edilmiştir. Formül olarak yoğunlaştırılmış içerik orijinal hammaddenin yaşamsal faaliyetlerin devamlığını muhafaza etmesini sağlar. Karışım seborrheic alopecia, alopecia areata, karışık alopecia, postpartum alopecia, kimyasal alopecia gibi saç dökülmesi türlerinde etkilidir. HGF  ürününün TTS teknolojisi avantajı vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfavantaj.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1946" title="hgfavantaj" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfavantaj-300x165.jpg" alt="hgfavantaj 300x165 HGF hair growth factor kullanmanın avantajları" width="300" height="165" /></a>HGF SFE teknolojisi kullanılarak Ginseng, melekotu ve diğer tamamen doğal ve bitkisel olan geleneksel Çin Quan Yin Metodu ile elde edilmiştir. Formül olarak yoğunlaştırılmış içerik orijinal hammaddenin yaşamsal faaliyetlerin devamlığını muhafaza etmesini sağlar. Karışım seborrheic alopecia, alopecia areata, karışık alopecia, postpartum alopecia, kimyasal alopecia gibi saç dökülmesi türlerinde etkilidir.</p>
<p>HGF  ürününün TTS teknolojisi avantajı vardır. Fizyolojik fonksiyonu arttırıp deriye nüfuz ederek saçların beslenmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda kafa derisinin küçük kan dolaşımı durumunu güçlendirmektedir.  Saç ana hücrelerinin harekete geçmesini sağlayarak çeşitli bezelerin ve saç foliküllerinin emilim gücünü arttırmaktadır. Böylelikle saç foliküllerinin yenilenmesini sağlayarak gerekli besini emmesini sağlamaktadır. Bu sayede yeniden saç elde edilmiş olacaktır.</p>
<p><strong>Ürün Avantajları</strong></p>
<p>En etkili, saf bitkilerin mükemmel bir birleşimi ve modern teknolojinin eseri olan HGF gelişmiş Süperkritik Sıvı Ayrıştırma (SFE) teknolojisi kullanılarak, seçilmiş geleneksel saf bitkilerden saç çıkarmada en önemli elementleri ayrıştırılarak ve aynı zamanda hammaddenin özel yapısı korunarak elde edilmiştir. HGF direk olarak deriye nüfuz ederek kafa derisine dengeli besin sağlamakta, fizyolojik fonksiyonları arttırmakta ve saçın yeniden çıkması için gerekli beslenmeyi sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Kullanımı kolaydır, hiçbir masaja gerek kalmadan sadece püskürtün.</strong></p>
<p>Geleneksel birinci nesil ürünlerde ister temizleme ister sprey şeklinde olanlarda olsun, saç dökülmesi olan kafa bölgesinde yumuşak sıvıyı emilebilir hale getirmek için beş masaja ihtiyaç vardı. Diğer taraftan hgf  ise ikinci nesil bir saç dökülme ürünüdür. hgf, yeni bir teknoloji olan TTS’ye göre üretilmiştir. Bu TTS ilacın deri tarafından hızla emilmesini, saç foliküllerinin iç bölgesinde direk rol oynamasını ve saç elde etmeyi masaja gerek kalmadan sadece spreyle yapılabilmesini teşvik etmektedir.</p>
<p><strong>Yenilikçi Tıp Grubu tarafından araştırılmış Yüksek Teknoloji derecesi</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu ürün en iyi yaratıcı tıp grubu tarafından geliştirilmiş ve geleneksel bilim dünyasında dünyada bir ilk olmuştur. Gold Ratio Kombinasyonu’na göre HGF tohum halinde de etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-kullanmanin-avantajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HGF hair growth factor nedir içerik bilgisi</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-nedir-icerik-bilgisi.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-nedir-icerik-bilgisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 00:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hgf hair growth factor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1942</guid>
		<description><![CDATA[HGF hair growth factor, Ginseng, melekotu ve Polygonum (çoban değneği) bitkilerinin etkin özlerinden yüksek biyolojik teknoloji (SFE) ile elde edilmiş doğal bir karışımdır. Bu ürün orijinal ve tam etkili bir reçetedir. hammaddesi uzman kişilerce üretilmiştir. Bu hammadde hem etkili özlerden elde edilmiş hem de derideki canlılığı muhafaza edecek şekilde üretilmiştir. HGF hair growth factor  seborrheic [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfkutu.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1962" title="hgfkutu" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hgfkutu-300x210.jpg" alt="hgfkutu 300x210 HGF hair growth factor nedir içerik bilgisi" width="300" height="210" /></a>HGF hair growth factor, Ginseng, melekotu ve Polygonum (çoban değneği) bitkilerinin etkin özlerinden yüksek biyolojik teknoloji (SFE) ile elde edilmiş doğal bir karışımdır. Bu ürün orijinal ve tam etkili bir reçetedir. hammaddesi uzman kişilerce üretilmiştir. Bu hammadde hem etkili özlerden elde edilmiş hem de derideki canlılığı muhafaza edecek şekilde üretilmiştir. HGF hair growth factor  seborrheic alopecia, alopecia areata,hybrid alopecia, postpartum alopecia ve Kimyasala alopecia türü saç dökülmelerinde oldukça etkilidir.</p>
<h3>HGF hair growth factor içeriği</h3>
<p><strong>Ginseng:</strong> Bitkilerin kralı olarak görülmektedir. Süzülen solüsyon kafa derisi tarafından yavaşça emilmektedir. Kafa derisi için başka hiçbir yan etkisi yoktur. Kafa derisindeki kılcal damarları genişletip, daha iyi bir dolaşım sağlayarak saç folikülleri için gerekli kanı ilave olarak temin etmektedir.<br />
<strong>Tuberfleece (yün) Çiçeği:</strong> Geleneksel Çin Tıbbına göre bu bitkinin saçlara gereğinden fazla gelen kanı ve yaşam enerjisi olan Qİ’yi dengeleme ve ikmal etme, böbrek ve karaciğeri besleme, eklem ve kemikleri güçlendirme, sakal ve saçı siyahlaştırma gibi işlevleri vardır.<br />
<strong>Melekotu (Angelica Sinensis) : </strong>Yuda Pilatory, Yunnan kırsal bölgelerindeki doğal melekotu (angelica sinensis) bitkisini kullanır. Tamamen saf ve doğal olup hiçbir katkı maddesi içermez. Melekotu (angelica sinensis) metabolizmayı kuvvetlendirir. Demir, bakır, manganez ve VB12 gibi çeşitli aminoasitler ve yaşamsal elementler içermektedir. Bu maddeler saç büyümesi için gerekli olan besinleri oluşturmaktadır.<br />
<strong>Saw Palmetto</strong>:Adrojen ve estrojen reseptörlerin aktivitesini yavaşlatır   ve her iki cinsin de (kadın ve erkek) hormon dengesinin kurulmasına yardımcı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/hgf-hair-growth-factor/hgf-hair-growth-factor-nedir-icerik-bilgisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maden suyu cildi güzelleştiriyor</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/maden-suyu-cildi-guzellestiriyor.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/maden-suyu-cildi-guzellestiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 15:22:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1929</guid>
		<description><![CDATA[Düşük tansiyona ve buna bağlı halsizliğe de engel olur. Maden suyu, içerdiği sodyum, potasyum, klor, demir, manganez gibi doğal maddelerle enerji verir, sonbaharda diri tutar, cildi güzelleştirir. Genelde günde 2-3 küçük şişe maden suyu içmek bedenin büyük ölçüde sıvı ve mineral ihtiyacını karşılar. Size sonbahar yorgunluğuna karşı doping olacak maden suyuyla hazırlanan doğal bir tarif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/madensuyu.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1930" title="madensuyu" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/madensuyu.jpg" alt="madensuyu Maden suyu cildi güzelleştiriyor" width="230" height="230" /></a>Düşük tansiyona ve buna bağlı halsizliğe de engel olur. Maden suyu, içerdiği sodyum, potasyum, klor, demir, manganez gibi doğal maddelerle enerji verir, <span id="more-1929"></span>sonbaharda diri tutar, cildi güzelleştirir. Genelde günde 2-3 küçük şişe maden suyu içmek bedenin büyük ölçüde sıvı ve mineral ihtiyacını karşılar.</p>
<p>Size sonbahar yorgunluğuna karşı doping olacak maden suyuyla hazırlanan doğal bir tarif veriyorum.</p>
<p><strong>Hazırlanışı:<br />
</strong>2 tatlı kaşığı meyan kökü, 1 çay bardağı suyun içerisinde birkaç saat bekletilir. Sonra iyice sıkılır ve içerisindeki posa alınır. Bu oluşan meyankökü şurubu içerisine 10-15 damla taze limon suyu sıkılır. İçine 1,5 tatlı kaşığı iyi kalite bal konulur, eriyene kadar karıştırılır. Bu karışım iri bir su bardağında 1 küçük şişe maden suyuyla beraber tekrar karıştırılır. İçerisine ince bir dilim limon konulur. Varsa küçük bir dal nane ile süslenir ve aynı karışım günde 2 veya 3 kez hazırlanarak aralarda içilir.</p>
<p><strong>Halsizliğe karşı çay<br />
Malzemeler:<br />
</strong>Mate, çekirdek kakule, yeşil çay, ginseng.</p>
<p>Mate, öğütülmüş ginseng ve yeşil çaydan iri birer tutam alın. 2-3 adet kakuleyi de kabuklarından soyup bu karışıma ekleyin ve ağzını kapatıp 1 bardak kaynar suda yaklaşık 5 dakika kadar demleyin, içinden bitkileri alın ve içine biraz esmer şeker ekleyip günde 2 fincan için.</p>
<p><strong>Bu gıdaları artırın<br />
</strong>Balık, ceviz, fındık, adaçayının sos olarak kullanıldığı yiyecekler, soğan, sarımsak, kırmızı pul biber, yeşil sivri biber, (midenize dokunmuyorsa), keçi peyniri, çekirdekli siyah üzüm, pekmez, bal, zeytinyağı, hurma, aşırıya kaçmadan yağsız kırmızı et, organik yumurta, limon, taze fesleğen, sebze çorbası, yeşil mercimek, yeşil lifli yapraklı sebzeler, nar, tam buğday ve türevleri artırılmasında yarar olan besinlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/maden-suyu-cildi-guzellestiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
