<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber Osmaniye</title>
	<atom:link href="http://www.haberosmaniye.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haberosmaniye.com</link>
	<description>haber, kültür, yaşam.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Feb 2010 19:53:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sığındığım her yer adınla anılır</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sigindigim-her-yer-adinla-anilir.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sigindigim-her-yer-adinla-anilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 01:57:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Kaplan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Akan]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[BağLama]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Hissi]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kalan]]></category>
		<category><![CDATA[Kez]]></category>
		<category><![CDATA[Pencere]]></category>
		<category><![CDATA[Sokaklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Sonu]]></category>
		<category><![CDATA[Terk]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<category><![CDATA[Yere]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2065</guid>
		<description><![CDATA[Yaz akşamları haftada birkaç kez gider çay içerdim ağacın dalları altında. Hiç tanıdık bir yüz olmazdı. Çoğunlukla yaşlılar ve canı sıkkın gençler görürdüm. Beni tanımıyor olmalarına rağmen başlarını nazikçe eğip selam vermeleri hoşuma giderdi. Çocukluğumun egesinden alışık olduğum ahşap kapılı pencere önlerinde fesleğenler olan kiremit çatılı evlere benzemezdi evleri, sokakları dar ve kısaydı. Belirgin farklılıklara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/agac.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2066" title="agac" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/agac.jpg" alt="agac Sığındığım her yer adınla anılır" width="200" height="150" /></a>Yaz akşamları haftada birkaç kez gider çay içerdim ağacın dalları altında. Hiç tanıdık bir yüz olmazdı. Çoğunlukla yaşlılar ve canı sıkkın gençler görürdüm.<span id="more-2065"></span> Beni tanımıyor olmalarına rağmen başlarını nazikçe eğip selam vermeleri hoşuma giderdi. Çocukluğumun egesinden alışık olduğum ahşap kapılı pencere önlerinde fesleğenler olan kiremit çatılı evlere benzemezdi evleri, sokakları dar ve kısaydı. Belirgin farklılıklara rağmen neden çocukluğumu hatırlardım orada, evimizin bahçesinden kardeşlerimin neşeli cıvıltılarını annemin bezgin bağırışlarını duyar gibi olurdum. Neden bu şehrin başka bir sokağı başka bir köşesi bana bu hissi vermezdi.</p>
<p>Yaşadıklarımızı, etrafı belirginleştirilmiş sebeplere bağlama meraklısı değilim ama nedensiz hiçbir şey yok, yaşadıklarımızın ,zamanın gerisinde kalan etkenleri ve zihnimizin ulaşamadığımız yerlerinde bize yol çizen farkına varamadığımız kılavuzları var.</p>
<p>Soğuk ve rüzgarlı bir şubat akşamında aynı yere yolum düştüğünde farklı duygularla daha net cevaplar verdim kendime. Yaz akşamlarının o tanıdık sıcak büyüsü yoktu sokaklarda, tenha ve hüzünlüydü evlerin önleri. Çay sipariş ettiğim kahvenin önünde sakalları uzamış canı sıkkın iki adam dikiliyordu.</p>
<p>Bu yalnızlık ve terk edilmişlik görüntüsüne rağmen içime akan sıcaklığın bu kez farklı ama bildiğim bir cevabı vardı. Yazdan sonra tanıdığım , yaz ikindileri gibi duru , öğleden sonraları aniden başlayan rüzgarlar kadar şaşırtıcı olan bir insan …sesinin çağlayanlarında kaybolduğum .</p>
<p>Aynı yer ikinci kez beni kuşatıyor, soru sormuyorum. Soru sormadan yaşamak lazım kimi zaman, sonu olmayan yalnızlıkları sonu olmayan özlemleri taşıyacak kadar yürekli olmak lazım. Sadece yol güzel olduğu için yürürsünüz bazen, yolun sonunda ne olduğunu düşünmeden .</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Sığındığım her yer adınla anılır" url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sigindigim-her-yer-adinla-anilir.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sigindigim-her-yer-adinla-anilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sır</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sir.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 16:08:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Kaplan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Metale]]></category>
		<category><![CDATA[Saydam]]></category>
		<category><![CDATA[Seni]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2057</guid>
		<description><![CDATA[Bulutların arasından tenime dokunan güneş içimi acıtıyor. Olabilme ihtimalinin olduğu yerlerde seni görememek  öksüzleştiriyor yeryüzünü. Gövdesine yaslanıp fotoğraf çektirdiğin ağaç bile en anlamlı varlığı bahçenin.
Varlıklar onlarla yaşadığımız etkileşim çerçevesinde anlam kazanıyorlar. Sesleri, renkleri, kokuları  ve boyutlarıyla tanımlıyoruz onları. Bazen bir sesi, bir kokuyu,bir görüntüyü hüzne ya da sevince dönüştüren, sözcüklerle ifade edemediğimiz bir şey var.
Sıcak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/huzunlubahce.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2058" title="huzunlubahce" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/huzunlubahce-300x224.jpg" alt="huzunlubahce 300x224 Sır" width="300" height="224" /></a>Bulutların arasından tenime dokunan güneş içimi acıtıyor. Olabilme ihtimalinin olduğu yerlerde seni görememek  öksüzleştiriyor yeryüzünü. Gövdesine yaslanıp fotoğraf çektirdiğin ağaç bile en anlamlı varlığı bahçenin.<span id="more-2057"></span></p>
<p>Varlıklar onlarla yaşadığımız etkileşim çerçevesinde anlam kazanıyorlar. Sesleri, renkleri, kokuları  ve boyutlarıyla tanımlıyoruz onları. Bazen bir sesi, bir kokuyu,bir görüntüyü hüzne ya da sevince dönüştüren, sözcüklerle ifade edemediğimiz bir şey var.</p>
<p>Sıcak bir metale dokunursunuz eliniz yanar ve acı duyarsınız, vücudunuzun herhangi bir organına sert bir cisim çarptığında da benzer acıyı yaşarsınız. Anlaşılırdır, bir süre sonra kaybolur.</p>
<p>Kederli bir yüze bakarken, çok şey söylemek isteyip de, hiçbir şey söyleyememenin acısını tarif edemezsiniz. Gülümsemelerin arkasından savrulan saydam sözcükleri göremiyor olmanın acısını da.</p>
<p>Çocukken 1+1’in 2 ettiğini öğreniriz.<br />
Ama yanlış öğreniriz.<br />
Hatta siz artı başkası bir ettiğinde,<br />
söylediğimiz bir kelime vardır<br />
sesleri, kokuları, renkleri ve görüntüleri hüzne ya da sevince dönüştüren.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Sır" url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sir.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/sir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir kitabın arasına düşülmüş notlar</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bir-kitabin-arasina-dusulmus-notlar.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bir-kitabin-arasina-dusulmus-notlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 21:49:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Kaplan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Belki]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Derin]]></category>
		<category><![CDATA[Ernest Renan]]></category>
		<category><![CDATA[Eve]]></category>
		<category><![CDATA[Ilkbahar]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Otele]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Serin]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak]]></category>
		<category><![CDATA[Veda]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2052</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bu dünyaya anlaşılmak için değil anlamak için geldik&#8221; J.Ernest Renan
 
Yağmurlu bir ilkbahar ikindisiydi. Rıhtımda yağmura aldırmadan yürümüş neredeyse sırılsıklam olmuştum. Çok kötü görünüyordum, üşüyordum ama aldırış etmiyordum. Sevdiğim insanla birkaç saatlik bir konuşmadan sonra ileriye taşıyabilecek bir şey kalmadığını görmüş derin bir kedere kapılmıştım. İşin trajik yanı o farkında bile değildi, eve dönmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address style="text-align: right;"><em>&#8220;Bu dünyaya anlaşılmak için değil anlamak için geldik&#8221; J.Ernest Renan</em></address>
<address style="text-align: right;"> </address>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/yagmurihtim.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2053" title="yagmurihtim" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/yagmurihtim.jpg" alt="yagmurihtim Bir kitabın arasına düşülmüş notlar" width="298" height="202" /></a>Yağmurlu bir ilkbahar ikindisiydi. Rıhtımda yağmura aldırmadan yürümüş neredeyse sırılsıklam olmuştum. Çok kötü görünüyordum, üşüyordum ama aldırış etmiyordum.<span id="more-2052"></span> Sevdiğim insanla birkaç saatlik bir konuşmadan sonra ileriye taşıyabilecek bir şey kalmadığını görmüş derin bir kedere kapılmıştım. İşin trajik yanı o farkında bile değildi, eve dönmek için otobüse binmiş ve gülümseyerek veda etmişti bana. İstanbul Pendikteydim.</p>
<p>Bir süre caddelerde amaçsızca yürüdükten sonra bir pasaja girdim. Amacım gözlerden uzak bir kafeterya ya da çayevi bulmak sıcak bir şeyler içmekti. Dergilerin ve kitapların rastgele yerleştirildiği loş ışıklı bir dükkan dikkatimi çekti. Kapısında ayakta dikilen adam en az benim kadar umutsuz görünüyordu. Dükkan benim kadar kötü göründüğü için rahatlıkla girdim içeriye. Eski kitap dergilerin satıldığı bir sahaftı. Raflara göz gezdirirken kitabın adı ilgimi çekti. Raftan aldım ve rastgele açtım. “ kişinin hayatı düşünün rengine boyanmıştır”  sonra bu cümle çarptı gözüme. Bir şeyler okumayı aklımdan bile geçiremeyecek durumdaydım ama aldım kitabı. Dışarı çıktığımda yağmur kesilmiş serin bir rüzgara bırakmıştı yerini. Hızlı adımlarla kaldığım otele döndüm.</p>
<p>Son gecemdi İstanbul’da, ertesi sabah dönecektim. O akşam kitabı okudum. Belki o gün ki ruh halimden, belki yaşadıklarımdan ayrı bir yeri oldu bende. Bazen yanlışlarımızı , eksikliklerimizi, doğrulamak, yalnızlığımızı haklı bulmak isteriz. En zor anlarımızdandır  keşke dediğimiz ve kendimizi suçladığımız anlar. Ve ben kendimce yaşadıklarımın kabul edilebilirliğini bulmuştum kitabın sayfalarında.</p>
<p>Çok zaman oldu. Çok şeyler yaşandı o günlerden bugünlere. Kitaplar kadar hayatın kendisinden de çok şey öğrendim, hani şu tecrübe dedikleri. Öfkelerim, kırgınlıklarım, kederlerim hatırlamak istediğim şeyler bırakmadı bana. Yaşayanlar ve elimde kalanlar iyimserliklerim, umutlarım ve sevgilerim.</p>
<p>Biliyorum, yarın da farklı olmayacak, ömrüm olursa yıllar sonra geriye baktığımda aynı şeyi düşüneceğim.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Bir kitabın arasına düşülmüş notlar" url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bir-kitabin-arasina-dusulmus-notlar.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bir-kitabin-arasina-dusulmus-notlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keçi boynuzu nefes darlığına iyi gelir kan yapıcıdır</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/sifali-bitkiler-temel-bilgiler/sifali-bitkilierin-tanitimi/keci-boynuzu-nefes-darligina-iyi-gelir-kan-yapicidir.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/sifali-bitkiler-temel-bilgiler/sifali-bitkilierin-tanitimi/keci-boynuzu-nefes-darligina-iyi-gelir-kan-yapicidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 14:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkilierin tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2045</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz havzasında yetişen Keçiboynuzu 5 bin yıldan beri insanların derdine deva oluyor.
Kocaeli&#8217;nde aktarlık yapan Mustafa Alpay, keçiboynuzunun yüzyıllardan beri insanların en büyük besin kaynağı olduğunu söyledi.
Alpay, keçiboynuzunun Türkiye&#8217;de akdeniz iklimi görülen bölgelerde yetiştiğini ifade etti. Keçiboynuzunun, Akdeniz iklimi bölgelerinde yaşayan insanların geçim kaynağı olduğunu söyleyen Alpay, köylülerin bu sayede para kazandıklarını kaydetti.
Türkiye dışında da keçiboynuzunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/keciboynuzu.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2046" title="keciboynuzu" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/keciboynuzu.jpg" alt="keciboynuzu Keçi boynuzu nefes darlığına iyi gelir kan yapıcıdır" width="316" height="255" /></a>Akdeniz havzasında yetişen Keçiboynuzu 5 bin yıldan beri insanların derdine deva oluyor.<span id="more-2045"></span><br />
Kocaeli&#8217;nde aktarlık yapan Mustafa Alpay, keçiboynuzunun yüzyıllardan beri insanların en büyük besin kaynağı olduğunu söyledi.</p>
<p>Alpay, keçiboynuzunun Türkiye&#8217;de akdeniz iklimi görülen bölgelerde yetiştiğini ifade etti. Keçiboynuzunun, Akdeniz iklimi bölgelerinde yaşayan insanların geçim kaynağı olduğunu söyleyen Alpay, köylülerin bu sayede para kazandıklarını kaydetti.</p>
<p>Türkiye dışında da keçiboynuzunun iyi bilindiğini dile getiren Alpay, Türkiye&#8217;ye gelen turistlerin keçiboynuzunu &#8216;Yakup peygamberin ekmeği&#8217; olarak bildiklerini belirtti. Alpay, gençliklerinde abur cubur olmayan yaşlıların keçiboynuzu yedikleri için birçok yaşlı vatandaşın çocukluklarına dönük nostalji yaşamak için keçiboynuzu aldığını dile getirdi.</p>
<p>Keçiboynuzunun besleyici olduğunu kaydeden Alpay, 1. Dünya Savaşı&#8217;nda askerlerin en büyük besin kaynağı olduğunu belirtti. Birçok ülkede keçiboynuzu olduğunu belirten Alpay, dünyada en rağbet görülenlerin ise Kıbrıs&#8217;ta yetişenlerin olduğunu dile getirdi. Alpay, keçiboynuzunun nefes darlığına iyi geldiğini, besleyici olduğunu ve kan yapıcı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Alpay, &#8220;Keçiboynuzunun en önemli özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır. Alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde de rahatlıkla kullanılabiliyor. Keçiboynuzu, herkes için farklı miktarlarda ve farklı çeşitleri kullanılmaktadır. Yaşlılar, genelde pekmez veya toz olanı tercih ediyor. Gençler ise kabuklu olanı tercih ediyor. Çocuklarda kan yapması için günlük 50 gram, yetişkinlerde ise 100 gram kullanılması faydalı olur.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Keçi boynuzu nefes darlığına iyi gelir kan yapıcıdır" url="http://www.haberosmaniye.com/sifali-bitkiler-temel-bilgiler/sifali-bitkilierin-tanitimi/keci-boynuzu-nefes-darligina-iyi-gelir-kan-yapicidir.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/sifali-bitkiler-temel-bilgiler/sifali-bitkilierin-tanitimi/keci-boynuzu-nefes-darligina-iyi-gelir-kan-yapicidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ah kaldırımlar biliyor, bir devir muhteşemdik</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/ah-kaldirimlar-biliyor-bir-devir-muhtesemdik.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/ah-kaldirimlar-biliyor-bir-devir-muhtesemdik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 23:33:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümran Çetin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alt]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Devir]]></category>
		<category><![CDATA[Kez]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Sezen Aksu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2040</guid>
		<description><![CDATA[“Ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
Ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü, ilkyazdan şendik”
Belediyelerin alıp veremedikleri nedir bu kaldırımlarla anlamış değilim. Bütün belediye başkanları iktidarların bir döneminde savaşır zavallı kaldırımlarla. Bir kez yapar sonra caddeye herhangi bir alt yapı döşenmesi gerekir, bir kez daha sökülür yapılır kaldırımlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/kaldirim.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2041" title="kaldirim" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/kaldirim.jpg" alt="kaldirim Ah kaldırımlar biliyor, bir devir muhteşemdik" width="259" height="175" /></a>“Ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık<br />
Her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık<span id="more-2040"></span><br />
Ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik<br />
Güz güneşinden hüzünlü, ilkyazdan şendik”</p>
<p>Belediyelerin alıp veremedikleri nedir bu kaldırımlarla anlamış değilim. Bütün belediye başkanları iktidarların bir döneminde savaşır zavallı kaldırımlarla. Bir kez yapar sonra caddeye herhangi bir alt yapı döşenmesi gerekir, bir kez daha sökülür yapılır kaldırımlar ve savaş durmadan devam eder.</p>
<p>Osmaniye’de uzunca bir zamandır ateşkes vardı kaldırımlarla Belediye arasında. Son haftalarda ateşkes bozuldu ve bildiğimiz o savaş başladı yeniden. Dikkatimi çeken daha önceleri haftalar süren kaldırım savaşı alanın genişliğine rağmen çok kısa sürdü bu kez. Neredeyse bir çırpıda hallediverdi Belediye işi.</p>
<p>Bir akşamüzeri Sezen Aksu’nun “son sardunyalar” şarkısını mırıldanarak kimseye çarpmadan ve eğilip bükülmeden yürüdüm yeni kaldırımlarda. Belediye iyi etmiş bu kez savaşmakla, gerçekten rahatlamış caddeler.</p>
<p>Caddenin sonuna geldiğimde şöyle bir geriye baktım ve düşündüm, bir süre sonra can sıkıntısından çok yürüyeceğim bu kaldırımlarda. Memleket bu haldeyken kolay değil iş bulmak. Bitirdiğim okul çok önemli değil, bir süre “kaldırım mühendisliği” yapacağım kesin. Teşekkür ederim sayın Başkan, kaldırım mühendislerini ve kaldırım mühendisi adaylarını düşündüğünüz için.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Ah kaldırımlar biliyor, bir devir muhteşemdik" url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/ah-kaldirimlar-biliyor-bir-devir-muhtesemdik.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/ah-kaldirimlar-biliyor-bir-devir-muhtesemdik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu şehirden gidelim artık</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bu-sehirden-gidelim-artik.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bu-sehirden-gidelim-artik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 23:08:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümran Çetin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dedikodu]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli]]></category>
		<category><![CDATA[Gurbet]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Levent]]></category>
		<category><![CDATA[Kasaba]]></category>
		<category><![CDATA[Olma]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Sevda]]></category>
		<category><![CDATA[Sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Vb]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2032</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadıkları yerden memnun olan insanların sayısı çok az olmalı. Birçok kişi yaşadığı yerden (köy, kasaba, ilçe, kent vb) hoşnut değil. Zihinlerde ve düşlerde başka şehirler başka yaşamlar var. Özellikle Osmaniye gibi küçük ve az gelişmiş bir şehrin insanlarının daha şikâyetçi olmalarına olağan bakmak gerek.
Eski şarkılara ve türkülere dikkat ederseniz birçoğu “gurbet” yani “ doğup yaşanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/sehir.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2033" title="sehir" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/sehir.jpg" alt="sehir Bu şehirden gidelim artık" width="286" height="340" /></a>Yaşadıkları yerden memnun olan insanların sayısı çok az olmalı. Birçok kişi yaşadığı yerden (köy, kasaba, ilçe, kent vb) hoşnut değil.<span id="more-2032"></span> Zihinlerde ve düşlerde başka şehirler başka yaşamlar var. Özellikle Osmaniye gibi küçük ve az gelişmiş bir şehrin insanlarının daha şikâyetçi olmalarına olağan bakmak gerek.</p>
<p>Eski şarkılara ve türkülere dikkat ederseniz birçoğu “gurbet” yani “ doğup yaşanılan yerden uzak olma” üzerine yazılmıştır ve sıla özlemini dile getirirler. Yeni şarkı ve türkülerde çok az geçiyor bu kavramlar. Teknolojinin ve ulaşım imkânlarının mesafeleri kısaltması kitle iletişim araçları vb birçok unsurun payı var bu değişimde.</p>
<p>Kimileri ekonomik ve sosyal nedenlerle zorunlu olarak terk ediyor yaşadıkları yerleri kimileri de aynı nedenlerden hoşnut olmasalar da kalmaya devam ediyorlar yerlerinde.</p>
<p>Yaşadığınız yer terk edebileceğiniz kadar küçükse sorun yok Bazı yerler terk edemeyeceğiniz kadar büyük olabiliyor .</p>
<p>“Gel geç olmadan, gün doğmadan<br />
Kaçalım buralardan<br />
Sen istersen, dünya dar olur<br />
Denizler ardından<br />
Dedikodu ekmeğine süremem yarınları<br />
Bir çıkış yol bulalım artık<br />
Sevda gemileri demir almadan<br />
Bu şehirden gidelim artık<br />
Dedikodu ekmeğine süremem yarınları<br />
Üzülmeni istemem artık<br />
Bu aşkın dizeleri sokaklara taşmadan<br />
Bu şehirden gidelim artık”</p>
<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hlenetbsgidelim.mp3">&#8220;Haluk Levent &#8211; bu şehirden gidelim artık</a>&#8221;</p>
<p>Gizli ve bize ait kalmasını istediğimiz şeyleri kendine malzeme yaptıysa şehir gitmek işe yarayabilir. Gittiğimiz yerin farklı olmadığını bilerek gitmek gerek. Gizlenmek istiyorsanız bunu erteleyebilirsiniz sadece. Bir süre sonra ister istemez paylaşacaksınız bazı şeyleri sokaklarla insanlarla ve yaşadığınız yerle…</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Bu şehirden gidelim artık" url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bu-sehirden-gidelim-artik.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/bu-sehirden-gidelim-artik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/hlenetbsgidelim.mp3" length="3533740" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Toros Ekspresi ve Demiryolları</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/toros-ekspresi-ve-demiryollari.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/toros-ekspresi-ve-demiryollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 22:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümran Çetin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Belki]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Demir]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[Erken]]></category>
		<category><![CDATA[Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Hep]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkar]]></category>
		<category><![CDATA[Lere]]></category>
		<category><![CDATA[Lira]]></category>
		<category><![CDATA[Malum]]></category>
		<category><![CDATA[Sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Toros]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2026</guid>
		<description><![CDATA[08.55 de Haydarpaşa’dan kalkar Toros Ekspresi. Kalkış saatinde sorun yoktur genelde ama varışları rötarlıdır hep. İzmit(Kocaeli)-Enveriye(Eskişehir)-Kütahya-Afyon-Konya-Karaman ve Adana’yı (bu şehirlerde onlarca istasyon) geçtikten sonra eğer rötar yapmadıysa ki çoğunlukla uzun rötarlar yapar sabahın erken saatlerinde 06-07 arası Osmaniye’den geçer.  Ve Gaziantep de son bulur seferi.  Salı Perşembe ve Pazar günleri seferleri vardır haftanın bir günü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/trenler.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2030" title="trenler" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/trenler.jpg" alt="trenler Toros Ekspresi ve Demiryolları " width="265" height="190" /></a>08.55 de Haydarpaşa’dan kalkar Toros Ekspresi. Kalkış saatinde sorun yoktur genelde ama varışları rötarlıdır hep. <span id="more-2026"></span>İzmit(Kocaeli)-Enveriye(Eskişehir)-Kütahya-Afyon-Konya-Karaman ve Adana’yı (bu şehirlerde onlarca istasyon) geçtikten sonra eğer rötar yapmadıysa ki çoğunlukla uzun rötarlar yapar sabahın erken saatlerinde 06-07 arası Osmaniye’den geçer.  Ve Gaziantep de son bulur seferi.  Salı Perşembe ve Pazar günleri seferleri vardır haftanın bir günü de Şama gider (Pazar günleri).</p>
<p>Uzun süren ve konforsuz yolculuklara kimsenin tahammülü yok artık. O yüzden Demiryollarının yolcu taşımadaki payı %2’lere kadar düşmüş. Acelesi olmayan dar gelirli insanların tercihi olmuş demiryolu yolculuğu. Ekonomik ve diğer taşıma araçlarına göre oldukça güvenli olan trenleri tercih etmeme nedenleri haklı insanların. Özel sektörün yer almadığı bu alanda iyileştirme ve yenilikler yapması gereken devlet malum nedenlerle karayollarına yatırıma ağırlık vermiş. Malum nedenler diyorum belki başka bir yazıda bu malum nedenlerden uzunca söz ederiz. Can sıkıcı ve içler acısı bir tarihi var Demiryollarının.</p>
<p>Hariciye Şefi Operatör Dr M. Necdet’in 30 Ağustos 1930 da demiryollarının Sivas’a ulaşması nedeniyle yapılan törendeki konuşması tarihsel açıdan ilginç bir belgedir. Şöyle demiş M. Necdet:</p>
<p>“<em>Gözümüz aydın. İşte tren geldi.(.) demiryolu Cumhuriyetin çelik koludur. Artık Sivas hiçbir yere uzak değildir. Şimdi Ankara bize bir günlük yoldur. (.) Bu demirleri toprağın pasını silmek için bu yerlere döşedik. Sarı başaklı ekinleri altına çevirmek için ucuca ekledik. Ankara-Sivas arasını on günden bir güne indiren işte bu demirlerdir. Kurak tarlalarla, kıraç ovalara bolluk ve zenginlik getiren işte bu demirlerdir. Simdi bir lira eden bir rupla tahılı yarından sonra beş liraya çıkaracak işte bu demirlerdir. Bu demir değil, altın yoludur. (.) Yol yerin damarıdır. Nabzı çarpmayan toprak kangren olmuş demektir. Toprağın yaşayabilmesi için vücudumuzu saran kan damarları gibi onun vücudunu da yol damarları sarmalıdır. Toprağın nabzı, insanin ki gibi bir dakika durmadan işlemelidir. (.) Bir ekini yetişene kadar su, yetiştikten sonra yol besler.&#8221;</em><em></em></p>
<p>Trenle hiç uzun yolculuk yapmadıysanız en azından bir kere aceleniz olmadığı zamanda binin Toros Ekspresine ve İstanbul’a yolculuk edin. Akşam saat 7-8 arası kalkıyor Osmaniye’den Salı Perşembe ve Pazar günleri. Fiyatları oldukça ekonomik. İndirimli 28 YTl tam bilet 35 YTL’ye yolculuk edebilirsiniz. Eğer biraz daha lüksünüze düşkünseniz tek kişilik ve yataklı bir vagonda yapabilirsiniz yolculuğunuzu (70 YTL)</p>
<p>Şu anda oturduğum evden duyulmuyor pek. Ama ben severim Trenlerin seslerini, üşenmedim ve size tren sesi buldum netden. <a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/trensesi.mp3">Tıklayın ve dinleyin</a>.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Toros Ekspresi ve Demiryolları " url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/toros-ekspresi-ve-demiryollari.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/toros-ekspresi-ve-demiryollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
<enclosure url="http://web.archive.org/web/20070705080323/http://www.dieselairhorns.com/sounds/CSXT%20Leslie_100804.mp3" length="540839" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/trensesi.mp3" length="540839" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>İstasyon Caddesi</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/istasyon-caddesi.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/istasyon-caddesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 22:31:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümran Çetin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[Cadde]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kasaba]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[osmaniye istasyon caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ters]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2022</guid>
		<description><![CDATA[Bana göre Osmaniye’nin güzel caddesidir İstasyon Caddesi. Osmaniye’nin genel görünümüne ters düşen bir armonisi vardır. Yapılar ve kaldırımlar rahatsız edici değildir. Yeşil oranı çok yüksek olmasa da caddenin istasyona yakın yerlerinde hatırı sayılır güzellikte ağaçlar vardır. Mevsimiyse çiçek kokuları duyabilirsiniz. İstasyon binası çevresindeki görkemli okaliptüs ağaçlarını da unutmayalım.
Belediyenin yapmış olduğu orta refüj düzenlemesi kasaba zevkini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/istasyon.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2023" title="istasyon" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/istasyon.jpg" alt="istasyon İstasyon Caddesi" width="250" height="166" /></a>Bana göre Osmaniye’nin güzel caddesidir İstasyon Caddesi. Osmaniye’nin genel görünümüne ters düşen bir armonisi vardır. <span id="more-2022"></span>Yapılar ve kaldırımlar rahatsız edici değildir. Yeşil oranı çok yüksek olmasa da caddenin istasyona yakın yerlerinde hatırı sayılır güzellikte ağaçlar vardır. Mevsimiyse çiçek kokuları duyabilirsiniz. İstasyon binası çevresindeki görkemli okaliptüs ağaçlarını da unutmayalım.<br />
Belediyenin yapmış olduğu orta refüj düzenlemesi kasaba zevkini çağrıştırsa da İstasyon caddesi hâlâ güzeldir.<br />
Kimilerine göre eski canlılığını yitirmiştir İstasyon Caddesi. Sebep olarak da kiraların ve tüketim merkezlerindeki fiyatların yüksekliği gösterilir. Alışveriş anlamında neler kaybetti cadde kenarındaki işletmeler bunu bilemiyorum. Ama o kibirli güzelliğini hâlâ koruyor.</p>
<p>Düşününce İstasyon barındıran diğer şehirlerde de İstasyon Caddelerinin kayda değer anlamları olduğunu fark ettim. Bildiğim kadarıyla yazıyorum aşağıya.<br />
İstanbulda minibus yolundaki Göztepe benzincisi’nden başlayıp, Bağdat caddesi ışıklarını geçerek, Göztepe parkı boyunca cemil topuzlu&#8217;ya inen ve ethemefendi caddesi’ne paralel olan caddedir. Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi olarak da bilinir.<br />
Yeşilköyde de mevcuttur.<br />
Isparta’daki istasyon caddesinde şehrin tüm ileri gelenlerinin evleri, kafeleri, büyük mağazaları vardır. Caddenin sonunda tuhafiyeciler sitesi ve belediye binaları yer alır. Aygaz bayi toplantıları Süleyman Demirel bulvarı üzerindeki büyük Isparta otelinde yapılır.<br />
Bildiklerim Eskişehir de Kayseri’de Sivas’ta ( Sivas’ın en güzel caddesidir) Kırklareli’nde İstasyon caddesi olduğudur.Bu arada bilmediğim onlarca İstasyon caddesi olduğundan şüphem yok. Almanya ve İsviçre’de ise bunun <strong>bahnhofstrasse</strong> versiyonu bulunur.<br />
Bu caddeler Cumhuriyetin ilk yıllarında şehirlerin en önemli caddeleridir. Zira şehrin kalkınması demiryollarıyla sağlanmaktadır. Ulaşım için başka seçenek yoktur. Genellikle yaşlı ağaçlar bulunur bu caddelerin kenarlarında ve bunlar Cumhuriyetin ilk yıllarında dikilmiştir.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="İstasyon Caddesi" url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/istasyon-caddesi.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/istasyon-caddesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitabe &#8211; Makbule Hanım ve Halil Efe</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/kitabe-makbule-hanim-ve-halil-efe.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/kitabe-makbule-hanim-ve-halil-efe.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 22:20:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümran Çetin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavut]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Cigara]]></category>
		<category><![CDATA[Dedem]]></category>
		<category><![CDATA[Dik]]></category>
		<category><![CDATA[efe]]></category>
		<category><![CDATA[Fese]]></category>
		<category><![CDATA[Halil]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Ince]]></category>
		<category><![CDATA[makbule hanım]]></category>
		<category><![CDATA[Mor]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Oysa]]></category>
		<category><![CDATA[Siper]]></category>
		<category><![CDATA[Solu]]></category>
		<category><![CDATA[Sular]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=2016</guid>
		<description><![CDATA[Kitabe
Dağlar böyle kurulalı / ve efeler kızan tutalı anlatılır bu hikaye / Yağız yer ve sular üzerine yemin olsunki doğrudur söylenenler
Gördes-ki doğduğum yerdir / ki dedem orada gömülüdür babasıyla yanyana / ve muhtemel ben de onun yanında yatacağım / sonsuz bir mutlulukla- bir deli yamaçta kuruludur yüzü Kum çayına dönük / Dağlı eşkiyaların cigara içerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/efe.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2017" title="efe" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/efe.jpg" alt="efe Kitabe   Makbule Hanım ve Halil Efe " width="294" height="300" /></a>Kitabe</h3>
<p>Dağlar böyle kurulalı / ve efeler kızan tutalı anlatılır bu hikaye / Yağız yer ve sular üzerine yemin olsunki doğrudur söylenenler<span id="more-2016"></span></p>
<p>Gördes-ki doğduğum yerdir / ki dedem orada gömülüdür babasıyla yanyana / ve muhtemel ben de onun yanında yatacağım / sonsuz bir mutlulukla- bir deli yamaçta kuruludur yüzü Kum çayına dönük / Dağlı eşkiyaların cigara içerek ölüme bakışı gibi bakar / o namuslu ve kutsal suya / Öpülesi Bizans ustalarının unutulmuş sesleri duyulur hala Kepez tepesinden / Tahta köprünün bağladığı ovanın ortasında mahpus damı durur parmaklıkları çürüyerek / Arnavut kaldırımlı Çarşıbaşıyla, bir sürü camisi ve yatırı ve hüzünlü sokakları, suskun çeşmeleri, beni hala ürpertecek kadar büyük mezarlığıyla, Rumlarla Türklerin önce birlikte yaşayıp selamlaştığı, aynı daldaki yemişi paylaştıkları sonra birbirlerini öldürdükleri her yer ama hiç bir yer gibidir Gördes/ Yani yüreğimin yarısı / Yani çocukluk düşlerim.</p>
<p>&#8220;Bir incecik yolum da gider Gördese</p>
<p>Ilgıt ılgıt kanım damlar mor fese</p>
<p>öldüğümü duyurmayın herkese&#8221;</p>
<p>Sonra babamın Selçuk abisi ve benim amcaların en yakışıklısı Selçuk amcam, uzun öğlesonlarında ayağında nalınlar, eli alnında siper, gözlerin kısıp bir merdivenin üç adım ötesinde, kapı önünde, ince bıyıkları ve dik duruşuyla güler ve ben yüzümü iki elim arasına alıp bakarım ona bir asır önce / Şimdi yani bin asır sonra ona hiç yakışmayan ölümle ama en çok yakışan güllerle koyun koyunadır Rahmi oğlu Selçuk, Beyler Mezarlığında</p>
<p>&#8220;Dalgın uykulardan uyanamadım</p>
<p>Top zülüflü yosmam sana doyamadım&#8221;</p>
<p>Oysa ben / murt çiçeklerine mahmuzlarıyla, at sırtında deyip geçen ve mor Şahankayası&#8217;na dayanıp son kez öpüşerek biri Kocayayla&#8217;da biri Yağcı Dağında henüz sekiz aydır yanyanayken ama düşman sağı solu sarmış iken vuruşarak ölen Makbule Hanım ve Halil efe için ağlarım her ay batışında.</p>
<p>Ah daha devam eder bu hikaye / kıvrılıp kına kayalarından çam kokularına doğru / Ama ben getiremem sonunu.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Kitabe - Makbule Hanım ve Halil Efe " url="http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/kitabe-makbule-hanim-ve-halil-efe.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/yazarlar/kitabe-makbule-hanim-ve-halil-efe.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler</title>
		<link>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html</link>
		<comments>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:22:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberosmaniye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberosmaniye.com/?p=1992</guid>
		<description><![CDATA[Siyah noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu&#8230;
Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin.
Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda cildinizin yağ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/guzellik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1993" title="guzellik" src="http://www.haberosmaniye.com/wp-content/uploads/2010/02/guzellik-300x197.jpg" alt="guzellik 300x197 Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler" width="300" height="197" /></a>Siyah noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu&#8230;<span id="more-1992"></span></p>
<p>Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin.</p>
<p>Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda cildinizin yağ miktarını dengeler.</p>
<p>Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maskenin ardından yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca isterseniz, maskenizi çıkardıktan sonra, cildinizi içerisine papatya çiçekleri atılmış, kaynamış su buharına 5 dakika kadar tutabilirsiniz. Papatya cildinizi dinlendirir ve canlılık kazandırır..<br />
Bir başka etkili olan yöntem ise&#8230;<br />
• 1 tatlı kaşığı mısır unu ve 1 tatlı kaşığı yoğurdu karıştırıp, göz çevreniz hariç cildinize uygulayın.. 15 dakika kadar sonra cildinizi yıkayın..</p>
<p>• İsterseniz, ardından papatyalı su buharına yüzünüzü 5 dakika kadar tutabilirsiniz.</p>
<p>• Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maske, siyah noktaların azalmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Isırganın saçlardaki inanılmaz etkisi!</strong></p>
<p>Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki.. Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda var&#8230;</p>
<p>Saçlarınız; ince telliyse, dökülüyorlarsa, püskül püskül olmuşlarsa, yıpranmış görünüyorlarsa, ısırgan otu tam size göre bir bitki&#8230;</p>
<p>Saçlarınız için ısırgandan mutlaka faydalanın.. Etkisini ilk kez kullanımdan itibaren mutlaka farkedeceksiniz</p>
<p><strong>İşte formül</strong></p>
<p>Isırgan suyu tedavisi ile saçlarda gözlenen değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:<br />
Dökülme duruyor, Saç telleri kalınlaşıyor, Saçlar gürleşiyor, Güçleniyor, Hacim kazanıyor.</p>
<p>2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 &#8211; 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın.</p>
<p>Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.</p>
<p>Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! ) Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bir haftada bile saçlarınız eski sağlıklarına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor.</p>
<p>Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.</p>
<p>Isırgan demetler halinde pazarlarda bolca var. Bir demetini 1 ya da 1,5 liraya alabiliyorsunuz. Tek bir demet de bir hafta yeterli.</p>
<p>Bir demeti bir haftaya bölerek derin dondurucuda buzdolabı poşetlerinde saklamanız mümkün. Hergün bir poşeti açıp, yukarıda anlattığımız şekilde demleyebiliyorsunuz kolayca.</p>
<p><strong>Elma sirkeli yöntem </strong></p>
<p><strong>Isırgan suyu tedavilerinde sirke ile yapılan bir yöntem de var :</strong></p>
<p>• 250 ml gerçek elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtılır (kaynatılmaz) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı eklenerek, soğuyana kadar demlendirilir ve süzülür. Saç derisine masaj yapılarka uygulanır.</p>
<p><strong>Elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz :</strong></p>
<p>• Tarifteki elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz. Kafa derisinde çok kepeklenme ve kaşıntı varsa; düzenli olarak, saçlarınızı duruladıktan sonra küçük bir kapta 2 litre suya yarım çay bardağı ( küçük çay bardaklarından) kadar elma sirkesi ilavesi ile saçlarınızı durularsanız, hem parlak hem yumuşak olurlar..<br />
• Düzenli kullandığınızda ise kepekten ve kaşıntıdan da kurtulmuş olursunuz. Elma sirkesinin kokusunu dert etmeyin çünkü saçlarınız kuruyana kadar uçup gidecektir.</p>
<p>• Sadece saçlarımız için değil, pek çok hastalık için de kullanılan, çayı içilen, denenmiş ve kabul görmüş bir bitki ısırgan..</p>
<p>• Pazarlada bolca olduğu şu sıralarda sakın kaçırmayın; mutlaka faydalanın!</p>
<p><strong>Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler</strong></p>
<p>• Nedenler: Deri kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir; ama oluşum süreci yavaşlatılabilir. Başlıca neden, derinin giderek kurumasının yanı sıra, yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır.</p>
<p>Yanlış yüz bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol bu birikimlerin oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de deri kırışıklıklarına yol açabilir.</p>
<p>• Pratik çözümler: Bolca C ve E vitamini alınması gerekir. E vitamini, ıspanak, kabak, marul, lahana, yeşil salata, ayçiçeği yağı, badem, ceviz ve fıstık ürünlerinde var.</p>
<p>Bromelain enzimi, deri dokusundaki albümin birikintilerini çözer. Bolca bromelain içeren taze ananas suyu günde en az 1 bardak içilmelidir.</p>
<p>• Yumurta akı-bal maskesi: 1 yumurta akı ile 2 yemek kaşığı çiçek balı iyice karıştırılır, yüze sürülür ve 20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.</p>
<p>Balmumu maskesi: 10 gr balmumu bir kapta eritilip, 3 yemek kaşığı çiçek balı ile iyice karıştırılır. Soğuduktan sonra yüze sürülür, 15-20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.</p>
<p><strong>Kırışıklıklar için özel çözüm! </strong></p>
<p>• Her gün ısırganotu çayı ile yıkanan yüz gerginleşir. Yüz her gün bir kere yayık ayranı ile yıkandığında, kırışıklar azalır. Her gün çay ile yıkanan yüz güzelleşir.</p>
<p>• Sigara zararlıdır. Nikotin, deri dokusunu besleyen kılcal damarların tıkanmasına yol açar. Uzun süre güneşlenmek zararlıdır. Günde en az 7-8 saat uyumak gerekir.</p>
<p>• Deri pörsümesine ve kırışmasına, gereğince görev yapamayan bağırsaklar da neden olabilir. İyi bir sindirim sağlanması gerekir.</p>
<p>• Organizmanın koruyucusu olan deri, kendini de çok iyi koruyabilir. Ama onu, her gün belirli oranda sıcağa, soğuğa, ışığa, kuru ve nemli ortama tabi tutarak, güçlendirmek gerekir. Özellikle açık hava, derinin başlıca güç kaynağıdır.</p>
<p><strong>İlk olarak saç bakımı konusunda iki küçük formül: </strong></p>
<p><strong>Saç dökülmelerine karşı : (A.MARANKİ -Saç Dökülmesini Durduran Formül)</strong></p>
<p>Saç bakımı konusunda pek çok şey denemiş olabilirsiniz belki; peki hiç menekşe yağını duymuş muydunuz?</p>
<p>Özellikle saç dökülmelerinde kullanılan en eski metodlardan biri olan menekşe, saça eski canlılığını kazandırır.</p>
<p>Sadece saç dökülmelerinde değil,saçlarınızın canlı ve sağlıklı olması için de menekşe yağından faydalanabilirsiniz..</p>
<p>• Bir çorba kaşığı susam yağını, iki çorba kaşığı menekşe yağı ve bir yumurta sarısıyla karıştırıp saç diplerinize sürün. Dökülen saçlarınız yeniden canlandıracak bu förmülü haftada 2 defa saçınıza uygulayın ve 1 saat bekleyip yıkayın. Yapısal olarak zarar görmüş ve çok fazla hırpalanmış saçlar için:</p>
<p>• İkinci ve yine çok etkili bir formül ise; 40ml. hintyağı ile 20ml. tatlı badem yağını karıştırıp benmari usulü(buharda) ısıtın. Isınan bu karışımı saç diplerinize ve uçlarına iyice yedirip bir saat bekletin ve yıkayın.</p>
<p>• Son durulama suyuna(1 litre) 5 damla badem yağı damlatın ve 1 çorba kaşığı da elma sirkesi ekleyiverin. Bu su ile saçlarınızı durulayın. Badem yağı sirke ile dengelendiği için, bitlenmezsiniz =) Saçlarınız pırıl pırıl ve yumuşak olur.</p>
<p>• Saç dökülmeleriniz de bu yağ bakımını uyguladıkça ortadan kalkacaktır..!</p>
<p>• Sirke kokusunu ise düşünmeyin, 1 litre suda hiçbirşey gibidir. Koksa da bir müddet sonra kokusundan eser kalmaz <img src='http://www.haberosmaniye.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' title="Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler" /> </p>
<p>Küçük bir not : Hem menekşe yağı içeren formülü, hem de badem yağı içeren ikinci formülü kullanayım derseniz; hafta içerisinde bir gün menekşeli olanı, bir başka gün de badem yağlı olanı uygulayabilirsiniz.</p>
<script type="text/javascript" class="owbutton" src="http://onlywire.com/btn/button_11352" title="Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler" url="http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html"></script>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberosmaniye.com/saglik-guzellik/cilt-kirisikliklari-icin-sifali-yontemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
