![]() |
![]() |
| Ümran Çetin |
![]() |
| Ömer Cerit |
![]() |
| Murat DOLU |

|
haberosmaniye grubuna kayıt ol |
| Ziyaret et |
|
Osmaniye İş Rehberi |
|
|
|
Sosyal Bilimlerle meslek olarak uğraşmak değilse de –Emre Kongar gibiler bu teoriyi çürütmektedir çünkü- Sosyal Bilimsel bir zihniyet, toplumu ilgilendiren meseleleri doğru tahlil etmede hayati bir öneme sahiptir. Zira kafası hala pozitivist dönemde kalmış bazı “aydın”lar ve “bilim” adamları her türlü soruna fen bilimleri problemi imiş gibi bakmaktadırlar.
Yorumlar (1) | 24 Ocak 2008 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Gazetecilerin meşhur deyimlerindendir, derler ki “yalanlar üçe ayrılır: yalan, kuyruklu yalan ve istatistik.” Bunu en iyi siyasetçilerin tartışmalarında görürüz. Muhalefetten biri çıkar, devletin gidişatı ile ilgili öyle rakamlar verir ki batmışız dersiniz. Arkasından iktidar saflarından biri çıkar, onun verdiği rakamlara göre de durumumuz “fevkaladenin fevkinde”dir.
Yorum Ekleyin | 06 Aralık 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Samimi duygularımı söyleyerek başlayayım: “kardelen Ayşe” bana hiç bu kadar sevimsiz gelmemişti. Yıllardır Doğu’nun, Güneydoğu’nun ihmal edildiğinden, terörün dayanaklarını ortadan kaldırmaktan, insanlıktan, kardeşlikten, Müslümanlıktan, olumlu ve mutedil her ne varsa ondan söz edip durduk. Memleketin başka yerlerinde hiç mahrumiyet, imkansızlık yokmuş gibi devlet yatırımlarını buralara yöneltmeye gayret ettik.
Yorumlar (4) | 23 Ekim 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Bazen tüm konuşmalarıma ve yazılarıma, bir besmele gibi “aptallıktan sana sığınırım yarabbi” diye başlamak geliyor içimden. Herhalde sık sık kendimi deliler ülkesinde yaşıyormuş gibi hissetmemdendir.Malum yeni anayasa hazırlıklarıyla ilgili tartışmalar işgal ediyor gündemi. Beni en çok ilgilendireni “DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ” (DKAB) dersleriyle ilgili olanı. Neden büyük yazıyorum, çünkü aptalca ve ısrarla neredeyse herkes “DİN DERSİ” diyor. Değil kardeşim, din dersi diye bir şey yok Türkiye Cumhuriyetinde.
Yorum Ekleyin | 18 Eylül 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Asıl ne zaman umutsuzluğa kapılıyorum, biliyor musunuz? Basında yıllarca üst düzey görevler yapmış, düşüncelerini istediği gibi kamuoyuna sunabilme imkânına sahip kişiler çok hayati konularda çok ucuz klişeleri pişirip pişirip önümüze koydukları zaman...
Yorum Ekleyin | 05 Eylül 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Çoğunlukla “dördüncü kuvvet” olarak bahsedilen medya (herhalde “yasama, yürütme ve yargı”dan sonraki güç oluyor) özü itibariyle bir araçtır değil mi? Bir şeylere, birilerine hizmet eder. “Halkın haber alma özgürlüğünü sağlar” gibi masumane tanımları yapılsa da, bu gücün objektif biçimde sadece bu amaca hizmet ettiğine ancak aptallar inanabilir. Medya grupları adeta dünyevi tanrılar gibidir: kahramanlar, hainler, azizler, şeytanlar, trajediler, bayramlar, korkular ve umutlar üretirler.
Yorum Ekleyin | 23 Ağustos 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Rahmetli Ali Yardım hocamız sık sık “okuyup adam olamayanlar Türkiye’de ya ‘gazeteci’ ya ‘sanatçı’ olur” derdi. Bazı “büyük gazeteciler”in ne kadar “büyük” olduğunu görmek için sadece ülkede genel seçimlerin yapılması gerekmiyor. Tuncay Özkan’ın, “dahiyane” tespitlere dayalı “veciz!” konuşmasını duymamış olabilirsiniz. Fakat basit bir tv programında yumurtlanan birkaç inci bile, rahmetli hocamın ne kadar haklı olduğunu göstermeye yeter.
Yorum Ekleyin | 09 Ağustos 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Maalesef bizde kitap konusunda iki uç yaklaşım var ve ikisi de yanlış. Kimilerine göre kitap sadece “boş vakit”lerde okunan bir eğlence. Kimine göre ise kitap bir kült. Adeta her kitap “kutsal kitap” gibi, bir şeyi bir “kitap”ta okudunuz mu, o kesin doğru. Modern hayatta bazen gözden kaçırılan bir başka husus ise işin ticari boyutuyla alakalı. Bazıları -safça- tüm kitapların iyi duygularla ve niyetlerle yazıldığını veya yayınlandığını sanabilir. Fakat bu bir sektör. Allame-i Cihan olsanız kitabınız iyi satmayacaksa, ticari getirisi yoksa bir değer ifade etmez bu sektör için.
Yorumlar (1) | 05 Temmuz 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Günün gazetelerini karıştırdığımda dehşet bir haberle sarsıldım. Özellikle Doğan Grubu’na bağlı gazeteler tüm tarafsızlıklarını, vatan, millet ve cumhuriyet sevgilerini ve aziz milletimize ve onun değerlerine olan sarsılmaz inançlarını bir defa daha göstermekteydi. Göğsüm kabardı. Haber bir rezaleti anlatıyordu. Bu rezaleti kızını kurtarmak isteyen, kendini bilen, aydın, çağdaş, ileri görüşlü, bir anne ortaya çıkarmış. İstanbul’un göbeğinde hem de bir devlet lisesinde, öğrenciler bir odada namaz kılıyorlar. İnanabiliyor musunuz?
Yorum Ekleyin | 12 Haziran 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
|
|
Malatya’daki olay yapılmaması gerekenlerin ilki ve yapılması en tehlikeli olanıdır. Böyle bir eylemin Solingen’de Türkleri yakan Nazilerin yaptığından bir farkı yoktur. Hukuki ve polisiye önlemler de misyonerliğe karşı alınabilecek etkili ve makul tedbirler değildir. Kendi içimizde kapalı devre yaşamak değil de Dünyaya açılmak istiyorsak –ki içinde bulunduğumuz süreç bunu gösteriyor- dini alanda da bir serbest piyasa ortamını kabullenmek zorundayız.
Yorumlar (1) | 19 Nisan 2007 | Bekir Zakir Çoban
|
| Hüseyin Kengerli |
![]() |
| Bekir Zakir Çoban |
![]() |
| Bahir Yıldırım |