Vermezse Ma'bud Ne Yapsın Sultan Mahmud

Bir işteki kısmetsizliği ya da talihsizliği belirtmek için bu deyimi kullanırız. Hatta buna tıpa tıp benzeyen bir başka deyim, “Kısmetse gelir Şam’dan, Yemenden, kısmet değilse ne gelir elden?” şeklinde söylenir.

Bir gün Sultan II. Mahmud, gizli olarak halkın arasında gezdiği sırada Üsküdar’da bir ayakkabıcının, boş örse çekiç vurarak “Tıkandı da tıkandı” diye feryat ettiğini görmüş. İçeri girip bunun sebebini sormuş. Adam anlatmaya Başlamış: “Rüyamda çeşmeler gördüm. Bazılarında şarıl şarıl sular akıyor, bazıları sızıyor, bir tanesi de zorla damlıyordu. Bu sırada bir derviş belirdi. Şarıl şarıl akan çeşmelerin padişahımın, sızanların kimi zenginlerin, damlayanın ise benim olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de yerden bir çöp aldım, çeşmenin ağzını açmaya çalıştım. Şans bu ya kırıldı, damlayan çeşme de hiç akmaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi, kazancım bitti.İflas ettim; o yüzden böyle tıkandı da tıkandı diyerek boş örsü dövünüyorum..”

Padişah saraya döner, adamın söylediklerinin doğru olup olmadığını öğrenmek için muhafız larından birini görevlendirir. Gerçekten de adanı herkes tarafından “Tıkandı Baba” diye tanınmak tadır. Her işinde mutlaka bir aksilik meydana gelirmiş.

Sultan, Ramazan ayında bu garibi sevindir mek ister. Bir tepsi baklava yapılmasını ve içine altın yerleştirilmesini, sonra bunu bir zengin ko nağından iftarlık geliyormuş gibi gönderilmesini emretmiş. Adam kısmetsiz ya, baklavayı iftarda yiyip bitireceğine, bunu pazarda satıp birkaç gün geçinmeyi daha uygun görmüş. Bunun üzerine padişah kızarmış hindi içinde altın göndermiş. Baklavadan kısmeti tepen adam, hindiyi de birine kaptırmış. Bunu duyan padişah küplere binmiş; Tıkandı Babayı hemen huzuruna çağırtmış. Tıkandı Baba korku içinde huzura çıkmış. Onun bu halini gören sultan acıyarak son bir şans daha vermeyi düşünmüş. Tıkandı Babayı hazineye götürerek eline bir kürek vermiş. “Küreği daldır, ne kadar altın alırsa hepsi senin” demiş. Talihsizliğin böylesi ya, Tıkandı Baba heyecandan küreği ters daldır ve hiç altın gelmemiş. Sadece sap kısmına bir kızıl altın takılmış. Bunu gören Tıkandı Kaba düşüp bayılmış. Bu ilginç olaya şahit olan şair ruhlu padişah tarihe geçecek şu sözünü söyleyivermiş: “Vermezse Ma’bud, ne yapsın Sultan Mahmud?”

189 görüntülenme

RSSYorumlar(0)

Geri İzleme URL

Yorum Yapın