![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
|
"Öyle zamanlar oluyor ki, içimde bütün umutlar tükeniyor ve her seferinde bu ülkede yaşamanın ne denli acı verici olduğunu düşündükçe çaresizlikten kahroluyorum. Galiba, sözün ve umudun bittiği böylesine acılı bir "Türkiye gerçeği" ile ilk kez karşı karşıyayız... Koskoca ülke sanki korkularına teslim olmuş durumda. Yüzyılların medeniyet coğrafyası üzerinde oturan bütün bir toplum, sanki hafızasını tümden yitirmiş, gelecek hayalleri ise hiç olmamış...
Yorumlar (8) | 04 Şubat 2008 | Ümran Çetin
|
|
|
İbrahim Mete Doğruer’in Akademik ve entelektüel kimliği ile Osmaniye’nin kamusal ve siyasi yapılanmasında üretken sorgulayıcı ve işlevsel bir yapının oluşmasına katkı sağlayacağı umudunu taşıyordum. Kamuoyuna ulaşma ve kamuoyu oluşturma tarzı açısından alışageldiğimiz siyasetçi profilinden farklı davranmadığını gördüğümde hayal kırıklığı yaşadım. Kıymeti kendinden menkul medya ve STK ( sivil toplum kuruluşları dışında) izine ve adına rastlayamadım kendisinin.
Yorumlar (4) | 15 Ocak 2008 | Ümran Çetin
|
|
|
Yazılanlar gerçektir ve Son Kelteri'nin anlattıklarını tamamen doğrulamaktadır.Hikâye,bir dağ gecesinde gökyüzünü dolduran yıldızlara uzun uzun bakan bir insanın kapılacağı çaresizliğe benzer bir duygu yaratmışsa da, kabûl edelim ki bu topraklar belki yüzyıllar önce sönmüş ama ışıklarını hâlâ seçebildiğimiz yüzlerce kavmin henüz anlatılmamış öyküleriyle dolu...
Yorumlar (1) | 09 Ekim 2007 | Ümran Çetin
|
|
|
Şimdilerde mahalle baskısı diye bir kavram atıldı ortaya. Kavramın mucidi hocaların hocası şeklinde isimlendirilen Şerif Mardin. İlk olarak 1981 yılında “religion and secularism in turkey” Türkiye’de din ve laiklik isimli makalesinde kullanmış Mardin bu kavramı.Büyüklerimin söylemlerinde “Kızım elalem ne der” “ “sen nerde yaşadığını biliyor musun?” “milletin yüzüne nasıl bakarız” vb şeklinde sıkça karşıma çıkardı bu kavram “mahalle baskısı” sociological, theoretical bir hava vermiş bu olguya.
|
|
|
22 Temmuz seçimlerinden sonra bazı yazar tayfasından bulantı geldi. Kelli felli yaşlı başlı adamlar halka küfür derecesinde sıfatlarla ithamlarda bulunuyorlar. “göbeğini kaşıyan adam” “bidon kafa” “satılmış müritler” bu ifadelerden birkaç tanesi. 22 Temmuz seçimleri için yaptıkları tüm propagandaya ve tahriklere rağmen halkın AKP’ye %47 oranında oy vermesine anlam veremiyor ve saldırganlaşıyorlar. Bu adamlar bu ülkede 28 Şubat’a zemin hazırladı, bu adamlar yazdı mı piyasa sallanır, iktidarlar paniklerdi. Şimdilerde acınacak haldeler.
|
|
|
Bir arkadaşımın işyerine ziyarete gittim. Çaylarımızı yudumlayıp laflarken içeriye milletvekili aday adayları girdi. Kendilerini tanıtıp 22 temmuz seçimlerinde partilerine oy talep ettiklerini söylediler. “ Ülkenin bölünmez bütünlüğü, bağımsız Türkiye, vs vs cümlelerle partilerinin iktidar olması gerektiğini ifade ettiler. Siyasi görüşlere saygım var elbette ama üniversite mezunu henüz atanamamış işsiz bir öğretmen adayına ülkenin bölünmez bütünlüğünden bağımsız Türkiye’den söz etmeniz ne kadar gerçekçi bir propaganda olur ki ben Türkiye’nin bölünme ya da esarete girme gibi bir sorunu olduğunu da düşünmüyorum.
|
|
|
Son günlerde yaşanılan gerilimlerin ardından AKP erken seçim kararı ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili önerisiyle krize giren demokrasiye yeniden işlerlik kazandırma yolunda önemli bir adım atmıştır. Siyasi açıdan bakıldığında AKP’nin artı hanesine yazılabilecek bu gelişmeler aslında Türk Demokrasisinin kazanımları olacaktır.
|
|
|
Sokaklardaki muhteşem çiçek kokularını duyuyorsunuz değil mi ? Saçlarınıza ve teninize dokunan yumuşak havayı. Osmaniye'de misiniz ? Öyleyse evettir yukarıdaki soruların yanıtı. Ben ve benim gibi beton yığınları egzos dumanları ve yeşilin saksılarda bulunduğu şehirlerde yaşayanlar için parklar ve mesire yerleri tesellidir. Bir çok şehir de yazın nasıl geldiğini bile fark etmezsiniz.
|
|
|
“… günlerden bir gün, dünyadaki bütün kuşlar bir araya gelirler. toplanan kuşların arasında hüthüt, kumru, dudu, keklik, bülbül, sülün, üveyk, şahin ve diğerleri vardır. amaçları, padişahsız hiç bir ülke olmadığı düşüncesiyle, kendilerini yönetmek üzere bir padişah seçmektir.
|
|
|
Seçimler yaklaştıkça senaryolar ve yönlendirmeler birer birer ortaya çıkıyor. Kamuoyu yoklamalarından çıkan sonuçlara göre senaryolar türetiliyor. Siyaset ilgi alanıma girmez herhangi bir siyasi parti sempatizanı da değilim ( olmam da mümkün görünmüyor çünkü meslek sahibi olduğum halde işsizler ordusundayım) arada bir yazılanları okurum sadece. Geçenlerde birkaç kamuoyu yoklamasına göre kurgulanan bir hükümet vardı ki tam evlere şenlik CHP+DYP+MHP kabus gibi değil mi ?
|
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |